Hak Nefesin İnkâr Eyliyen Tâlib
Beş dörtlüğün dördü aynı hükümle biter: sürülsün, yorulsun, ayrılsun, kırulsun — hepsi “gitsün” ile kapanır. Nefes yola girmenin şartlarını sayarken aslında yoldan çıkarma gerekçelerini sıralıyor; son bendde ise hüküm veren, hükmü Ali'nin divanına havale edip kendini mazlum tarafına yazıyor. Bu dışlayıcı ve insanlıktan çıkarıcı hükümler tarihsel mezhep polemiğinin kaydıdır; güncel bir talimat olarak benimsenmez.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hak nefesin inkâr eyliyen
İblistir bu cemden sürülsün gitsün
Hak’kın divânında yüzü karadır
Esfeldir ol yerden sürülsün gitsün
1Hak nefesini inkâr eden talip
2İblistir; bu cemden sürülsün, gitsin.
3Hakk'ın divanında yüzü karadır,
4en aşağıdadır; o yerden sürülsün, gitsin.
- 2
Yok ise kalbinde mahabbet sevgi
Yıkıktır gönlünde Allah’ın evi
Özünden haberi olmıyan dîvi
Salıver yabana yorulsun gitsün
1Kalbinde muhabbet, sevgi yoksa
2gönlündeki Allah'ın evi yıkıktır.
3Kendi özünden haberi olmayan o divi
4yabana salıver, yorulsun gitsin.
Gönlün Kâbe sayılması tekke şiirinin bilinen mazmunu; buradaki katkı, sevgisizliği bir yıkım olarak tarif etmesi. Üçüncü dizede insanın adı bir anda “dîv” olur: özünden habersiz kalan kişi tekke sözlüğünde artık insan sayılmaz. Ceza da ona göredir — kovulmak değil, boşluğa salıverilip kendi kendine yorulmak.
- 3
Yalınız kafeste sakla bir kuşu
Kiminle söyleşür olmasa eşi
Günâhın meydan virmeyen kişi
Yüzünü eğsin de ayrılsun gitsün
1Bir kuşu kafeste tek başına sakla;
2eşi olmasa kiminle söyleşir?
3Günahını meydana vermeyen kişi
4yüzünü eğsin de ayrılsın, gitsin.
İlk iki dize bir soru sorar gibi görünüp aslında cemin gerekçesini anlatır: eşi olmayan söyleşemez, söyleşemeyen de arınamaz. Üçüncü dize bunu erkâna bağlar — Bektaşî meydanında suç, görgü sırasında açıkça söylenerek kalkar; söylemeyen kendini topluluğun dışında bırakmış olur. Bu dize kaynakta on hecedir ve Ergun'un ölçü dipnotu tam buraya düşer.
- 4
Canını cellâda teslim itmeyen
Rehberin gittiği yola gitmiyen
Mürşide ikrârın kâmil etmiyen
Çürüktür yuları kırulsun gitsün
1Canını cellada teslim etmeyen,
2rehberinin gittiği yoldan gitmeyen,
3mürşide verdiği ikrarı tamamlamayan —
4yuları çürüktür, kırılsın gitsin.
Üç şart üst üste dizilip dördüncü dizede tek bir hükme bağlanır. Cellâda teslim olmak, yola girenin canından geçmeyi göze alması demektir; rehber ile mürşid ise erkânın iki ayrı basamağıdır, biri yolu gösterir öteki ikrarı alır. Kapanışta insan bir hayvana, bağlılık da bir yulara indirgenir: çürük olan zaten kendiliğinden kopar.
- 5
Kudret eline irişti elim
Ayan oldu Hak’ka hâlim
Biz olalım Kul Mazlum olanlar zalim
Ali divanında sorulun gitsün
1Elim kudret eline erişti,
2bütün hâlim Hakk'a apaçık oldu.
3Biz Kul Mazlum olalım; zalim olanlar
4Ali'nin divanında sorguya çekilsin, gitsin.
Mahlas bendi dört bend boyunca hüküm veren sesi bir anda hükmün konusu yapar: el kudret eline erişmiş, hâl Hakk'a açılmıştır, yani artık gizlenecek bir şey yok. Üçüncü dize mahlası bir kelime oyununa çevirir — “Kul Mazlum” hem şairin adıdır hem zulme uğrayanın adı. Karar da şaire kalmaz, Ali'nin divanına havale edilir; kaynaktaki “sorulun” biçimi korundu.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144602 numaralı sürüm esas alındı; yirmi dizenin tamamı alındı. Metnin başındaki sıra numarası (“—1—”) derlemeye ait olduğu için dize sayılmadı. Beşinci dörtlük kaynakta bir sayfa geçişinden sonra geliyor, o yüzden önündeki boşluk kalkmış; bend olarak ayrıldı. Ergun iki dizeye ölçü dipnotu düşmüş: üçüncü bendin “Günâhın meydan virmeyen kişi” dizesi on hece (“Vezin eksiği var”), son bendin “Biz olalım Kul Mazlum olanlar zalim” dizesi on iki hecedir (“Vezin fazlzağı var”). Son dizedeki “sorulun” biçimi de kaynağa aittir. Hiçbiri düzeltilmedi. Aynı sayfanın altında bir sonraki şairin (Azmî) tanıtımı başlıyor; o bölüm bu kayda alınmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
“Nefes” burada hem söylenen manzumenin adı hem yol büyüğünün sözüdür; onu inkâr etmek bir zevk meselesi değil, cemden çıkarılma sebebidir. Ölçüt İblis kıssasından alınıyor: kovulmanın gerekçesi bilgisizlik değil kabul etmeyiştir. “Sürülsün gitsün” ilk bendde iki kez tekrarlanarak nefesin bütün kalıbını baştan kuruyor.