DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Fuzûlî/Ol ki her sa'at gülerdi çeşm-i giryânım görüp
Gazel · 7 beyit · 16. yüzyıl

Ol ki her sa'at gülerdi çeşm-i giryânım görüp

Acımasız sevgilinin bile ağladığı perişan hâli; yara, gökyüzü, güneş, ay ve suya düşen servi imgeleriyle büyütür, âşığı ayıplayanın sevgiliyi hiç görmediğini söyler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ol ki her sa'at gülerdi çeşm-i giryânım görüp

    Ağlar oldu hâlime bî-rahm cânânım görüp

    1Ağlayan gözümü görüp her saat gülen kişi

    2hâlimi görünce ağlar oldu, o acımasız sevgilim.

    Matla bir tavır değişimini bildirir: her saat gülen kişi artık ağlamaktadır. “Bî-rahm” nitelemesi buna rağmen değişmez; acımasız sayılanın ağlaması, hâlin ağırlığını dolaylı yoldan ölçer.

  2. 2

    Eyleyen ta'yin-i cezâ-yi müdâvâ derdime

    Terk edip cem' etmedi hâl-i perîşânım görüp

    1Derdime uygulanacak tedavinin karşılığını belirleyen kişi

    2perişan hâlimi görünce tedaviyi bırakıp beni toparlamadı.

    İkinci beyit tedaviyi yarıda bırakır: derde karşılık biçen kişi perişanlığı görünce toparlamaktan vazgeçer. Dağınıklığın onarılmaması, bakanın acımasından çok vazgeçişini gösterir.

  3. 3

    Lâle-ruhlar göğsümün çâkine kılmazlar nazar

    Hiç bir rahm eylemezler dâğ-i hicrânım görüp

    1Lale yanaklılar göğsümdeki yarığa bakmazlar;

    2ayrılık yaralarımı görünce hiçbiri acımaz.

    Üçüncü beyit bakışları geri çevirir: lale yanaklılar göğüsteki yarığa bakmaz bile. Yara açıkta durduğu hâlde görülmemesi, redifin kurduğu görme-tepki zincirini ilk kez kırar.

  4. 4

    Tut gözün ey çerhin ki devrin terk edip

    Kalmasın hayrette çeşm-i gevher efşânım görüp

    1Ey gönül dumanı, gökyüzünü gözet ki dönüşünü bırakıp

    2cevher saçan gözümü görünce hayrette kalmasın.

    Dördüncü beyit göğe seslenir ve bir koruma ister: gönül dumanı feleği gözetsin. Cevher saçan gözün karşısında feleğin dönmeyi bırakıp hayrete düşme ihtimali, ağlamanın etkisini evren ölçeğine taşır.

  5. 5

    Pertev-i hur-şîd sanmam yerde kim devr-i felek

    Yere urmuş âf-tâbın mâh-i tâbânım görüp

    1Yerde gördüğüm şeyi güneş ışığı sanmam; felek

    2parlak ayımı görünce güneşi yere vurmuş.

    Beşinci beyit yerdeki ışığı reddeder: bu güneş parıltısı değil, göğün yere çarptığı güneştir. Gerekçe sevgilinin parlaklığıdır; karşılaştırma yenilgiyle biten bir yarışa dönüşür.

  6. 6

    Suda aks-i serv sanmam kim koparıp bağ-bân

    Suya salmış servini serv-i hırâmânım görüp

    1Suda servi yansıması sanmam; bahçıvan

    2salınan servimi görünce servisini koparıp suya atmış.

    Altıncı beyit önceki kalıbı yineler ama nesneyi değiştirir: sudaki görüntü yansıma değil, koparılıp atılmış servidir. Bahçıvanın öfkesi, sevgilinin salınışıyla kurulan üstünlüğün karşılığıdır.

  7. 7

    Ey Fuzûlî bil ki ol gül-'ârızı görmiş değil

    Kim ki ayb eyler benim çâk-i girîbânım görüp

    1Ey Fuzûlî, o gül yanaklıyı görmemiştir

    2yakası yırtık hâlimi görüp beni ayıplayan kişi.

    Makta ayıplayanı bilgisizlikle suçlar: yakası yırtık hâli kınayan kişi sevgiliyi görmemiştir. Redif son kez kullanılır ve görme, hüküm vermenin tek geçerli koşulu olarak öne sürülür.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'ın 145266 numaralı sabit revizyonu 14 şiir dizesi içerir. Abdülhakim Kılınç'ın 2025 YEK Fuzûlî Dîvânı sınır, vezin ve aparat karşılaştırması sağlar: G32, basılı/PDF 394; sonraki başlık PDF 395. Vikikaynak sayfasının görünen başlığı şiirin matla dizesi değildir.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirYâ Rab hemîşe et lutfunu reh-nümâ manaFuzûlî · Gazel · 8 beyit

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

çeşm-i giryân

Ağlayan göz

lâle-ruh

Lale yanaklı güzel

dûd-i dil

Gönül dumanı

gevher-efşân

Cevher saçan

serv-i hırâmân

Salınarak yürüyen servi; sevgili

çâk-i girîbân

Yırtılmış yaka