DDizegâhDijital şiir arşivi
Bütün temalar
Tema

Tasavvuf şiirleri

49 şiir · 20 şair

Tasavvuf şiirinin ayırt edici yanı sözlüğünde değil, gerilimindedir. Aynı kelimeler — sevgili, şarap, meyhane, yol — hem dünyevî hem ilâhî okunabilir ve şiir hangisini kastettiğini bilerek söylemez. Bu belirsizlik bir kusur değil, yöntemdir.

İkinci ayırt edici yan, aşkın tarifidir. Burada aşk teselli etmez; yaralar, yakar, yolda bırakır. Eşrefoğlu Rûmî'de bir cerrah işlemi kadar somuttur, Kul Nesîmî'de ise kınanmayı göze almanın adıdır.

Üçüncüsü, hedefin kavuşmak değil yok olmak oluşudur. “Fenâ” — benliğin erimesi — şiirin sonunda bir başarı gibi anlatılır ve çoğu metin, artık konuşan bir “ben” kalmadığı yerde biter.

Bu sayfadaki şiirler tekke geleneğinin farklı kollarından geliyor ama üçü de aynı üç ilke etrafında dönüyor.

Dönemsel dağılım
113.–14. yüzyıl
114. yüzyıl
415. yüzyıl
516. yüzyıl
417. yüzyıl
1217.–18. yüzyıl
1818. yüzyıl
419. yüzyıl
Arşivden

49 şiir

Katalogda filtrele →
Bu şiirlerin paylaştığı başka temalar