DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Fuzûlî/Yâ Rab hemîşe et lutfunu reh-nümâ mana
Gazel · 8 beyit · 16. yüzyıl

Yâ Rab hemîşe et lutfunu reh-nümâ mana

Tanrı'dan kendisine varan yolu, doğru rehberi ve hata için af ister; kendi isteğini ilahî murada bağlayıp heves hapsinden ve benlik bağından kurtuluş diler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Yâ Rab hemîşe et lutfunu mana

    Gösterme ol tarîki ki gitmez sana mana

    1Ey Rabbim, lütfunu her zaman bana yol gösterici et;

    2bana, sana varmayan yolu gösterme.

    Matla duayı bir yön isteğiyle açar: lütuf yol gösterici olsun, varmayan yol hiç gösterilmesin. Olumlu istekle olumsuz isteğin aynı beyitte durması, duayı bir seçim değil bir eleme işi yapar.

  2. 2

    Kat'eyle âşinâluğum andan ki gayrdur

    Ancak öz âşinâlarun et âşinâ mana

    1Senden başkasına ilişkin aşinalığımı kes;

    2beni yalnız kendi dostlarınla tanıştır.

    İkinci beyit tanışıklığı ikiye ayırır: gayrıyla olan kesilsin, kendi dostlarıyla kurulsun. “Âşinâ” sözcüğünün yinelenmesi, isteği ilişki ağını yeniden kurma talebi hâline getirir.

  3. 3

    Bir yolda sâbit et kadem-i i'tibârumı

    Kim reh-ber-i şerî'at ola mana

    1İtibar ayağımı öyle bir yolda sabit tut ki

    2şeriatın rehberi bana önder olsun.

    Üçüncü beyit sağlamlığı ayakla ölçer: itibar adımı sabit kalsın. İstenen dayanak kişisel bir sezgi değil, şeriat rehberinin önderliğidir; kararlılık dışarıdan gelen bir kılavuza bağlanır.

  4. 4

    Yok mende bir amel sana şâyeste ah eger

    A'mâlüme göre vere adlün cezâ mana

    1Sana yaraşır bir amelim yok; ah, eğer

    2adaletin amellerime göre bana ceza verirse.

    Dördüncü beyit elindekini sayar ve boş bulur: yaraşır bir amel yoktur. Ardından adalet bir tehdit gibi anılır; hak edilen karşılık istenmez, çünkü hesap tam yapılırsa sonucu ağır olacaktır.

  5. 5

    Havf-i hatâda muztaribem var ümîd kim

    Lutfun vere -i afv-i hatâ mana

    1Hata korkusuyla titriyorum; umarım

    2lütfun bana hatanın affı müjdesini verir.

    Beşinci beyit korkuyu titremeyle bildirir ve hemen umuda geçer. İstenen şey affın kendisinden önce onun müjdesidir; kaygıyı yatıştıracak olan sonuç değil, sonuca dair bir haberdir.

  6. 6

    Men bilmezem mana geregin sen hakîmsen

    Men'eyle verme her ne gerekmez sana mana

    1Ben bana gerekeni bilmem, sen hikmet sahibisin;

    2bana gerekmeyen her şeyi yasakla, verme.

    Altıncı beyit bilgisizliği kabul ederek istekten vazgeçer: neyin gerektiğini bilen sen olduğuna göre gereksiz olanı hiç verme. Dua burada bir talep listesi değil, talep hakkının geri bırakılmasıdır.

  7. 7

    Oldur mana murâd ki oldur sana murâd

    Hâşâ ki senden özge ola müdde'â mana

    1Benim muradım, senin muradın olandır;

    2hâşâ, senden başka bir isteğim olsun.

    Yedinci beyit iki muradı üst üste getirip ikisini bir sayar. “Hâşâ” sözü ayrı bir istek ihtimalini reddeder; kişisel arzunun kendine ait bir içeriği kalmadığı ilan edilir.

  8. 8

    Habs-i hevâda koyma Fuzûlî-sıfat esîr

    Yâ Rab hidâyet eyle mana

    1Fuzûlî gibi beni heves hapsinde esir bırakma;

    2Ey Rabbim, bana benliğin yok olması yolunu göster.

    Makta iki mekân kurar: heves hapsi ve fenâ yolu. İstenen kurtuluş bedensel bir son değil, benlik iddiasının silinmesidir; şair adını esirlerin arasına koyarak duayı kendine bağlar.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'ın 145258 numaralı sabit revizyonu 16 şiir dizesi içerir. Abdülhakim Kılınç'ın 2025 YEK Fuzûlî Dîvânı sınır, vezin ve aparat karşılaştırması sağlar: G3, basılı/PDF 361; sonraki başlık PDF 362. Sabit kaynak “mana”, tenkitli çeviriyazı “maña” biçimini verir.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirZülfü kimi ayağın koymaz öpem nigârumFuzûlî · Gazel · 7 beyit

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

reh-nümâ

Yol gösteren

muktedâ

Önder, kendisine uyulan

havf-i hatâ

Hata korkusu

beşâret

Müjde

müddeâ

İstek, amaç

tarîk-i fenâ

Tasavvufta benlik iddiasının yok oluş yolu