Yüz bin mihnet ile bir bağ yetirdim
Emrah, büyük emekle yetiştirdiği bağı başkasına kaptırmayı sevgiliyi yitirişinin temel benzetmesi yapar. Gözyaşı Ceyhun’a, dertler binlere ulaşır; feleğin yâri elden almasının ardından gelen kötü haber, dostların ağladığı ve düşmanların güldüğü bir ölüm sahnesiyle kapanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Yüz bin ile bir bağ yetirdim
Yemedim meyvasın el aldı gitti
1Yüz bin zahmet ile bir bağ yetirdim.
2Yemedim meyvesini el aldı gitti.
- 2
Ağlar göz yaşımı eyledim
Çalkandı dünyayı sel aldı gitti
1Ağlayan gözümün yaşını Ceyhun’a çevirdim.
2Dünya çalkalandı; sel her şeyi alıp götürdü.
Gözyaşı Ceyhun kadar büyürken dünya da selle çalkalanır; kişisel ağlayış, çevrede her şeyi sürükleyen bir felaket ölçüsüne ulaşır. Gözden başlayan selin dünyayı sarsması, bireysel yasın artık çevresine sığmayan bir taşkına dönüştüğünü bildirir.
- 3
Yüz bin dert çekmişim bin dahi gerek
Çok ömür ister ki bir dahi görek
1Yüz bin dert çektim; gerekirse binini daha çekerim.
2Onu bir daha görebilmek için uzun bir ömür gerekir.
Çekilmiş yüz bin derde yenilerinin eklenmesi göze alınır; sevgiliyi bir kez daha görmek için uzun ömür istemek, sabrın tek nedenini açıklar.
- 4
Yarim elden aldı o zalim
dost bağından gül aldı gitti
1O zalim felek sevgilimi elimden aldı.
2Hoyrat, sevgilinin bağından bir gül alıp gitti.
Felek sevgiliyi âşığın elinden alır; hoyradın bağdan gül koparması, aynı kaybı kader ve kaba rakip üzerinden iki kez anlatır. Felek ile hoyrat aynı kaybın iki faili olur; biri kaderi, diğeri sevgiliye uzanan kaba eli temsil eder.
- 5
Nazlı yarin kem haberi gelüptür
Dostlar ağlar düşmanlarım gülüptür
1Nazlı yarin kötü haberi gelmiştir.
2Dostlar ağlar düşmanlarım gülmüştür.
Sevgiliden gelen kötü haber dostları ağlatır, düşmanları güldürür; yas haberi çevreyi sevgi ve düşmanlık çizgisinde ikiye böler. Dostun ağlayıp düşmanın gülmesi, ölüm haberinin anlatıcının çevresindeki gerçek bağlılıkları açığa çıkardığını gösterir.
- 6
Dediler ki dertli EMRAH ölüptür
Kimi kazma kürek aldı gitti
1Dediler ki dertli EMRAH ölmüştür.
2Kimi kazma, kürek ve bel alıp gitti.
Emrah’ın ölüm haberi açıkça verilir; kazma, kürek ve bel alan kişilerin gidişi, sözlü haberi somut bir defin hazırlığına dönüştürür. Defin araçları, Emrah’ın ölümünü söylentiden çıkarıp topluluğun harekete geçtiği geri dönülmez bir olaya dönüştürür.
Metnin kaynağı
Ercişli Emrah isnadı, 1938 baskısındaki bölüm yerleşimi ve gövdede görünen mahlas için farklı bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulandı. İsnadı kesinleşmemiş iki kayıt bu diziye alınmadı.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Ercişli Emrah, basılı No. 2, PDF 94–95; 6 birim/12 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır; tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ben bir seyyah Arab olsamErcişli Emrah · manzume→
Yüz bin zahmetle yetiştirilen bağ uzun emeği simgeler; meyveyi başkasının alması, emek sahibinin sevdiğine erişemeden mahrum kalışıdır. Bağ emeğinin karşılığını başkasının yemesi, sevgili kaybını haksız bir hasat görüntüsüyle daha da acılaştırır.