DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Yâr hayâlin sevdâsında gezerim
Şiir · 17. yüzyıl

Yâr hayâlin sevdâsında gezerim

Şair sevgilinin hayaliyle aşk çölünde dolaşır; gözyaşı, dağ, gece, bulut ve ırmakları kendi yasına ortak eder. Bükülen boy, açılan yaralar ve kanlı gözlerle acıyı bedene taşır; sonunda bu derdin ölümüne yol açacağını söyleyip sağ kalanlardan kınanmamayı ister.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Yâr hayâlin sevdâsında gezerim

    Mecnûn’um aşk sahrâsında gezerim

    1Sevgilinin hayalinin sevdasıyla dolaşırım;

    2Mecnun’um, aşk çölünde gezerim.

    Sevgili bedenen görünmez; onun hayali âşığın dolaştığı temel eşlikçidir. Mecnun adı, ıssız aşk sahrasında yönsüz gezişi tanınmış bir anlatıya bağlar; şair kendini o hikâyenin aynısı değil, benzer bir çöl yolcusu olarak kurar.

  2. 2

    Gözlerimin yaşı su gibi çağlar

    Yanımca zincirin sürer ırmağlar

    1Gözlerimin yaşı su gibi çağlar;

    2yanımca ‘zincirin sürer ırmağlar’.

    İlk dize gözyaşının su gibi çağlayışını açıkça söyler. İkinci dizede zinciri sürenin konuşan mı, ırmaklar mı olduğu ve zincirin gerçek mi mecaz mı kullanıldığı kesin değildir; ırmaklara sahiplik ve fail rolü yüklenmeden tarihî söz dizimi korunur.

  3. 3

    Dağlara arzettim derûnum yasın

    Şeb giyer benimçün mâtem libâsın

    1İçimdeki yası dağlara anlattım;

    2gece benim için matem elbisesi giyer.

    İçte saklanan yas dağlara arz edilir ve gece siyah matem elbisesi giyer. Şair kendi duygusunu çevreye yansıtır; dağ dinleyen muhatap, gece ise onun için giyinen yaslı bir beden hâline gelir.

  4. 4

    Semt be semt koparır firkat sadâsın

    Görür de hâlime bulutlar ağlar

    1Ayrılığın sesini semt semt koparır;

    2bulutlar hâlimi görüp ağlar.

    Ayrılık sesi bir merkezde kalmaz, semt semt çoğalarak çevreye yayılır. Bulutların ağlaması yağmuru âşığın acısına cevap yapar; tabiatın bu ortaklığı gerçek bir tanıklık iddiasından çok yalnızlığın şiirsel olarak paylaşılmasıdır.

  5. 5

    Âh etmeden elif kaddim büküldü

    Arttı yaralarım bendler söküldü

    1Ah etmeden elif gibi dik boyum büküldü;

    2yaralarım arttı, bağlar söküldü.

    ‘Âh etmeden’ olumsuz zarf-fiildir; boyun ah etmek yüzünden büküldüğü nedenselliği kaynakta yoktur. Modern aktarım, ah henüz edilmeden veya edilmeksizin boyun bükülmesini korur. İkinci dize yaraların artışı ve bağların çözülüşünü ayrı sonuçlar olarak verir.

  6. 6

    Gözlerimden bunca kanlar döküldü

    Cerâhatten oldu dağ üstü bağlar

    1Gözlerimden bunca kan döküldü;

    2yaralardan ‘dağ üstü bağlar’ oldu.

    Kanlı gözyaşı ilk dizede doğrudan belirtilir. İkinci dizedeki cerahat, dağ ve bağ sözleri yara ile dağlama alanını iç içe geçirir; bunu gerçek bir dağın üzerinde üzüm bağları oluşması gibi coğrafi sahneye çevirmek kanıtsızdır, kapalı ifade literal bırakılır.

  7. 7

    Kan doludur dîdelerim yaş değil

    Demir dayanmaz bu ateşe taş değil

    1Gözlerim yaşla değil kanla doludur;

    2bu ateşe taş bile dayanmaz, demir hiç dayanmaz.

    Gözlerde su yerine kan bulunması kederin olağan sınırı aştığını gösterir. Dayanıklılık karşılaştırmasında önce demir sonra taş anılır; ateş öyle güçlüdür ki cansız ve sert maddelerin bile ona direnemeyeceği ileri sürülür.

  8. 8

    Yâr uğruna can oynadı baş değil

    Ciğer kebâb oldu eridi yağlar

    1Sevgili uğruna ortaya konan baş değil, candır;

    2ciğer kebap oldu, yağlar eridi.

    Şair sevgili uğruna yalnız başını değil, canın tamamını ortaya koyduğunu söyler. Ciğerin kebap olması ve yağın erimesi ateşin bedendeki sonucudur; bu sert mutfak imgesi aşk acısını görünür, kokusu duyulur bir yanmaya çevirir.

  9. 9

    Bu aşk mahabbeti sevdâsı

    Ömer gafilliyin düştü bu derde

    1‘Bu aşk, muhabbeti, sevdası mürde’;

    2Ömer, ‘gafilliyin’; bu derde düştü.

    İlk dizede aşk, muhabbet, sevda ve ‘mürde’ arasındaki tamlama ilişkisi kesin değildir; ‘sevda ölüdür’ yargısı kurulmaz. İkinci dizedeki ‘gafilliyin’ basılı yüzey olarak korunur; bunun doğrudan hitap mı, iyelik mi olduğu ikinci tanık olmadan sabitlenmez.

  10. 10

    Sebeb-i mevtimdir geçte vü erde

    Bakıp kınamasın hâlime sağlar

    1Erken ya da geç ölümümün sebebi budur;

    2sağ kalanlar hâlime bakıp beni kınamasın.

    Aşk derdi ölümün erken ya da geç gerçekleşecek sebebi olarak gösterilir; kesin zaman verilmez. Son istek sağ kalanlara yönelir: Şairin aşırı görünen hâli dışarıdan yargılanmasın, yaşanan acının iç ölçüsü hesaba katılsın.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 şiir No.120 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n120-7AF1E85B551A. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.120, PDF 161; 10 iki dizelik birim/20 dize. Tarama yalnız kanıt olarak bağlandı ve yeniden dağıtılmadı. İçerik aparatı: zincir/ırmak rolleri, ‘âh etmeden’, ‘dağ üstü bağlar’, mürde ve ‘gafilliyin’ yüzeyleri sessizce çözülmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirYâr hilâl kaşların hûnî gözündürÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

aşk sahrâsı

Aşkın uçsuz bucaksız çöl gibi düşünülen alanı.

derûn

İç dünya, gönlün içi.

mâtem libâsı

Yas giysisi.

elif kadd

Elif harfi gibi dik boy.

dîde

Göz.

mürde

Ölü; birimde tamlama ilişkisi kesinleşmemiştir.

Sebeb-i mevt

Ölüm sebebi.