Elâ gözlü pirim geldi
Bir davet nefesi: her bendin sonunda “işte meydan” denir ve her seferinde çağrılan başka biridir. Duyan, bilen, ölen, yüzen — davetin bedeli bentten bende ağırlaşır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Elâ gözlü pirim geldi
Duyan gelsin işte
Dört kapıyı kırk makamı
Bilen gelsin işte
demler
canlar
1Ela gözlü pirim geldi;
2duyan gelsin, işte meydan.
3Dört kapıyı kırk makamı
4bilen gelsin, işte meydan.
5Hudey hudey demler hudey,
6hudey hudey canlar hudey.
- 2
Ben pirimi hak bilirem
Yoluna kurban oluram
Dün doğdum bugün ölürem
Ölen gelsin işte
demler
canlar
1Ben pirimi hak bilirim,
2yoluna kurban olurum.
3Dün doğdum, bugün ölürüm;
4ölen gelsin, işte meydan.
5Hudey hudey demler hudey,
6hudey hudey canlar hudey.
Üçüncü dize bir ömrü iki güne sığdırır. ‘Dün doğdum bugün ölürüm’ sözü manevi teslimiyet ve fanilik çağrışımı taşıyabilir; kaynak bunun biyolojik mi tasavvufî mi olduğunu ayrıca açıklamaz. Davet, bilmekten ölümü göze almaya doğru ağırlaşır.
- 3
Şâh Hatayi der sırrını
Meydana koymuş serini
Nesimi gibi derisin
Yüzen gelsin işte
demler
canlar
1Şah Hatayî sırrını söyler;
2başını meydana koymuş.
3Nesîmî gibi derisini
4yüzen gelsin, işte meydan.
5Hudey hudey demler hudey,
6hudey hudey canlar hudey.
Mahlas bendi daveti en uç noktaya taşır. Nesîmî'nin derisinin yüzülmesiyle ilgili tarihsel anlatıya gönderme yapılır; bu şiddet imgesi modern bir eylem çağrısı değil, bağlılığın bedelini büyüten tarihsel şiir dilidir. Nakarat artan bedelin yanında değişmeden kalır.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 145197 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Davet iki basamaklı: önce duyan, sonra bilen. Dört kapı kırk makam Alevî-Bektaşî yolunun basamak düzenidir; “bilen gelsin” demek, meydana girmenin bir bilgi şartı olduğunu söylemek.