Süre Süre Avcı Dağdan İndirmiş
Türkü, yavrulu ceylanı yaklaşan avcıya karşı uyaran bir sesle açılır. Sürüden ayrılan ceylanın derisi yüzülür, yarası çaresiz kalır; kaynakta eksik basılan yer adı da değiştirilmeden korunarak sabit 1938 varyantının sınırı gösterilir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
avcı dağdan indirmiş
Kaç yat avcın geldi
1Avcı kovalaya kovalaya onu dağdan indirmiş.
2Yavrulu ceylan, kaç; yere sin, avcın geldi.
- 2
Zalim avcı varmış seni
Kaç yat avcın geldi
1Zalim avcı yanına varıp seni korkutmuş.
2Yavrulu ceylan, kaç; yere sin, avcın geldi.
Zalim avcının ceylanı sindirmesi hem korkutup bastırmak hem hareket alanını daraltmak anlamı taşır. Aynı uyarının yinelenmesi, yaklaşan tehdidin geçmediğini ve anlatıcının hayvanı kurtarmak için sesini yükselttiğini gösterir.
- 3
. . . . Deresinden indi
Sürüden ayırdı anın birisin
1Kaynakta adı boş bırakılan dereden sürüsü indi.
2Avcı onun içinden bir ceylanı ayırdı.
Yer adının baskıda boş bırakılması sürünün hareketini bütünüyle belirsizleştirmez: ceylanlar bir dereden iner. Avcı sürü içinden yalnız birini ayırarak toplu güvenliği parçalar ve seçilen hayvanı savunmasız bırakır.
- 4
avcılar nazik derisin
Kaç yat avcın geldi
1Avcılar narin derisini yüzmüş.
2Yavrulu ceylan, kaç; yere sin, avcın geldi.
Narin derinin yüzülmesi avın sonucunu örtmeden söyler; ceylan artık yalnız kovalanan değil öldürülüp bedeni kullanılan hayvandır. Nakaratın yeniden gelişi, bu sonucu gören sesin öteki yavrulu ceylanları hâlâ kaçmaya çağırdığını hissettirir.
- 5
Böyle mi olur avcıların
Koltuğundan değmiş işler yarası
1Avcıların geleneği böyle mi olur?
2Yarası koltuğunun altına değmiş, işliyor.
Şair avcılığın töresini sorgulayarak yapılanı sıradan bir av başarısı saymaz. Koltuk altına kadar ulaşan ağır yara, ceylanın kaçsa bile taşıdığı bedensel acıyı görünür kılar ve ahlaki soruyu somut bir yaraya bağlar.
- 6
Hekime göstermiş yoktur çaresi
Kaç yat avcın geldi
1Onu hekime göstermişler ama derdine çare bulunmamış.
2Yavrulu ceylan, kaç; yere sin, avcın geldi.
Hekime götürülmesine rağmen çare bulunmaması yaranın geri döndürülemez olduğunu bildirir. Son uyarı artık yalnız yaklaşan avcıdan kaçış değil, daha önce yaralanan ceylanın kaderinin tekrar etmemesi için söylenen acı bir ikazdır.
Metnin kaynağı
Anonim Türküler bölümündeki sabit 1938 varyantıdır. Bu bir kişi kimliği değildir; her şiir yalnız sabit 1938 kaynak varyantı olarak sunulur ve tek bir yaratıcı ima edilmez.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun, Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Anonim Türküler bölümü, basılı No. 2, PDF 303–304; 6 birim/12 dize. Sabit sürüm Ergun-1938-ANONIM-TURKU-2. Yerel görsel yollar yalnız iç kanıt zincirindedir; okur bağlantısı kamuya açık HTTPS taramasına gider.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Turnam uçamamış yolda yorulmuşAnonim Halk Şiiri · Turna ağıdı→
Avcının ceylanı uzun süre kovalayıp dağdan aşağı indirmesi güvenli alanı zorla terk ettirir. Yavrulu ceylana yönelen ‘kaç’ ve ‘yat’ uyarıları telaşlıdır; anne oluşu tehlikenin yalnız kendisini değil yavrusunu da sardığını düşündürür.