Sergeşte-i deşt-i hayret oldun ey dil
Rübâi gönlü hayret çölünde yolunu şaşırmış, mihnet tuzağına bağlanmış ve keder denizinde rahatlık kıyısını yitirmiş bir yolcu olarak tasvir eder.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
oldun ey dil
oldun ey dil
Bî bîm şimdi
oldun ey dil
1Ey gönül, hayret çölünde başı dönmüş bir gezgin oldun.
2Ey gönül, mihnet tuzağına bağlandın.
3Şimdi korkusuzca hüzün ve keder denizinde,
4rahatlık kıyısını kaybetmiş durumdasın, ey gönül.
❦
Kavram sözlüğü (4) ↓Kaynak
Metnin kaynağı
Aidiyet doğrulandı
Şiir, bağlı kaynakta Emnî (İstanbullu) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Okumaya devam edin
Sırada ne var?
Görünce rûy-i âteşnâkini zülf içre tâbendeSeyyid Emnî Mehmed Bey · kaside→
Çöl, tuzak ve deniz imgeleri dört dizede art arda gelerek çıkışsızlığı farklı mekânlarda yineler. Gönül önce yönünü, sonra hareket özgürlüğünü, en sonunda da sığınabileceği kıyıyı kaybeder. “Ey dil” hitabının tekrarı, anlatıcının dışarıdan öğüt vermesinden çok kendi iç dünyasını sorguladığını ve kaybı kendisine duyurduğunu gösterir.