Meydana giren yazılar
Abdal Oğlan meydana giren gazileri özlem ve imanla selamlar. Âşığın avareliği ile yalancının kara yüzü karşılaştırılır; Ali'nin nesli doğru yolu gösterir, hayat suyunu içen ölmez ve fani dünya karşısında gerçeklerin demi kalıcı bir sığınak olur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Meydana giren yazılar
Canım şunları öziler
1Meydana giren yiğitler,
2canım onları özlüyor.
- 2
Dinim imanım gaziler
Hû gerçekler hû
1Gaziler benim dinim ve imanımdır.
2Gerçeklerin demi için Hû diyelim.
Gazilerin din ve imanla özdeşleştirilmesi, onlara verilen değeri en güçlü inanç sözleriyle anlatır. ‘Hû’ nakaratı ise övgüyü gerçeklerin nefesine katılan ortak bir zikir sesine dönüştürür.
- 3
Âşık olan âvâredir
Yüreği pâredir
1Âşık olan avare dolaşır.
2Yüreği parça parçadır.
Âşığın avareliği yönsüzlükten çok aşkın huzursuz hareketidir. Parça parça yürek görüntüsü, dışarıdaki dolaşmanın içteki yaralanmadan doğduğunu ve sevginin kişiyi yerinde tutmadığını gösterir.
- 4
Yalanın yüzü karedir
Hû gerçekler hû
1Yalancının yüzü karadır.
2Gerçeklerin demi için Hû diyelim.
Yalancının kara yüzü, ahlaki kusurun bedende görünür hâle gelmesi gibi tasarlanır. Ardından gelen Hû sesi, yalanın karşısına hakikate bağlı topluluğun temiz ve ortak nefesini çıkarır.
- 5
Ali
Ol gösterir doğru yolu
1Mürşidimin soyu Ali'den gelir.
2Doğru yolu gösteren odur.
Pir soyunun Ali'ye bağlanması, rehberin yetkisini manevi silsile üzerinden kurar. Doğru yolu gösteren kişinin ‘o’ diye işaret edilmesi, Ali'yi hem soyun kaynağı hem yön bulmanın ölçüsü yapar.
- 6
Ezel dedik Hak’ka beli
Hû gerçekler hû
1Ezelde Hakk'a ‘evet’ dedik.
2Gerçeklerin demi için Hû diyelim.
Ezelde Hakk'a verilen ‘evet’, inancın sonradan edinilmiş geçici bir tercih olmadığını söyler. Nakarat, bu kadim sözü bugünkü mecliste yeniden seslendirerek bağlılığın sürekliliğini sağlar.
- 7
Fenâ dünya böyle kalmaz
Âb-ı hayât içen ölmez
1Geçici dünya böyle kalmaz.
2Hayat suyunu içen ölmez.
Dünyanın fani oluşu değişmez sanılan düzenin sona ereceğini hatırlatır. Buna karşı hayat suyunu içenin ölmemesi, manevi hakikati kavrayan kişiye süreklilik veren karşıt bir imgedir.
- 8
Yalan bunda nasîb olmaz
Hû gerçekler hû
1Yalancının burada payı olmaz.
2Gerçeklerin demi için Hû diyelim.
Yalancıya pay düşmemesi, hakikat meclisinin ahlaki sınırını belirler. Hû nakaratı bu dışlamayı kişisel öfkeden çıkarıp gerçeklerin deminde geçerli topluluk hükmü olarak duyurur.
- 9
Kalmaz fenâ dünyâ böyle
Gir âşık deryâyı boyla
1Bu geçici dünya böyle sürmez.
2Âşık, denize gir ve yüzerek aş.
Geçici dünyanın kalmayacağı yinelenirken âşığa denize girip boylaması emredilir. Deniz, seyredilecek bir manzara değil, deneyimle aşılması gereken aşk alanıdır; kalıcılık ancak içine girmekle aranır.
- 10
Söyle Abdal Oğlan söyle
Hû gerçekler hû
1Söyle Abdal Oğlan, söyle.
2Gerçeklerin demi için Hû diyelim.
Şair kendi mahlasına seslenip söylemeyi sürdürmesini ister. Son Hû nakaratı, bireysel şair sesini gerçekler meclisinin ortak nefesinde eritir ve şiiri başladığı meydan duygusuyla kapatır.
Metnin kaynağı
abdal-oglan bağı kaynak bölüm adı, şiir başlığı veya görünür mahlasla sınırlı olasılıklı atıftır; biyografik kesinlik iddia edilmez.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun'un 1955 Bektaşi Şairleri ve Nefesleri Cilt 1-2 baskısındaki Meydana giren yazılar kaydıdır. 20 özgün dize ve 10 iki dizelik birim basılı sırayla harfi harfine korunmuştur; basılı boşluk ve nokta dizileri tahmin edilmemiştir.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Aşkın deryâsından içüp mest olanFakir Ednâ · Nefes / halk şiiri (kaynak birim düzeni korunmuştur)→
Meydana giren yiğitler, bir topluluğa fiziksel olarak katılan kişilerden fazlasıdır; özlenen yol erlerini temsil eder. Şairin ‘canım’ diyerek konuşması, bu karşılamayı kişisel hasret ve sevgiyle yükler.