Kuldan sana lâyık ne ola
Azîz Mahmûd Hüdâyî kulun Tanrı’ya lâyık bir karşılık sunamayacağını, âşığın da O’nu ancak ilahi ihsanla bulabileceğini söyler. Küçük-büyük, ilk-son, dünya-ahiret bütünüyle Tanrı’ya aittir. Şair garip bırakılmamak, vuslata ermek ve duasının kolaylaştırılması için yalvarır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Kuldan sana lâyık nola
Âşık seni kande bula
1Kuldan sana yakışacak ne gelebilir?
2Âşık seni nerede bulabilir?
- 2
Meğer senden ola
Yâ Rabbena yâ Rabbena
1Ancak senden bir iyilik gelirse bulur.
2Ey Rabbimiz, ey Rabbimiz!
Bulmanın ancak Tanrı’dan gelecek ihsanla mümkün olması kulun başarısını lütfa bağlar. ‘Yâ Rabbena’ tekrarı düşünceyi doğrudan duaya çevirir ve konuşanın muhatabını açıkça belirler.
- 3
Senden senden
Suğrâ senin kübrâ senin
1Lütuf senden, bağış senden gelir.
2Küçük olan da senindir, büyük olan da.
Kerem ve bağışın yalnız Tanrı’dan geldiği söylenirken küçükle büyüğün de O’na ait oluşu eklenir. Kulun payına düşen, lütfu kendi emeğinin sonucu sanmamak ve varlığın bütün ölçülerini aynı ilahi mülkiyet içinde görmektir.
- 4
Ûlâ senin senin
Dünya senin ukbâ senin
1İlk olan da senindir, son olan da.
2Dünya da senindir, ahiret de.
İlk ile son, dünya ile ahiret aynı sahiplik hükmünde yan yana dizilir. Şiir böylece zamanın iki ucunu ve insanın iki yurdunu kapsar; Tanrı’ya sunulabilecek bağımsız bir alan bırakmayarak açılıştaki yetersizlik duygusunu derinleştirir.
- 5
Yâ Rabbena yâ Rabbena
Senden senden
1Ey Rabbimiz, ey Rabbimiz!
2Lütuf senden, bağış senden gelir.
‘Ey Rabbimiz’ yakarışı iki kez söylenip hemen kerem ve bağışın kaynağına bağlanır. Tekrar, yeni bir istek sıralamak yerine duanın yönünü sabitler; kul ihtiyacını dile getirirken karşılığın bütünüyle ilahi ihsandan geleceğini kabul eder.
- 6
Koma HÜDAYÎ’yi garib
Vaslın ana eyle nasib
1Hüdâyî’yi garip bırakma.
2Sana kavuşmayı ona nasip et.
Hüdâyî mahlasını kullanarak kendisini garip ve sahipsiz kalma ihtimali içinde gösterir. Dilediği şey dünyevi korunma değil Tanrı’ya kavuşmadır; şairin kişisel duası, şiirdeki bütün sahiplik hükümlerini vuslat talebinde toplar.
- 7
Yessir merâmî yâ
Yâ Rabbena yâ Rabbena
1Ey dualara cevap veren, isteğimi kolaylaştır.
2Ey Rabbimiz, ey Rabbimiz!
Dualara cevap veren anlamındaki ‘Mücîb’ adına yönelen şair, muradının kolaylaştırılmasını ister. Ardından yinelenen ‘Ey Rabbimiz’ sözü, kolaylık talebini kişisel beceriye değil cevap verme kudreti taşıyan ilahi muhataba teslim eder.
- 8
Senden senden
1Lütuf senden, bağış senden gelir.
Tek dizeden oluşan kapanış kerem ile bağışın Tanrı’dan geldiğini bir kez daha duyurur. Önceki vuslat ve kolaylık isteklerinden sonra bu kısa dönüş, duanın sonucunu zorlayamayacağını ve her ihsanın kaynağını bildiğini gösterir.
Metnin kaynağı
Atıf basılı Azîz Mahmûd Hüdâyî bölüm başlığına ve kaynak kimlik kanıtına dayanır.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun’un 1938 Halk Edebiyatı Antolojisi içindeki Azîz Mahmûd Hüdâyî bölümü, 1 numaralı metin: 15 özgün dize ve 8 editoryal birim basılı sırayla korunmuştur. Sabit kaynak sürümü ergun1938-aziz-mahmud-hudayi-n1-481E6429430D.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Neyleyeyim dünyâyıAzîz Mahmûd Hüdâyî · Tekke şiiri (basılı bent ve dize düzeni korunmuştur)→
Kulun Tanrı’ya lâyık bir şey sunup sunamayacağı sorusu insan imkânının sınırlılığını bildirir. Âşığın Tanrı’yı nerede bulacağı da mekân sorusu değil, kendi çabasıyla erişemeyeceği yakınlığın arayışıdır.