Aşk denizinden içip sarhoş olan
Fakir Ednâ aşk denizini ancak içenin, aşk ateşini ancak yananın bileceğini söyler. Malı Hak yoluna koymak, on iki imamın yasına katılmak ve muhabbet yayığında yağ olmak aynı tecrübe bilgisini kurar; şiir Cafer buyruğu ile Hatâyî'nin güzel nefesine bağlanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Aşkın içüp olan
Kanan bilür kanmayanlar ne bilür
1Aşk denizinden içip kendinden geçen kişinin hâlini
2ancak kanan bilir; kanmayan ne bilir?
- 2
olub aşk yanmayan
Yanan bilür yanmayanlar ne bilür
1Aşk ateşinde yanıp kavrulmayanın bilmediğini
2ancak yanan bilir; yanmayan ne bilir?
Aşk ateşinde yanıp kavrulmak, önceki içme imgesinin acılı karşılığıdır. Yanmayanın bilememesi, aşkın hem zevk hem yakıcı dönüşüm olarak ancak beden ve gönülle tecrübe edileceğini söyler.
- 3
Aşkın içüp kanmayan
Var malını yoluna koymayan
1Aşk şarabından içip kanmayan,
2bütün malını Hak yoluna koymayan,
Aşk şarabından içtiği hâlde kanmayan kişi, manevi tadın eşiğinde kalır. Malını Hak yoluna koymaması, bu eksikliği fedakârlık yapmama ve dünya bağını koruma davranışıyla açıklar.
- 4
Dünyâsını Ahretine saymayan
Sayan bilür,saymayanlar ne bilür
1dünyasını ahireti uğruna vermeyen kişiyi
2ancak veren bilir; vermeyen ne bilir?
Dünyayı ahiret uğruna hesaba katmamak, aşk iddiasının maddi karşılığını vermemektir. Yalnız verenin bilmesi, değerleri sözle sıralamak yerine vazgeçiş eylemiyle sınar.
- 5
Aşkın içen olur
Allah bir Muhammed Ali dost olur
1Aşk şarabından içen kendinden geçer.
2Allah'ı bir bilir; Muhammed ile Ali'yi dost bilir.
Aşk şarabı kişiyi kendinden geçirirken tevhid ve Muhammed-Ali dostluğu kazandırır. Birim, manevi sarhoşluğu ölçüsüzlük değil inanç birliği ve Ehl-i beyt yakınlığı olarak tanımlar.
- 6
Pîr elinden içen üst olur
Kanan bilür kanmayanlar ne bilür
1Mürşidin elinden kadeh içen yücelir.
2Ancak kanan bilir; kanmayan ne bilir?
Pir elinden içilen kadeh, aşk tecrübesinin rehber aracılığıyla güvenli ve meşru hâle geldiğini gösterir. Yücelme sonucu, kanma nakaratıyla yine yaşanmış tecrübeye bağlanır.
- 7
Kim dinledi çerh semânın sesini
Ârifler bilür gevherin hasını
1Dönen göğün sesini kim gerçekten dinledi?
2Cevherin değerlisini arifler bilir.
Dönen göğün sesini dinleme sorusu, evrendeki düzeni gerçekten işitmenin güçlüğünü belirtir. Cevherin hasını âriflerin bilmesi, bu kozmik sesi seçebilmek için manevi ayırt etme gerektiğini söyler.
- 8
On iki imamların da yasını
Giren bilür girmeyenler ne bilür
1On iki imamın yasına katılmanın anlamını
2ancak o yasa giren bilir; girmeyen ne bilir?
On iki imamın yasına girmek, acıyı uzaktan anmak değil topluca paylaşmak anlamındadır. Yasın anlamını yalnız katılanın bilmesi, şiirin tecrübe ölçüsünü tarihî matem alanına taşır.
- 9
Her dem vahdetimiz bahar bağ olur
Solmaz güllerimiz dâim sağ olur
1Birliğimiz her zaman bahar bahçesi olur.
2Güllerimiz solmaz, sürekli canlı kalır.
Vahdetin her dem bahar bahçesi olması, birliği sürekli yenilenen canlılıkla anlatır. Solmayan güller, bu manevi birlik içinde güzellik ve bağlılığın zaman karşısında kalıcı olduğunu gösterir.
- 10
Mahabbetin yayığında yağ olur
Yiyen bilür yemiyenler ne bilür
1Muhabbetin yayığında oluşan yağın tadını
2ancak yiyen bilir; yemeyen ne bilir?
Muhabbet yayığında yağ olmak, sevginin emekle yoğunlaşıp özüne ayrılması imgesidir. Yalnız yiyenin bilmesi, ortaya çıkan manevi besinin tadını yine doğrudan katılım şartına bağlar.
- 11
Fakir Ednâ’m duy ma’nânın aslını
İmam Ca’fer buyruğunun dersini
1Fakir Ednâ, anlamın özünü dinle.
2İmam Cafer buyruğunun dersini,
Fakir Ednâ kendisine anlamın özünü duyma çağrısı yapar; şiirin tecrübe ısrarı burada bilinçli dinlemeye dönüşür. İmam Cafer buyruğu, bu özü kişisel sezgiden ayırıp yol öğretisine bağlar.
- 12
Üstadım Hatâ’nın hub nefesini
Alan bilür almayanlar ne bilür
1üstadım Hatâyî'nin güzel nefesini
2ancak alan bilir; almayan ne bilir?
Hatâyî'nin güzel nefesini almak, üstadın sözünü yalnız işitmek değil içselleştirmektir. Son ‘alan bilir’ hükmü bütün şiiri manevi bilginin doğrudan yaşanması gerektiği düşüncesiyle kapatır.
Metnin kaynağı
fakir-edna bağı kaynak bölüm adı, şiir başlığı veya görünür mahlasla sınırlı olasılıklı atıftır; biyografik kesinlik iddia edilmez.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun'un 1955 Bektaşi Şairleri ve Nefesleri Cilt 1-2 baskısındaki Aşkın deryâsından içüp mest olan kaydıdır. 24 özgün dize ve 12 iki dizelik birim basılı sırayla harfi harfine korunmuştur; basılı boşluk ve nokta dizileri tahmin edilmemiştir.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Çıkıncanız . . . . . yıllardanFakir Ednâ · Nefes / halk şiiri (kaynak birim düzeni korunmuştur)→
Aşk denizinden içip kendinden geçmek, manevi tecrübeyi dışarıdan anlatılamayan tat olarak kurar. Ancak kananın bilmesi, şiirin temel ölçüsünü bilgiye değil bizzat yaşayıp doymaya bağlar.