Mürde cânım iltifâtundan bulur her dem hayât
Sevgilinin iltifatını hayat veren güç sayar; güzelliği zekât, mucize ve olgunluk diliyle över, sonunda aşk bağını dünya bağlılığından kurtuluş olarak yorumlar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
cânım iltifâtundan bulur her dem hayât
Ölürem ger kılmasan her dem mana bir iltifât
1Ölü canım her an iltifatından hayat bulur;
2her an bana iltifat etmezsen ölürüm.
- 2
Yaza bilmez leblerün vasfın temâm-ı ömrde
verse -i Hızr'a zulmetden devât
1Dudaklarının niteliklerini bütün ömrü boyunca yazamaz;
2karanlık, Hızır'ın kalemine hayat suyu mürekkebi verse bile.
İkinci beyit yazının sınırını çizer: Hızır'ın kalemi karanlıktan hayat suyu mürekkebi alsa bile dudakları anlatmaya ömür yetmez. Efsanevi araçların yetersizliği, övgünün ölçüsünü büyütür.
- 3
Men fakîrem sen vergil zekât-ı hüsn kim
Şer' içinde hem manadur hem sana vâcib zekât
1Ben yoksulum, sen zenginsin; güzelliğinin zekâtını ver;
2şeriata göre zekât hem benim hakkım hem senin borcundur.
Üçüncü beyit fıkıh diline geçer: yoksul ile zengin ilişkisi kurulur ve güzelliğin zekâtı istenir. İstek böylece lütuf dilenmekten çıkıp karşı tarafa yüklenmiş bir borç gibi sunulur.
- 4
Görmeyince ışkunı îmâna gelmez âşıkun
Yüz peygamber cem' olub gösterseler min mu'cizât
1Âşık, senin aşkını görmeden imana gelmez;
2yüz peygamber bir araya gelip bin mucize gösterse de.
Dördüncü beyit imanı aşka bağlar: yüz peygamber bin mucize gösterse de âşık, aşkı görmeden inanmaz. Sayı yığılması, kanıtın niceliğinin değil türünün belirleyici olduğunu söyler.
- 5
-ı âsâr kudretdür vücûd-ı kâmilün
Feyz-i fıtratdan garaz sensen tufeylün kâ'inât
1Olgun insanın varlığı, kudret eserlerinin göründüğü yerdir;
2Yaratılış feyzinin amacı sensin; kâinat senin uğruna var olmuştur.
Beşinci beyit olgun varlığı kudret eserlerinin göründüğü yer sayar. Yaratılışın amacı sevgiliye bağlanır, kâinat ona eklenmiş bir konuk konumuna iner; övgü metafizik bir düzene yerleşir.
- 6
Cevher-i zâtundadur mecmu-ı evsâf-ı kemâl
Bu sıfât ile ki sensen kandadur bir pâk zât
1Bütün olgunluk nitelikleri özünün cevherindedir;
2senin taşıdığın bu sıfatlarla başka nerede temiz bir varlık bulunur?
Altıncı beyit sıfatları tek bir yerde toplar: bütün olgunluk nitelikleri özün cevherindedir. Ardından gelen soru, bu sıfatları taşıyan başka birinin bulunamayacağını dolaylı yoldan iddia eder.
- 7
Işka tâ düşdün Fuzûlî çekmedün dünya gamın
Bil ki kayd-ı ışk imiş dâm-ı ta'allûkdan necât
1Ey Fuzûlî, aşka düştüğünden beri dünya gamı çekmedin;
2bil ki aşk bağı, bağlılık tuzağından kurtuluştur.
Makta bir hesap çıkarır: aşka düşüldüğünden beri dünya gamı çekilmemiştir. “Kayd” ile “dâm” sözcükleri iki bağı karşılaştırır; aşkın zinciri, dünyaya bağlanma tuzağından kurtuluş sayılır.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'ın 145260 numaralı sabit revizyonu 14 şiir dizesi içerir. Abdülhakim Kılınç'ın 2025 YEK Fuzûlî Dîvânı sınır, vezin ve aparat karşılaştırması sağlar: G43, basılı/PDF 405; sonraki başlık PDF 406. İlk dizede sabit kaynak “cânım”, tenkitli tanık “cismim” okur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Matla iltifatı hayat kaynağı yapar ve karşılığını hemen söyler: kesilirse ölüm gelir. “Her dem” iki dizede de yinelenir; diriliş bir kez olup biten bir olay değil, sürekli tazelenmesi gereken bir işlem olur.