DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Ahmed Erîb Efendi/Sorma gubâr-ı hâtır-ı endûh-kârımı
gazel · 18. yüzyıl

Sorma gubâr-ı hâtır-ı endûh-kârımı

Gazel, sevgilinin bakışı ve yanağındaki ayva tüyü yüzünden kederlenen âşığın kırılışını gizlemesini anlatır. Bekleyiş, Ferhat’ın kazması ve Nâbî’ye sunulan şiir üzerinden sabırlı ama gururlu bir aşk sesi kurar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Sorma -ı endûh-kârımı

    Gör cûş-i fitne-i hat-ı ruhsâr-ı yârımı

    Ömrüm şimâr-ı yeknigeh-i çeşmin eyledim

    Saymam firâkın ile geçen rûzgârımı

    Seng-i sitemle olsa da sad pâre dil yine

    Âyîne gibi gösteremem inkisârımı

    Bir bülbül-i nedîde gül-i nâle ülfetim

    Fark eylemem hazân ile vakt-i bahârımı

    Sayd etti dâm-ı -i âhûyu şîr-i aşk

    Etti şikâr bu dil-i âhû şikârımı

    Ömründe rûy-ı râhat ü ârâm görmesin

    Yollarda vakf eden nigeh-i intizârımı

    Bir tatlı dille etmedin ey gonca fem henüz

    Sîyrâb-ı tesliyet dil-i ümmîd vârımı

    Nakş eyledim derûna hayâlin çü

    Etmem nigâh-ı tîşeye mahrem nigâhımı

    Sîyrâb-ı şevk olurdu göreydi Erîb eğer

    Nâbî efendi bu gazel-i âbdârımı

    1Kederle çalışan gönlümün üzerindeki tozu sorma;

    2sevgilinin yanağındaki ayva tüyünün çıkardığı fitne coşkusuna bak.

    3Ömrümü senin gözünün tek bir bakışına adadım;

    4ayrılığınla geçen zamanı ömürden saymıyorum.

    5Gönül zulüm taşıyla yüz parçaya ayrılsa bile,

    6kırılışımı ayna gibi dışarıya göstermem.

    7Ben, feryat gülüyle dost olmuş görülmemiş bir bülbülüm;

    8sonbaharla bahar vaktini birbirinden ayırmam.

    9Aşk aslanı, ceylan saçının tuzağına yakalandı;

    10böylece ceylan avlayan gönlümü kendi avı yaptı.

    11Bekleyiş içindeki bakışımı yollara bağlayan kişi,

    12ömründe rahatlığın ve huzurun yüzünü görmesin.

    13Ey gonca ağızlı, daha bir tatlı söz söyleyip de

    14umutlu gönlümü teselli suyuna doyurmadın.

    15Ferhat gibi hayalini gönlümün içine kazıdım;

    16bakışımı kazmanın bakışına sırdaş etmem.

    17Ey Erîb, eğer görseydi şevke doyardı

    18Nâbî Efendi benim bu parlak ve akıcı gazelimi.

    Erîb, aynanın kırığı göstermemesi gibi kendi incinmesini saklar; sonbaharla baharı ayıramayan bülbül imgesi, acının sürekliliğini belirtir. Ferhat’ın kayaya kazıdığı suret iç dünyaya taşınır, son beyitte ise gazelin değeri Nâbî’nin varsayılan beğenisiyle ölçülür.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Şiir, bağlı kaynakta Erîb (Ahmed) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.

Atıf kanıtını aç ↗

Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Benzer bir okumaAçıldı gülşen-i hüsnünde lâle-i gül-rengŞeyhülislâm Ârif Hikmet Bey · gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

gubâr-ı hâtır

gönül bulanıklığı ve keder

inkisâr

kırılma, incinme

turra

alına dökülen saç lülesi

Kûhken

dağ delen; Ferhat’ın sıfatı

seng-i sitem

Eziyet taşı.

gonca-fem

Gonca ağızlı.