DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Koca Râgıb Paşa/Lisân-ı Hâl Gibi Nutk-ı Hoş-edâ Olamaz
Gazel · 18. yüzyıl

Lisân-ı Hâl Gibi Nutk-ı Hoş-edâ Olamaz

Hâl dilini sözden üstün tutan gazel, sert huylu sevgiliye derdini anlatmanın güçlüğünü deniz-kaptan, şöhret-kılavuz ve doğruluk-asa imgeleriyle sınar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    gibi olamaz

    Husûl-ı kâm-ı dile böyle bir recâ olamaz

    1Hiçbir güzel söz, hâlin dili kadar etkili olamaz;

    2gönül muradına ermek için bundan başka böyle bir umut olamaz.

    Şiir sözü değil suskunluğu üstün tutarak açılır: hâlin dili, en güzel söylenmiş sözden etkilidir. İkinci dize bu üstünlüğü umut alanına taşır — murada ermenin dayanağı da söylenen değil görünen olur. Redif daha ilk beyitte olumsuzluğu bir ölçü hâline getirir.

  2. 2

    O güzele olamaz

    Eğer olursa da ta‘bîr-i âşinâ olamaz

    1O sert huylu güzele iddiayı açıkça sunmak olmaz;

    2sunulsa bile bildik ve anlaşılır bir ifadeye dönüşemez.

    Beyit imkânsızlığı iki kademede kurar: önce iddia sunulamaz, sunulsa bile anlaşılır bir ifadeye dönüşemez. ‘Tünd-hû’ sıfatı engeli sevgilinin uzaklığında değil huyunda arar; kapalılık mesafeden değil, karşıdakinin sertliğinden doğar.

  3. 3

    Bize muîn ü bu

    Hudâ olursa olur yohsa nâhudâ olamaz

    1Bu hayret denizinde bize yardım edip yetişecek olan,

    2Tanrı olursa olur; yoksa kaptan bunu başaramaz.

    Beyit ‘Hudâ’ ile ‘nâhudâ’yı ses benzerliğiyle karşı karşıya getirir; iki sözcük neredeyse aynıdır, işlevleri ise kıyaslanamaz. Hayret bir deniz sayılınca kaptanlık da anlamını yitirir: bilinmeyen suda ustalık değil yalnız yetişen yardım işe yarar.

  4. 4

    Tarîk-i aşkda herkes imâm-ı sünnetdir

    Bu yolda şöhret ile kimse olamaz

    1Aşk yolunda herkes sünnetin imamı kesilir;

    2ama bu yolda kimse yalnız şöhretiyle kılavuz olamaz.

    İlk dize bir gözlem, ikincisi ona itirazdır: aşk yolunda herkes kendini önder ilan eder, ama ün tek başına ardından gidilecek kişiyi yapmaz. Beyit kalabalıklaşan iddia ile azalan gerçek kılavuzluk arasındaki farkı tek bir sözcüğe, şöhrete bağlar.

  5. 5

    Giden yolunda yorulmaz meseldir evvelden

    Hiç istikâmete mânend bir asâ olamaz

    1Yolunda yürüyen yorulmaz, öteden beri söylenen söz budur;

    2hiçbir asa doğruluk kadar sağlam olamaz.

    Beyit bir atasözünü anıp onu somut bir nesneyle tamamlar: yolda yorulmamanın dayanağı asadır, o asa da doğruluktur. Ahlâkî bir nitelik böylece elle tutulur bir desteğe çevrilir; yürümenin kolaylığı yolun kısalığından değil, tutulan şeyin sağlamlığından gelir.

  6. 6

    O nev-nihâlden etme ümîd-i mîve-i kâm

    Bu düşme Râgıbâ olamaz

    1O taze fidandan murat meyvesi umma;

    2ey Râgıb, bu ham kuruntuya kapılma: olmaz.

    Makta beklentinin yanlışını zamanla açıklar: fidan henüz tazedir, meyve mevsimi gelmemiştir. ‘Hâm’ sıfatı hem meyveye hem kuruntuya birden yakışır; ham olan yalnız ağaçta değil, isteyenin kendisindedir. Redif son kez ve doğrudan şairin adına söylenir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.0e79792e-13b1-4a31-b154-3594bf9104c1:g84-pdf403. Ana tez basılı s.388/PDF 403'te G.84'ü ölçü kalıbının adı, altı beyit, Râgıb maktası ve sonraki G.85 başlığıyla verir. BSB 1837 Bulak basılı s.28/canvas39 gazelin tamamını, canvas38 ise sonraki eserin başlangıcını doğrular. Ana AVESİS eki profil-komşu CC BY 4.0 bağlantısıyla sunulur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirNe Kasr-ı Dilkeş-i Gülşen ne Sahn-ı Bâğ Ararız
Ne kasr-ı dilkeş-i Gülşen ne sahn-ı bâğ ararız
Koca Râgıb Paşa · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

Lisân-ı hâl

Sözden çok davranış ve durumla anlatım

nutk-ı hoş-edâ

Güzel ve etkili söylenmiş söz

tünd-hû

Sert huylu

arz-ı müddeâ

İddia veya isteği ortaya koyma

meded-res

Yardıma yetişen

bahr-ı hayretde

Şaşkınlık ve idrak denizinde

muktedâ

Ardından gidilen kılavuz

hâm dâiyeye

Olgunlaşmamış kuruntuya veya iddiaya