Sâki-i kevserdürür cennette Şîr-i Girdigâr
Ali’nin yiğitliği, peygamber yakınlığı, velâyeti ve kerametleri altı bentte övülür; her bent Zülfikar sözüyle kapanır ve son bentte Kızılbaş kimliği açıklanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sâki-i kevserdürür cennette
Rahm-i mâderden olubdur Mustafâ’ya yâdigâr
Oldu seyfinden anın dîn-i Muhammed âşikâr
Leşker-i küffarı tîginden geçirdi
Yâ nice medh etmeyim dünyâ vü ukbâ nâmı var
lâ seyfe illâ Zülfikar
1Cennette Kevser sâkisidir, Tanrı’nın aslanıdır.
2Ana rahminden beri Mustafa’ya yadigârdır.
3Muhammed’in dini onun kılıcıyla görünür oldu.
4Kâfir ordusundan sayısız kişiyi kılıcından geçirdi.
5Dünya ve ahirette adı varken onu nasıl övmeyeyim?
6Ali’den başka yiğit, Zülfikar’dan başka kılıç yoktur.
- 2
Zevc-i bint-i Fahr-ı âlem ibn-i amm-i Mustafâ
Tâ ezelden oldürür sırr-ı nebîye âşinâ
Vâris-i Peygamber oldur vâkıf-ı sırr-ı Hudâ
Âl ü evlâdına bin cânım dahi olsun fedâ
Yâ nice medh etmeyim dünyâ vü ukbâ nâmı var
lâ seyfe illâ Zülfikar
1Âlemlerin övüncünün kızının eşi, Mustafa’nın amcasının oğludur.
2Ezelden beri peygamberlik sırrına aşinadır.
3Peygamberin vârisi, Tanrı sırrını bilendir.
4Soyuna ve evlatlarına bin canım feda olsun.
5Dünya ve ahirette adı varken onu nasıl övmeyeyim?
6Ali’den başka yiğit, Zülfikar’dan başka kılıç yoktur.
Peygamberin kızıyla evlilik, amcaoğulluğu ve nebevî sırra ezelden aşinalık Ali’yi aile ve bilgi mirasının merkezine yerleştirir; şair canlarını onun evladına adar. Akrabalık bağları nebevî sır bilgisiyle tamamlanır; soy yakınlığı, manevî mirasa vâris olmanın dayanağı hâline gelir.
- 3
Hem Ali’dir hem velîdir hem velâyet şâhıdır
Hem nücûm u hem şemis hem de felekler mâhıdır
İns ü cinnin zâhir ü bâtında pâdişâhıdır
Kâfirin küfrüdürür hem mü’minin penâhıdır
Yâ nice medh etmeyim dünyâ vü ukbâ nâmı var
lâ seyfe illâ Zülfikar
1Hem Ali’dir, hem velidir, hem velâyet şahıdır.
2Hem yıldızdır, hem güneştir, hem de göklerin ayıdır.
3İnsanların ve cinlerin görünürde ve içte padişahıdır.
4İnkârcının küfrüne karşıdır; müminin sığınağıdır.
5Dünya ve ahirette adı varken onu nasıl övmeyeyim?
6Ali’den başka yiğit, Zülfikar’dan başka kılıç yoktur.
Ali’nin veli ve velâyet şahı oluşu güneş, yıldız ve ay imgeleriyle kozmik ölçekte büyütülür; insan ve cin üzerindeki hükmü mümine sığınak, inkârcıya karşı sınır olarak kurulur. Gök cisimleriyle kurulan büyütme, Ali’nin velâyetini yeryüzü sınırlarından çıkarıp insan ve cin âlemlerine yayar.
- 4
Şâfi’-i rûz-ı kıyâmet vâli-i mülk-i velî
Kâşif-i genc-i hakîkat evliyalar ekmeli
Mesken etti kendine inkâr kılanlar esfeli
Mu’cizâtı kıldı irşad dehr-i dûnu echeli
Yâ nice medh etmeyim dünyâ vü ukbâ nâmı var
lâ seyfe illâ Zülfikar
1Kıyamet gününün şefaatçisi, velâyet ülkesinin yöneticisidir.
2Hakikat hazinesini keşfeden, evliyaların en üstünüdür.
3İnkâr edenler en aşağı yeri kendilerine mesken etti.
4Mucizeleri aşağı dünyayı ve bilgisizi doğru yola yöneltti.
