Ağlayı ağlayı düştüm dağlara
Kerem, ceylan gözlü sevgilinin ardından dağlara düşer; gözyaşı sele, yolculuk ise gezilmedik yer bırakmayan bir sürgüne dönüşür. Feleğin gençliğe acımaması ve rakibin gül bahçesine yönelmesi sitemi artırır; şair, genç yaşta ölümü kabul ettiğini ve hâlini soran kimse kalmadığını söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ağlayı ağlayı düştüm dağlara
Başıma gelmedik haller mi kaldı
1Ağlayı ağlayı düştüm dağlara.
2Başıma gelmedik haller mi kaldı.
- 2
Bir ahu gözlünün meftunu oldum
Didemden akmadık seller mi kaldı
1Bir ahu gözlünün tutkunu oldum.
2Gözümden akmadık seller mi kaldı.
Ceylan gözlü sevgiliye tutulma aşkın sebebidir; gözden akmadık sel kalmaması, bu güzelliğin bedelini taşkın gözyaşıyla ölçer. Sel ölçüsündeki yaş, ceylan bakışının cazibesini aynı büyüklükte bir bedelle karşılaştırır.
- 3
Elimden aldırdım konca gülümü
Gurbet ele saldı Mevlâ yolumu
1Elimden aldırdım gonca gülümü.
2Gurbet ele saldı Mevlâ yolumu.
Gonca gül sevgilinin elden alınışını simgeler; Mevlâ’nın yolu gurbete salması, kişisel kaybı kaderce belirlenmiş uzaklığa bağlar. Gonca gülün kaybı ile gurbet yolu birleşince sevgiliden ayrılık hem insan eliyle hem kaderle mühürlenir.
- 4
Gün begün artırdım ahü zârımı
Şimdi yollar mı kaldı
1Günden güne artırdım inleyişimi.
2Şimdi gezmediğim yollar mı kaldı.
İnleyişin günden güne artması acının büyümesini gösterir; gezilmedik yol kalmaması, huzursuzluğun geniş coğrafyasını açar. Bitmeyen yollar, her gün artan inleyişin dinlenebileceği sabit bir mekân kalmadığını anlatır.
- 5
Felek kıyar bakmaz bu genç çağlara
Deli gönül çıkmış yüce dağlara
1Felek acımaz, bu genç yaşlara bakmaz.
2Deli gönül çıkmış yüce dağlara.
Felek gençliğe acımadan davranır; deli gönlün yüce dağlara çıkışı, korunaksız yaşta sürdürülen uzun kaçışı görünür kılar. Genç yaş vurgusu, feleğin merhametsizliğini artırırken dağ yolculuğunu erken gelen bir sürgüne dönüştürür.
- 6
gider m-ola güllü bağlara
Engeller dermedik güller mi kaldı
1Rakip gider mi acaba güllü bağlara.
2Engellerin dermediği gül mü kaldı?
Rakibin güllü bağlara gidişi kıskançlık doğurur; engellerin dermediği gül kalmaması, sevgili çevresinin bütünüyle yağmalandığını söyler. Rakibin bağa girişi, âşığın yalnız sevgiliyi değil onun çevresindeki bütün güzellikleri kaybettiği korkusudur.
- 7
Bir vefasız yardan çekem zulümü
Genç yaşımda kabul ettim ölümü
1Bir vefasız yardan çekeyim zulümü.
2Genç yaşımda kabul ettim ölümü.
Vefasız sevgiliden çekilen zulüm doğrudan adlandırılır; genç yaşta ölümü kabul etmek, bu ilişkinin ulaşabileceği en ağır sonucu gösterir. Ölümü kabullenmek, vefasızlığın geçici kırgınlığı aşıp yaşam arzusunu söndüren bir zulme dönüştüğünü bildirir.
- 8
Hiç kimseler sormaz benim halimi
KEREM gezmediğim eller mi kaldı
1Hiç kimseler sormaz benim halimi.
2KEREM gezmediğim eller mi kaldı.
Hâlini soran kimsenin bulunmaması yalnızlığı tamamlar; Kerem’in gezmediği el kalmaması, arayışın hem geniş hem sonuçsuz olduğunu bildirir. Eller boyunca dolaşmak ile hâli sorulmamak arasındaki karşıtlık, geniş yolculuk içindeki mutlak yalnızlığı tamamlar.
Metnin kaynağı
Kerem isnadı, 1938 baskısındaki bölüm yerleşimi ve gövdede görünen mahlas için farklı bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulandı. İsnadı kesinleşmemiş iki kayıt bu diziye alınmadı.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Kerem, basılı No. 9, PDF 85–86; 8 birim/16 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır; tarama yeniden dağıtılmaz. Basılı aparat: dize 11, [1]: Gider mi ola yerine.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Ağlayarak dağlara düşmek kederi yolculuğa dönüştürür; başa gelmedik hâl kalmaması, çekilen sıkıntının sınır tanımadığını bildirir. Dağa düşüş, iç acının kişiyi evinden koparıp sürekli dolaşmaya zorlayan dış hareketidir.