Zülfü kimi ayağın koymaz öpem nigârum
Sevgilinin yanında kıl kadar değeri olmadığını söyleyen âşık, aşk eziyetini bela baharı, elindeki kadehi değişmez bir tasvir ve deliliği dışlanmaya karşı tepki olarak işler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Zülfü kimi ayağın koymaz öpem nigârum
Yohdur anun yanında bir kılca i'tibârum
1Sevgilim, zülfüne izin verdiği gibi ayağını öpmeme izin vermez;
2onun yanında bir kıl kadar değerim yoktur.
- 2
İnsâf hoşdur ey ışk ancak meni et
Ha böyle mihnet ile geçsün mi rûzigârum
1Ey aşk, insaf güzeldir; beni zayıf düşür ama
2ömrüm hep böyle mihnetle mi geçsin?
İkinci beyit aşka seslenir ve pazarlığa girer: zayıf düşürülmeye razıdır, süresizliğe değil. “İnsâf hoşdur” sözü şikâyeti bir hak arayışı gibi kurar; itiraz acıya değil, acının sonsuzluğunadır.
- 3
Bildi temâm-ı âlem kim derd-mend-i ışkam
Yâ Râb henûz hâlüm bilmez mi ola yârum
1Bütün dünya aşk derdi çektiğimi bildi;
2Acaba sevgilim hâlimi hâlâ bilmiyor mu, ey Rabbim?
Üçüncü beyit tanıklığın dağılımını sorgular: bütün dünya durumu bilirken tek bilmeyen sevgilidir. Bilginin herkese ulaşıp asıl muhataba ulaşmaması, ilgisizliğin en somut kanıtı olarak sunulur.
- 4
Vaslundan ayru n'ola kanun tökelse gül gül
Men -i belâyem bu fasldur bahârum
1Kavuşmandan ayrı kalınca kanım gül gül dökülse ne olur?
2Ben bela gül fidanıyım; bu mevsim benim baharımdır.
Dördüncü beyit kanı çiçeğe çevirir: dökülen kan gül gül açar, âşık kendini bela gül fidanı ilan eder. Ayrılık mevsimi böylece yıkım değil, kendi türünde bir bahar sayılır.
- 5
Tasvîr eden vücûdum yazmış elümde
Ref' olmağa bu sûret yoh elde ihtiyârum
1Beni tasvir eden, elimde kadeh çizmiş;
2bu görüntünün silinmesi benim elimde değildir.
Beşinci beyit kaderi bir resme bağlar: âşığı çizen kişi eline kadeh koymuştur. “İhtiyâr” sözcüğü seçme gücünü bildirir; çizilmiş bir görüntünün silinemeyeceği söylenerek irade elden alınır.
- 6
Dûr istemen zemânı mey neş'esin başumdan
Toprağ olanda yâ Râb et gubârum
1Şarabın neşesini hiçbir zaman başımdan uzak istemem;
2Ey Rabbim, toprağa dönünce tozumu şarap tortusu eyle.
Altıncı beyit isteği ölümün ötesine taşır: toprağa dönen bedenin tozu şarap tortusu olsun. Neşenin sürekliliği bir dua biçimine sokulur ve içki, ölümden sonra da bırakılmayan tek bağ olarak kalır.
- 7
Rusvâlarından ol meh saymaz meni Fuzûlî
Dîvâne olmayum mı dünyâda yoh mu ârum
1O ay yüzlü sevgili, rezil olanları arasında beni saymaz;
2Deli olmayayım mı; dünyada hiç mi arım yok?
Makta dışlanmayı sayım diliyle söyler: sevgili onu rezilleri arasına bile katmaz. Ardından gelen soru deliliği bir seçim değil, itibar kaybına verilmiş karşılık gibi gerekçelendirir.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'ın 145147 numaralı sabit revizyonu 14 şiir dizesi içerir. Abdülhakim Kılınç'ın 2025 YEK Fuzûlî Dîvânı sınır, vezin ve aparat karşılaştırması sağlar: G188, basılı/PDF 554; sonraki başlık PDF 555. Matla dizesinde sabit kaynak “kimi”, tenkitli tanık “gibi” okur. Dördüncü beytin ilk dizesinde sabit kaynak “kanun”, YEK G188/PDF 554 ise “kanum” okur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Yâ Rab bela-yı aşk ile kıl âşîna beniFuzûlî · 5 beyitli gazel→
Açılış beyti bir kıskançlık ölçüsü kurar: zülüf ayağa değebilirken âşığa aynı yakınlık yasaktır. İkinci dize farkı sayıya döker; değer “bir kılca” kadardır ve ölçü birimi yine sevgilinin saçından alınır.