Ney kimi her dem ki bezm-i vaslunı yâd eylerem
Kavuşmayı andıkça ney gibi feryat eder; ruhu kafesten salma, kanlı gözyaşı ve ulaşılamayan sevgili imgelerinden geçerek Mecnun'un adını silip kendi adını bırakma iddiasına varır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ney kimi her dem ki bezm-i vaslunı yâd eylerem
Tâ nefes vardur kuru cismümde feryâd eylerem
1Her ne zaman kavuşma meclisini ansam ney gibi
2kuru bedenimde nefes oldukça feryat ederim.
- 2
Rûz-ı hicrândur sevin ey murg-ı rûhum kim bugün
Bu kafesden men seni elbette âzât eylerem
1Bugün ayrılık günüdür; sevin ey ruh kuşum, çünkü
2seni bu kafesten elbette özgür bırakacağım.
İkinci beyit ayrılık gününü ruh kuşuna müjde diye sunar. Kafesten salıverme, ölümü öven bir çağrı değil ayrılık gününe verilmiş ters bir karşılıktır; keder sevinç diliyle söylenir.
- 3
Vehm edüp tâ salmaya sen mâha mihrin hîç kim
Kime yetsem cevr ü zulmünden ana dâd eylerem
1Sen aya hiç kimse sevgi göstermesin diye korkarak,
2kime rastlasam senin eziyet ve zulmünden ona şikâyet ederim.
Üçüncü beyit şikâyeti bir yönteme çevirir: karşılaşılan herkese zulüm anlatılır ki kimse sevgiliye gönül vermesin. Dert paylaşımı böylece dürüst bir dökülme değil, hesaplı bir caydırma olur.
- 4
Kan yaşum kılmaz vefâ giryân gözüm isrâfına
Munca kim her dem ciger kanından imdâd eylerem
1Kanlı gözyaşım, ağlayan gözümün israfına yetmiyor;
2bu yüzden her an ciğer kanından yardım alıyorum.
Dördüncü beyit gözyaşını bütçe diliyle ölçer: kanlı yaş israfa yetişmez, ciğer kanından takviye gerekir. Ağlama bir duygu değil, kaynağı tükenen bir üretim işi gibi anlatılır.
- 5
İncimen her nice kim eylese
Yâr cevri içün gönül bî-dâda mu'tâd eylerem
1Rakip ne kadar zulmetse de incinmem;
2gönlümü sevgilinin eziyeti için zulme alıştırıyorum.
Beşinci beyit acının kaynağına göre değer biçer: rakibin zulmü incitmez, çünkü gönül yalnız sevgiliden gelen eziyete alıştırılmaktadır. Dayanıklılık, seçilmiş bir alıştırmanın sonucu sayılır.
- 6
Bilmişem bulman visâlin lîk bu ümmîd ile
Gâh gâh öz hâtır-ı nâ-şâdumı şâd eylerem
1Kavuşamayacağımı biliyorum; fakat bu umutla
2bazen üzgün gönlümü sevindiriyorum.
Altıncı beyit bilgi ile umudu ayırır: kavuşulmayacağı bilinir, yine de o umutla ara ara sevinilir. “Gâh gâh” ifadesi bu tesellinin sürekli değil, kesik kesik çalıştığını gösterir.
- 7
Levh-i âlemden yudum eşk ile Mecnûn adını
Ey Fuzûlî men dahi âlemde bir ad eylerem
1Âlemin levhasından Mecnun adını gözyaşıyla sildim;
2Ey Fuzûlî, ben de âlemde bir ad bırakıyorum.
Makta bir ad değişimi ilan eder: gözyaşı âlemin levhasından Mecnun'un adını silmiştir. Aynı su hem silici hem yazıcıdır; şair kendi adını, sildiği adın boşalttığı yere koyar.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'ın 145251 numaralı sabit revizyonu 14 şiir dizesi içerir. Abdülhakim Kılınç'ın 2025 YEK Fuzûlî Dîvânı sınır, vezin ve aparat karşılaştırması sağlar: G193, basılı/PDF 559; sonraki başlık PDF 560. Matla dizesinde sabit kaynak “kimi”, tenkitli tanık “gibi” okur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Matla sesi bir çalgıya bağlar: ney gibi feryat etmek, içi boşalmış bir gövdeden nefes geçmesi demektir. “Kuru cism” nitelemesi, sesin kaynağını canlılık değil boşluk yapar.