Münâcât (İbrahim Şinâsî)
Şinâsî, evrenin düzeninden Tanrı’nın birliğine ulaşır; şiirin ikinci yarısında günah, pişmanlık ve sonsuz bağışlama umudunu akılcı bir yakarışla işler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hak Teâlâ azamet âleminin pâdişehi
Lâ-mekândır olamaz devletinin taht-gehi
Hâsdır Zât-ı İlâhisine mülk-i ezelî
Bî-hudûd anda olan -i lem-yezeli
Eser-i hikmetidir yerle göğün bünyâdı
Dolu boş cümle yed-i kudretinin îcâdı
İzzet ü şânını takdis kılar cümle melek
Eğilir secde eder pîş-i celâlinde felek
Emri vech üzre yer eyler gece gündüz hareket
Değişir tâzelenir mevsim-i feyz ü bereket
Pertev-i rahmetinin lem'asıdır ayla güneş
Tâb-ı hışmından alır alsa cehennem âteş
Şerer-i heybet-i ulviyyesidir yıldızlar
Anların şûlesi gök kubbesini yaldızlar
Kimi sâbit kimi seyyar be-takdîr-i Kadîr
Tanrı'nın varlığına her biri bürhân-ı münîr
Varlığın bilme ne hâcet küre-i âlem ile
Yeter isbâtına halk ettiği bir zerre bile
Göremez zâtını mahlûkunun âdî nazarı
Hisseder nûrunu amma ki basiret basarı
Vahdet-i zâtına aklımca şehâdet lâzım
Can ü gönlümle ü ibâdet lâzım
Neş'e-i şevk ile âyâtına tapmak dilerim
Anla var Hâlik'ima gayri ne yapmak dilerim
Ey Şinâsî içimi havf-ı İlâhî dağlar
Sûretim gerçi güler kalb gözüm kan ağlar
Eder isyanıma gönlümde nedâmet galebe
Neyleyim yüz bulamam ye's ile afvım talebe
Ne dedim tövbeler olsun bu da fi'l-i şerdir
Benim özrüm günehimden iki kat bed-terdir
Nûr-ı rahmet niye güldürmeye rû-yi siyehim
Tanrı'nın mağfiretinden de büyük mü günehim
Bî-nihâye keremi âleme şâmil mi değil
Yoksa âlemde kulu âleme dâhil mi değil
Kulunun za'fına nisbet çoğ ise noksanı
Ya anın kahrına galib mi değil ihsanı
Sehvine oldu sebeb acz-i tabiî kulunun
Hem O'dur âlem-i ma'nîde şefî'i kulunun
Beni afvetmeğe fazl-ı ilâhîsi yeter
Sanma hâşâ kerem-i nâ-mütenâhîsi biter
1Yüce Tanrı, büyüklük âleminin hükümdarıdır.
2O, mekândan bağımsızdır; hükümranlığının bir taht yeri olamaz.
3Ezelî mülk yalnız Tanrı’nın kendisine aittir.
4Oradaki sonsuz ve tükenmez görkemin sınırı yoktur.
5Yerin ve göğün kuruluşu onun bilgeliğinin eseridir.
6Dolu boş her şey onun kudret elinin yaratısıdır.
7Bütün melekler onun yüceliğini kutsar.
8Gökler, onun görkemi önünde eğilip secde eder.
9Gece ile gündüz onun buyruğuna göre hareket eder.
10Bolluk ve bereket mevsimleri değişip yenilenir.
11Ay ile güneş, onun merhamet ışığının bir parıltısıdır.
12Cehennem ateşi yanıyorsa gücünü onun öfkesinden alır.
13Yıldızlar, onun yüce heybetinden sıçrayan kıvılcımlardır.
14Onların ışığı gök kubbeyi yaldızlar.
15Kudret sahibi Tanrı’nın takdiriyle kimi sabit, kimi hareketlidir.
16Her biri Tanrı’nın varlığını gösteren aydınlık bir kanıttır.
17Onun varlığını bilmek için bütün evrene bakmaya ne gerek var?
18Yarattığı tek bir zerre bile bunu kanıtlamaya yeter.
19Yaratılmışların sıradan gözü onun özünü göremez.
20Ama gönül gözü onun nurunu hisseder.
21Aklım, onun birliğine tanıklık etmelidir.
22Canımla ve gönlümle ona yakarıp ibadet etmeliyim.
23İçimdeki coşkuyla onun ayetlerine bağlanmak istiyorum.
24Yaratıcım varken başka ne yapmak isteyebilirim?
25Ey Şinasi, içimi Tanrı korkusu dağlıyor.
26Yüzüm gülse de kalbim ve gönül gözüm kan ağlıyor.
27İsyan ettiğim için duyduğum pişmanlık gönlümü kaplıyor.
28Ne yapayım; umutsuzluktan bağışlanmayı istemeye yüz bulamıyorum.
29Ne söyledim ben? Tövbe olsun; böyle demek de kötü bir iştir.
30Özrüm, günahımdan iki kat daha kötüdür.
31Merhamet nuru kararmış yüzümü neden güldürmesin?
32Günahım Tanrı’nın bağışlayıcılığından daha mı büyüktür?
33Onun sınırsız cömertliği bütün dünyayı kapsamıyor mu?
34Yoksa kulu bu dünyanın içinde değil mi?
35Kulun güçsüzlüğüne göre kusuru çoksa bile,
36Tanrı’nın bağışı onun gazabından daha üstün değil mi?
37Kulun yanılmasına yaratılıştan gelen güçsüzlüğü neden oldu.
38Manevî âlemde kulunun şefaatçisi de odur.
39Beni bağışlamaya Tanrı’nın lütfu yeter.
40Sakın onun sınırsız cömertliğinin biteceğini sanma.
Metnin kaynağı
Yazar başlığı sabit 152769 revizyonunda ve bağlı kurumsal kimlik kaynağında doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Yazar başlığı sabit 152769 revizyonunda ve bağlı kurumsal kimlik kaynağında doğrulandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk bölüm gök, mevsim, yıldız ve zerreyi yaratıcı kudretin kanıtları olarak sıralar; ikinci bölüm dış dünyadan konuşanın vicdanına döner. Pişmanlık büyüdükçe bağışlanma ümidi de büyür ve şiir, insan kusurunun ilâhî keremden büyük olamayacağı düşüncesiyle kapanır.