Ne çeker kulların serhad elinde
Hasan, sınır boyundaki askerlerin acısını hükümdara duyurur; kaybedilen kaleleri, şehitleri ve tutsakları sayarak ilgisizliğe sitem eder. Gazilerin savaşa hazır oluşu ile hâllerinin sorulmaması karşılaştırılır; Tamışvar’ın düşmana ancak tüm askerler kırılırsa verileceği kararlılığıyla kapanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ne çeker kulların elinde
Bilinmez hünkârım görülmeyince
1Kullarının sınır boyunda neler çektiğine bak.
2Hükümdarım görülmeyince hâli bilinmez.
- 2
Bunca memleketin kâfir elinde
Kaldı, inanmadın ayrılmayınca
1Bunca memleket düşman elinde kaldı.
2Kaldı; ayrılmayınca inanmadın.
Memleketlerin düşman elinde kalışı kesin bir kayıp olarak verilir; ayrılmadan inanmama sözü, kaybın kabulündeki gecikmeyi kapalı biçimiyle korur.
- 3
Kimi şehit oldu, kimi
Kâfirin elinde inleriz
1Kimi şehit oldu, kimi tutsak düştü.
2Düşman elinde inleyip dururuz.
Şehitlik ve tutsaklık savaşın iki sonucudur; düşman elindeki sürekli inilti, toplu kaybı hayatta kalanların acısıyla sürdürür. Esirlerin kesilmeyen sesi, sınır savaşını tek anlık çarpışmadan uzun süren insanî yıkıma taşır.
- 4
İstergonla Bodin, İygir, Oyuvar
Ele girmez şahım yorulmayınca
1İstergonla Bodin, İygir, Oyuvar.
2Şahım, yorulmadan bu yerler ele geçirilemez.
İstergon, Bodin, İygir ve Oyuvar tek tek sayılarak coğrafi kayıp görünür kılınır; bu yerlerin alınması hükümdarın yorucu seferine bağlanır. Kent adlarının ardışıklığı, soyut yenilgiyi harita üzerinde izlenebilen bir geri çekilişe dönüştürür.
- 5
Gaziler başına takıp
Kırardı ’yi, Macar, Frengi
1Gaziler başına takıp çelengi.
2Avusturyalıyı, Macarı ve Frenkleri kırardı.
Gazilerin başındaki çelenk askerî şerefi gösterir; Avusturyalı, Macar ve Frenk düşmanların kırılması bu şerefin savaş eylemindeki karşılığıdır.
- 6
Neylesin kulların edemez
Halü hatırları sorulmayınca
1Kulların ne yapsın; savaş edemiyor.
2Hâlleri ve hatırları sorulmayınca.
Kulların savaşamaz hâli güçsüzlükten çok sahipsizliğe bağlanır; hâl ve hatır sorulmaması, askerî yenilginin ardındaki yönetim ihmalidir. Hükümdarın ilgisizliği vurgulanınca askerlerin çaresizliği kişisel korkaklık değil, başsız bırakılmanın sonucudur.
- 7
HASAN der göklere çıkmıştır ahım
Hudam bağışlasın yoktur günahım
1HASAN der: Ahım göklere yükselmiştir.
2Allah'ım bağışlasın yoktur günahım.
Hasan’ın göğe çıkan ahı yakınmanın büyüklüğünü duyurur; günahsızlık dileği, bu sitemin Allah huzurunda bağışlanma arzusuyla dengelendiğini gösterir.
- 8
Tamışvar kalesin bil padişahım
Vermeyiz kâfire kırılmayınca
1Padişahım, Tamışvar Kalesi’nin hâlini bil.
2Hepimiz kırılmadıkça kaleyi düşmana vermeyiz.
Tamışvar’ın durumunu bilme çağrısı doğrudan padişaha yönelir; askerlerin ancak bütünüyle kırıldıklarında kaleyi bırakacakları kararlılığı bildirir.
Metnin kaynağı
Âşık Hasan isnadı, 1938 baskısındaki bölüm yerleşimi ve gövdede görünen mahlas için farklı bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulandı. İsnadı kesinleşmemiş iki kayıt bu diziye alınmadı.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Âşık Hasan, basılı No. 5, PDF 79; 8 birim/16 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır; tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Sınır boyundaki kulların çektiği sıkıntı hükümdarın dikkatine sunulur; hükümdar görünmeyince bu hâlin bilinmemesi yönetim uzaklığını eleştirir.