Tab’ını gevher-i irfân-ı hünerdâr eyle
Dürrî, uzun müseddeste gönlü şöhret, hırs ve gafletten vazgeçmeye çağırır; yinelenen nakarat, sipahi ya da bey olma arzusuna karşı aklı tedavi etmeyi ve Hakk’a yönelmeyi önerir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Tab’ını -ı hünerdâr eyle
Kalbini eyle
Nice bir âr çeküp şöhreti bir kâr eyle
Belki şöhretten eger âkil isen âr eyle
Ne sipâhî ne beğ ol şöhreti inkâr eyle
Yüri dîvâne gönül aklına tîmâr eyle
Nice bir vâdi-i hırs içre olup
Tek ü pû eyleyesin sür’at ile hemçü sabâ
Menzilin âhir olur çün adem ol râh-ı bekâ
Pes sözüm tutar isen ey dil-i şûrîde nevâ
Ne sipâhî ne beğ ol şöhreti inkâr eyle
Yüri dîvâne gönül aklına tîmâr eyle
Kişver-i aşka olursun şeh-i uşşâk penâh
yeter üstüne ola dûd-ı siyâh
Lâzım olursa dilâ hayl ü alem tabl u sipâh
Yaş döküp sîneni döğ derd ile çek sîneden âh
Ne sipâhî ne beğ ol şöhreti inkâr eyle
Yüri dîvâne gönül aklına tîmâr eyle
Nice bir her dem olup ey dil esîr-i şöhret
Böyle her cânibe dîvâne-veş itmek hareket
Rûz ü şeb olmağ ile
Şöyle benzer ki dilâ aklına gelmiş hiffet
Ne sipâhî ne beğ ol şöhreti inkâr eyle
Yüri dîvâne gönül aklına tîmâr eyle
Tâ bekey meşgale-i hâtıra-i ni’met ü nâz
Tâ bekey mihnet ü renc ü
Dürrîyâ gayrı koyup eyleyesin Hak’ka niyâz
Lâyık oldur ki idüp dîde-i cân ü dili bâz
Ne sipâhî ne beğ ol şöhreti inkâr eyle
Yüri dîvâne gönül aklına tîmâr eyle
1Yaradılışını bilgi cevherleriyle hünerli kıl.
2Kalbini sırlar hazinesinin mahzeni yap.
3Daha ne kadar utanıp şöhreti kazanç sayacaksın?
4Akıllıysan şöhretten utan.
5Ne sipahi ne bey ol; şöhreti reddet.
6Yürü ey divane gönül, aklını tedavi et.
7Daha ne kadar hırs vadisinde yol alacaksın?
8Sabah yeli gibi hızla koşup duracaksın?
9Son durağın yokluk yolu olacaktır.
10Ey perişan gönül, sözümü dinle.
11Ne sipahi ne bey ol; şöhreti reddet.
12Yürü ey divane gönül, aklını tedavi et.
13Aşk ülkesinde âşıkların sığındığı şah olursun.
14Üstüne siyah dumanlı, misk kokulu bir çadır yeter.
15Ey gönül, ordu, sancak, davul ve asker gerekirse,
16Yaş dök, göğsünü döv, derdinle iç çek.
17Ne sipahi ne bey ol; şöhreti reddet.
18Yürü ey divane gönül, aklını tedavi et.
19Ey gönül, daha ne kadar şöhretin esiri olacaksın?
20Her yana divane gibi koşup durmak nedir?
21Gece gündüz sürekli gaflet sarhoşu olma.
22Görünüşe göre aklına bir hafiflik gelmiş.
23Ne sipahi ne bey ol; şöhreti reddet.
24Yürü ey divane gönül, aklını tedavi et.
25Nimet ve naz düşüncesi daha ne zamana kadar?
26Uzun emel, zahmet ve sıkıntı daha ne zamana kadar?
27Ey Dürrî, başkasını bırakıp Hakk’a yalvar.
28Uygun olan, can ve gönül gözünü açmandır.
29Ne sipahi ne bey ol; şöhreti reddet.
30Yürü ey divane gönül, aklını tedavi et.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Dürrî (Bahrizâde Abdülbâki) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Müseddeste her bendin sonunda yinelenen iki dize, dünyevi rütbe ve şöhreti reddedip aklı iyileştirmeyi ana öğüt yapar. Hırs vadisindeki koşu yokluk yoluna çıkar; askerî saltanat yerine aşk ülkesinin manevi hükümdarlığı önerilir. Final nimet, uzun emel ve gafletten Hakk’a dönüş ister.