Hak’kın feyzi âleme
Hak feyzinin âleme dümdüz yayıldığını söyleyen İbrahim, bütün varlığı tek yüz ve peygamberlerle kitapların sözünü tek söz olarak görür. İnsan Hak yüzünü gösteren aynadır; âlem bu aynada toz kadar küçülür. Gerçek ârif, bozulup kalan görüntülerin ardındaki kalıcı dost gözünü ve insan muammasını rumuzla kavrar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hak’kın feyzi âleme
Düpdüzdür anlar isen
1Hak’kın bereketi âleme,
2Anlayabilirsen dümdüz yayılmıştır.
- 2
Bu görünen
Bir yüzdür anlar isen
1Bu görünen bütün varlıklar,
2Anlayabilirsen tek bir yüzdür.
Çok sayıda görünen varlığın tek yüz olması biçimlerin arkasındaki ortak kaynağı gösterir. Şair çeşitliliği inkâr etmez; onu aynı hakikatin farklı görünüşleri olarak okumayı önerir.
- 3
Enbiyânın geldiği
Dört kitâbın indiği
1Peygamberlerin gelişi,
2Dört kitabın indirilmesi,
Peygamberlerin gelişiyle dört kitabın inişi, farklı dönemlerde gerçekleşmiş olsa da şiirde tek hakikat sözünün açılımlarıdır. İbrahim, görünüşteki çokluğu reddetmeden hepsini aynı ilahi feyzin insanlara ulaşma yolları olarak okur.
- 4
Her lisânın dediği
Bir sözdür anlar isen
1Her dilin söylediği şey,
2Anlayabilirsen tek bir sözdür.
Dört kitap ve bütün dillerin tek sözde birleşmesi vahiylerin öz birliğini vurgular. ‘Anlar isen’ kaydı, yüzeydeki dil farklarını aşmadan bu ortak sözün görülemeyeceğini belirtir.
- 5
Hak vechini görmeğe
düşmüş âdeme
1Hak’kın yüzünü görmek için,
2İnsan ayna olmuştur.
Hak vechini görmek doğrudan fiziksel bakışla mümkün değildir; insan bu görünüş için ayna yapılmıştır. İlahi nitelikler insanın bilinçli ve ahlaki varlığında yansıma bulur.
- 6
Bu âyînede âlem
Bir tozdur anlar isen
1Bu aynada bütün âlem,
2Anlayabilirsen yalnız bir tozdur.
Âlemin insan aynasında toz olması dünyayı değersizleştirmekten çok ölçü değişimini anlatır. Hak yüzünü yansıtan bilinç karşısında maddi büyüklük küçülür ve merkez olma iddiasını kaybeder.
- 7
Ârife bir söz ayan
Bozulup bozudulan
1Ârife bir söz açıktır.
2Bozulup bozulan her şeyin karşısında,
Ârif için açıklık kazanan söz, bozulup dağılan görüntülerin kalıcı olmadığını öğretir. Birim, bilginin yalnız bir cümleyi çözmek olmadığını; değişen biçimlerin arkasında süreklilik taşıyan anlamı seçebilmek olduğunu belirtir.
- 8
Dost ile baki kalan
Bir gözdür anlar isen
1Dostla kalıcı olan,
2Anlayabilirsen tek bir gözdür.
Bozulan ile bozulmaya uğrayan bütün şekiller fanidir. Dostla baki kalan göz, değişen görüntülerin ardında kalıcı hakikati görme kabiliyetidir.
- 9
İBRAHİM’in yüzünden
Âdem kimdir bilmeğe
1İbrahim’in yüzünden,
2İnsanın kim olduğunu bilmek için,
İbrahim’in yüzü, insanın kimliğini anlamaya açılan bir işaret gibi sunulur. Mahlas burada kişisel portreyi övmek için değil, Hak yüzünü gösteren insan aynasının şairde de okunabileceğini söylemek için kullanılır.
- 10
Bu muammâ bir özge
Rumuzdur anlar isen
1Bu muamma bambaşka bir,
2Anlayabilirsen işarettir.
İnsan hakkındaki muammanın ‘özge’ oluşu, onu sıradan bir bilmece olmaktan çıkarır. Çözüm doğrudan verilmez; rumuzu anlayabilen okur, şiir boyunca tekrarlanan tek yüz ve tek söz öğretisini kendi kavrayışıyla birleştirmelidir.
Metnin kaynağı
Atıf basılı Oğlanlar Şeyhi İbrahim Efendi bölüm başlığına ve kaynak kimlik kanıtına dayanır.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun’un 1938 Halk Edebiyatı Antolojisi içindeki Oğlanlar Şeyhi İbrahim Efendi bölümü, 2 numaralı metin: 20 özgün dize ve 10 editoryal birim basılı sırayla korunmuştur. Sabit kaynak sürümü ergun1938-oglan-seyh-ibrahim-n2-DB67866E8EA6.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Hak feyzinin dümdüz oluşu ilahi etkinin seçilmiş dar bir alana değil bütün âleme kesintisiz yayılmasını anlatır. Farkı yaratan dağılım değil, kişinin bu açıklığı anlayabilme yeteneğidir.