DDizegâhDijital şiir arşivi
Tekke şiiri (basılı bent ve dize düzeni korunmuştur) · 16.–18. yüzyıl

Heft âsmânın gerdişi

Yedi göğün dönüşü ve bütün mâsivânın hareketi gerçek insanın gönlünde toplanır. Tanrı’nın sevip kendine ayna yaptığı gönül, yaratılış buyruğunun amacı, zamanın özeti ve âlemi gösteren aynadır. Bilen-bulan iddiası reddedilir; görünmezin işareti din ve imanla gönülde taşınır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Heft âsmânın gerdişi

    Bir gerçeğin gönlündedir

    1Yedi göğün dönüşü,

    2Gerçek bir insanın gönlündedir.

    Yedi göğün dönüşünün gönülde olması insan kalbini kozmik hareketin bilinç merkezi yapar. Şair göğü küçültmez; evrenin anlamının gerçek insanın idrakinde toplandığını söyler.

  2. 2

    Hep mâsivânın cünbişi

    Bir gerçeğin gönlündedir

    1Tanrı dışındaki bütün varlığın hareketi,

    2Gerçek bir insanın gönlündedir.

    Mâsivânın bütün hareketi de aynı gönle bağlanır. Çokluk dışarıda geniş görünse bile onu bir arada anlayan ve yönünü fark eden bilinç, gerçek diye nitelenen insanın içindedir.

  3. 3

    Hak sevüben yaratdığı

    Kendüye itdiği

    1Hak’kın severek yarattığı,

    2Kendisine ayna yaptığı,

    Hak’ın sevgiyle yarattığı ve kendisine ayna yaptığı varlık gönüldür. Yaratılış ile yansıtma aynı yerde birleşince insan kalbi yalnız duygunun merkezi olmaktan çıkar; ilahi güzelliğin görünür hâle geldiği bilinç alanına dönüşür.

  4. 4

    Tecelli-i zat kıldığı

    Bir gerçeğin gönlündedir

    1Zâtının tecelli ettiği yer,

    2Gerçek bir insanın gönlündedir.

    Gönlün Tanrı’ya ayna olması zâtı kuşattığı anlamına gelmez; tecelliye temiz yüzey sunar. Gerçek insan kendisini kaynak sanmadan onda görünen ilahi nitelikleri yansıtır.

  5. 5

    Maksûd-i emr-i Künfekân

    Hulâsa-i devr-i zaman

    1‘Ol’ buyruğunun amacı,

    2Zaman devrinin özeti,

    ‘Ol’ buyruğunun maksadı ile zaman devrinin özeti aynı gönülde toplanır. Şiir, yaratılışın başlangıç emrini ve çağların bütün hareketini insanda yoğunlaştırarak gerçek kişiyi evrenin küçük fakat anlamlı bir özeti sayar.

  6. 6

    Netice i cân ü cihan

    Bir gerçeğin gönlündedir

    1Canın ve dünyanın sonucu,

    2Gerçek bir insanın gönlündedir.

    Zaman devrinin özeti olmak geçmiş ve geleceğin tecrübe içinde anlam kazanmasıdır. Can ile cihanın sonucu da varlığın kendi hakikatini fark ettiği gönüldür.

  7. 7

    Vâkıf ı sırr-ı evliyâ

    -ı zât-ı Kibriyâ

    1Evliya sırrını bilen,

    2Yüce Zât’ın göründüğü yer,

    Evliya sırrına vâkıf olmak velilerin dış unvanını değil taşıdığı manevi anlamı bilmektir. Bu bilgi gönlü yüce Zât’ın niteliklerinin göründüğü mazhar hâline getirir.

  8. 8

    Âyîne-i âlem nümâ

    Bir gerçeğin gönlündedir

    1Âlemi gösteren ayna,

    2Gerçek bir insanın gönlündedir.

    Âlemi gösteren ayna insanın hem dış dünyayı hem iç anlamı birlikte yansıtabilmesidir. Gönül temiz değilse görüntü bozulur; gerçek insan aynayı benlik lekesinden korur.

  9. 9

    Bildim diyen değil bilen

    Buldum diyen değil bulan

    1‘Bildim’ diyen gerçekten bilen değildir.

    2‘Buldum’ diyen gerçekten bulan değildir.

    ‘Bildim’ ve ‘buldum’ sözlerini söylemek gerçek bilgi ve buluşun kanıtı değildir. İbrahim, manevi mertebeyi kişinin kendi ilanından ayırır; bilenle bulanın değeri iddiada değil gönülde gerçekleşen dönüşümde anlaşılır.

  10. 10

    Bilen bulan viren alan

    Bir gerçeğin gönlündedir

    1Bilen, bulan, veren ve alan,

    2Gerçek bir insanın gönlündedir.

    Bilen, bulan, veren ve alan diye ayrılan eylemler gerçek insanın gönlünde tek merkezde birleşir. Bu sıralama özne çokluğunu gevşetir; alışveriş ve bilginin ardındaki kudretin vahdet içinde kavranmasını sağlar.

  11. 11

    İBRAHİM’in oldur câhı

    Gönlünde dîn ü îmânı

    1İbrahim’in makamı odur.

    2Din ve iman gönlündedir.

    İbrahim kendi makamını din ve imanın gönülde yerleştiği yer olarak tanımlar. Makam dışarıdan verilen bir unvan değil, görünmeyenin işaretini taşıyan iç düzen hâline gelir; şairin adı da bu manevi yerleşimi kişisel ikrarla mühürler.

  12. 12

    Ol bînişânın nişanı

    Bir gerçeğin gönlündedir

    1O işaretsiz olanın işareti,

    2Gerçek bir insanın gönlündedir.

    İbrahim’in câhı dış makam değil gönüldeki din ve imandır. İşaretsiz olanın nişanı da somut biçimle değil, gerçek insanın yaşayışında görünen yön ve ahlakla anlaşılır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Atıf basılı Oğlanlar Şeyhi İbrahim Efendi bölüm başlığına ve kaynak kimlik kanıtına dayanır.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadettin Nüzhet Ergun’un 1938 Halk Edebiyatı Antolojisi içindeki Oğlanlar Şeyhi İbrahim Efendi bölümü, 4 numaralı metin: 24 özgün dize ve 12 editoryal birim basılı sırayla korunmuştur. Sabit kaynak sürümü ergun1938-oglan-seyh-ibrahim-n4-D71BA3533208.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirYaban yerde ne gezersinOğlanlar Şeyhi İbrahim Efendi · Tekke şiiri (basılı bent ve dize düzeni korunmuştur)

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

heft âsmân

Yedi gök.

mâsivâ

Tanrı dışındaki bütün varlıklar.

mir’ât

Ayna.

Kün fe-kân

‘Ol’ buyruğuyla yaratılışı anlatan ifade.

mazhar

İlahi niteliğin göründüğü yer.

âlem-nümâ

Âlemi gösteren.