Hakikat kapısını açtık
Caferoğlu hakikat kapısından girip perdeleri aşan bir iç yolculuk anlatır. Şehir, şah, kıble, musahip ve ışık imgeleri sevgiliyi görünen dünyanın ardında buldurur; aşk denizine dalan şair Hakk'ı her an hazır görerek sırrın içinde sır olur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
açtık
Söyleriz içeru
1Hakikat kapısını açtık.
2Sırrın daha içinden konuşuyoruz.
- 2
On sekiz bin geçtik
Girdik bir şardan içeru
1On sekiz bin perdeyi geçtik.
2Bir şehrin içine girdik.
On sekiz bin perdeyi geçmek sayısız görünüş ve engelin aşılmasını anlatır. Sonunda girilen şehir coğrafi bir yerden çok, perdelerin ardında kavranan düzenli hakikat dünyasıdır.
- 3
Ne aceb yaratmış Mennan
Çevresinde bütün cihan
1Bağışlayan Tanrı ne şaşırtıcı bir şehir yaratmış.
2Bütün dünya onun çevresindedir.
Mennan'ın yarattığı şaşırtıcı şehir, Tanrı lütfunun eseri olarak övülür. Bütün cihanın onun çevresinde bulunması, bu iç şehri küçük bir mekân değil varlığı düzenleyen merkez hâline getirir.
- 4
Ol şehrin içinde nihan
Yâr bulduk yardan içeru
1O şehrin içinde gizlenen
2sevgiliyi, sevgilinin de ötesinde bulduk.
Sevgilinin şehrin içinde gizlenmesi arayışı içe yöneltir. Onu ‘yârdan içeride’ bulmak, görünen sevgili imgesinin ardında daha derin ve ilahi bir yakınlık bulunduğunu düşündürür.
- 5
Şehr içinde şâhı bile
Dînin kıblegâhı bile
1Şehrin içindeki şahı da,
2dinin yöneldiği makamı da gördük.
Şehirdeki şah ile dinin kıblegâhı aynı iç mekânda belirir. Birim, hükümdarlık ve yöneliş imgelerini birleştirerek hakikatin hem otorite hem ibadet yönü olduğunu anlatır.
- 6
Üç dürlü ile
Gark olduk nurdan içeru
1Üç türlü yol arkadaşıyla
2nurun içine gömüldük.
Üç tür musahiple birlikte nura gömülmek, yolculuğun yalnız başına tamamlanmadığını söyler. Yol arkadaşlığı, kişiyi kuşatan aydınlığın topluluk ve ikrar bağı içinde yaşandığını gösterir.
- 7
Niceler bu sırra ermez
bilür deyü vermez
1Niceleri bu sırra erişemez.
2Arif bilir fakat kolayca açıklamaz.
Birçok kişinin sırra erişememesi onun kolay bilgi olmadığını belirtir. Ârifin bildiğini hemen vermemesi ise cimrilik değil, sırrın uygun vakit ve ehil muhatap gerektiren niteliğini korur.
- 8
Âlem halkı bizi görmez
Sırr olduk içeru
1Dünya halkı bizi göremez.
2Sırrın içinde sır olduk.
Dünya halkının yolcuları görmemesi, onların fiziksel yokluğundan çok başka bir kavrayış düzlemine geçmesini anlatır. Sır içinde sır olmak, kimliğin görünür ün ve tanınmadan çekilmesidir.
- 9
Bir acâyib şehre yettik
Aşkın deryâsına battık
1Şaşırtıcı bir şehre ulaştık.
2Aşk denizine battık.
Acayip şehre varış ile aşk denizine batış iki ayrı hareketi birleştirir: biri menzile erişmek, diğeri bütünüyle kuşatılmaktır. Hakikat hem kurulmuş şehir hem sınırı olmayan su olarak yaşanır.
- 10
Cennet bağçesin seyr ettik
Baktık dîdardan içeru
1Cennet bahçesini seyrettik.
2Sevgilinin yüzünün daha içine baktık.
Cennet bahçesini seyretmek ödül ve güzellik görüntüsü kurar; bakışın didarın içine yönelmesi bu görüntüyü aşar. Şair, bahçeden sevgilinin yüzüne ve oradan daha derin öz kavrayışına ilerler.
- 11
’ın visâli zattır
Bu sırrı bilmeyen mattır
1Tanrı'ya kavuşmak O'nun özüne yöneliktir.
2Bu sırrı bilmeyen şaşkın kalır.
Çalab'a kavuşmanın zata yönelik olduğu söylenerek yakınlık dış biçimlerden ayrılır. Bu sırrı bilmeyenin şaşkın kalması, kavuşmayı mekânsal bir buluşma sanan düşüncenin yetersizliğini belirtir.
- 12
Şöyle acâyip kudrettir
Gönüller içeru
1Bu ne şaşırtıcı bir kudrettir:
2gönüller sırrın içine açılır.
Kudretin şaşırtıcılığı gönüllerin sırrın içine açılmasıyla görünür olur. Birim, ilahi gücü dış dünyadaki olağanüstü olaydan çok insan içinin dönüşmesi üzerinden anlatır.
- 13
Ca’feroğlu arttı derdim
Hak söylerim Hak’dır virdim
1Caferoğlu der ki derdim arttı.
2Hakk'ı söylerim; zikrim Hak'tır.
Derdin artması, hakikat yolunda bilginin huzuru hemen sağlamadığını gösterir. Hakk'ı söylemek ve onu vird edinmek, bu büyüyen derdi sürekli zikirle taşınabilir bir bağlılığa dönüştürür.
- 14
Her kez Hak’kı hâzır gördüm
Sıdk ile erden içeru
1Her an Hakk'ı hazır gördüm.
2İçtenlikle erenin daha içine girdim.
Hakk'ın her an hazır görülmesi uzaklık duygusunu kaldırır. Sıdk ile erenin içine girmek ise bu sürekli huzurun doğruluk, samimiyet ve olgun insan rehberliğiyle kavrandığını bildirir.
Metnin kaynağı
caferoglu bağı kaynak bölüm adı, şiir başlığı veya görünür mahlasla sınırlı olasılıklı atıftır; biyografik kesinlik iddia edilmez.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun'un 1955 Bektaşi Şairleri ve Nefesleri Cilt 1-2 baskısındaki Hakikat kapusun açtık kaydıdır. 28 özgün dize ve 14 iki dizelik birim basılı sırayla harfi harfine korunmuştur; basılı boşluk ve nokta dizileri tahmin edilmemiştir.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bu anasır dört güruhturCaferoğlu · Nefes / halk şiiri (kaynak birim düzeni korunmuştur)→
Hakikat kapısının açılması yolculuğun dış eşiğini kaldırır; fakat konuşma hâlâ sırrın içinden gelir. Şair böylece açıklık ile gizliliği birlikte tutar ve her açılan kapının daha derin bir iç alan gösterdiğini belirtir.