5Dünya ve ahirette adı varken onu nasıl övmeyeyim?
6Ali’den başka yiğit, Zülfikar’dan başka kılıç yoktur.
Kıyamet şefaatçisi ve hakikat hazinesinin kâşifi sıfatları Ali’nin bilgi yönünü öne çıkarır; mucizelerin aşağı dünyayı ve bilgisizi bile doğru yola çağırdığı söylenir. Şefaat ile irşat yan yana geldiğinde Ali hem son günde koruyan hem bu dünyada bilgisizliği gideren rehber olur.
- 5
Âteşe gül ol dese âteş gülistanlık eder
Güle baksa kahr ile güller haristanlık eder
Mûra kılsa iltifat murlar Süleymanlık eder
Taşa arslan ol dese taş elbet arslanlık eder
Yâ nice medh etmeyim dünyâ vü ukbâ nâmı var
lâ seyfe illâ Zülfikar
1Ateşe ‘gül ol’ dese ateş gül bahçesine döner.
2Güle öfkeyle baksa güller dikenliğe döner.
3Karıncaya iltifat etse karıncalar Süleyman gibi hükmeder.
4Taşa ‘aslan ol’ dese taş mutlaka aslana dönüşür.
5Dünya ve ahirette adı varken onu nasıl övmeyeyim?
6Ali’den başka yiğit, Zülfikar’dan başka kılıç yoktur.
Ateşi güle, karıncayı Süleyman’a, taşı aslana çevirebilen söz; kerametleri tersine dönüş ve yükseliş örnekleriyle anlatır, kudret en küçük varlığı bile hükümdarlığa taşır. Karınca ile taşın yükselişi, kerametin değersiz görülen varlıkları bile güç ve canlılık sahibi kılabildiğini gösterir.
- 6
Bildiniz mi siz Yezîd’in bağrının taş olduğun
Zâhiren islâmlığın bâtında olduğun
Ta’n kılman dertleriyle çeşmimin yaş olduğun
Ayb görmen Dertli’nin sizler Kızılbaş olduğun
Yâ nice medh etmeyim dünyâ vü ukbâ nâmı var
lâ seyfe illâ Zülfikar
1Yezid’in bağrının taş olduğunu bildiniz mi?
2Dıştan Müslüman, içten düzenbaz olduğunu bildiniz mi?
3Gözümün yaşarmasını dertlerine bağlayıp kınamayın.
4Dertli’nin Kızılbaş olmasını ayıp görmeyin.
5Dünya ve ahirette adı varken onu nasıl övmeyeyim?
6Ali’den başka yiğit, Zülfikar’dan başka kılıç yoktur.
Yezid’in dıştan Müslüman görünürken içten düzenbazlığı teşhir edilir; Dertli’nin gözyaşı ve Kızılbaş adı ayıp sayılmaması gereken açık bir yas ve bağlılık beyanına dönüşür. Son kıta övgüden açık kimlik beyanına geçer; gözyaşı, Kerbelâ yasını ve Kızılbaş bağlılığını saklamayan kişisel mühürdür.
Metnin kaynağı
Atıf basılı başlık, görünür mahlas ve kanonik kimlik kaydıyla sınırlıdır; benzer mahlaslarla birleştirilmez. Yayın atfı Wikimedia Commons tarihî taraması, Ergun-1955-DERTLI-WAVE-L-DERTLI-N11 ve Public domain historical edition koşullarıyla sınırlandırılmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Bektaşi Şairleri, Cilt 3; kaynak kaydı wave-l-dertli-n11-6D85B5249BE7; tam gövde bağımsız özgün-görüntü denetiminden geçti. Yayın kaynak sürümü: Ergun-1955-DERTLI-WAVE-L-DERTLI-N11; upstream çıkarım sürümü: wave-l-dertli-n11-6D85B5249BE7.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Söyleme ey zahit yalan dinlememDertli (İbrahim) · taşlama→
Ali, Kevser sakisi ve Tanrı aslanı olarak tanıtılır; Muhammed dininin onun kılıcıyla görünür oluşu ve sayısız düşmanı yenmesi, nakarattaki Zülfikar övgüsüne tarihsel güç zemini verir. Kılıç burada yalnız savaş aracı değildir; dinin görünür oluşunu sağlayan kudretin Zülfikar adıyla tekrarlanan simgesidir.