Rıza Tevfik Bölükbaşı kimdir?
Rıza Tevfik Bölükbaşı'nın asıl adı Ali Rıza'dır ve Türk edebiyat ile kültür tarihinde Feylesof lakabıyla tanınır. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 1895'ten itibaren Abdülhak Hâmid ile Victor Hugo ve Lamartine gibi romantik şairlerin etkisi altında aruz vezniyle kaleme aldığı şiirlerle adını duyurduğunu, asıl şöhretini ise 1913'ten sonra hece vezniyle yazdığı şiirlerle yaptığını yazar.
Aynı madde, hece vezni ve sade Türkçeyle o günkü Türk şiirinin en çok takdir edilen örneklerini ortaya koyarken Mehmed Emin'in başlattığı parmak hesabı şiirini de asıl vadisine oturttuğunu belirtir. TEİS ayrıca 1914-1922 arasında tekke ve halk edebiyatı üzerine yayımladığı elli kadar makalenin, Millî Edebiyat hareketini fikrî planda hazırlayan unsurlar arasında değerlendirildiğini kaydeder.
Hayatı ve yaşadığı çevre
TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre asıl adı Ali Rıza olup babasının kaymakamlık yaptığı Edirne vilâyetine bağlı Cisr-i Mustafa Paşa'da doğdu (1869). Babası Arnavutluk'tan, Debre-i Bâlâlı Hoca Mehmed Tevfik Efendi; annesi TEİS'in kaydıyla Kafkasya'dan getirilmiş Çerkez asıllı Münire Hanım'dır.
Öğrenimine babasının hocalık yaptığı Dağhamamı'ndaki Sion mektebinde başladı; TDV maddesi Beylerbeyi ve Dâvud Paşa rüşdiyelerini, 1884'te bir yıl kaldığı Galatasaray Sultânîsi'ni ve bir talebe hareketine karışınca uzaklaştırıldığı Mekteb-i Mülkiyye'yi (1890) sayar. Tıbbiye'den mezuniyet yılı kaynaklarda ayrışır: TEİS 1889, TDV 1899 der. Mezuniyetten sonra Karantina İdaresi'ne doktor tayin edildi ve İstanbul Gümrüğü'nde Eczâ-yı Tıbbiyye müfettişliğine getirildi.
1907'de İttihat ve Terakkî Cemiyeti'ne girdi, 1908'de Edirne mebusu olarak Meclis-i Meb'ûsan'a seçildi, 1911'de Hürriyet ve İtilâf Fırkası'na geçti. 1918'de Ahmed Tevfik Paşa kabinesinde Maarif nâzırı oldu; Damad Ferid Paşa kabinesinde 1919-1920 arasında iki defa Şûrâ-yı Devlet reisliği yaptı.
10 Ağustos 1920'de Sevr Antlaşması'nı imzalayan heyette yer aldı. TDV maddesi bu tavrın Dârülfünun talebelerinin tepkisine yol açtığını ve istifa etmek zorunda kaldığını yazar. 8 Kasım 1922'de bazı arkadaşlarıyla Mısır'a gitti ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 150'likler listesine alındı. Kahire'den eski dostu Emîr Abdullah'ın davetiyle Ürdün'e geçti; TEİS Amman'da kralın divan tercümanı olduğunu kaydeder. 1934'te görevinden emekliye ayrılıp Lübnan sahilindeki Cünye kasabasına yerleşti.
150'likleri affeden kanunun yürürlüğe girmesinden sonra 1943'te İstanbul'a döndü. 30 Aralık 1949'da vefat etti ve Zincirlikuyu Asrî Mezarlığı'na defnedildi.
Şiir anlayışı ve dili
TEİS, tekke şairleri ile halk âşıklarının musiki eşliğinde okudukları divan, nefes ve ilâhi gibi örneklerden hareket ederek yazdığı divan, koşma ve nefeslerle ortaya çıktığını belirtir; Selma Sen de Unut Yavrum, Harap Mâbed, Fikret'in Necib Ruhuna ve Uçun Kuşlar bu maddede anılan şiirler arasındadır.
TDV maddesi sanat anlayışını şöyle özetler: teşbih, istiare ve mecaz gibi edebî sanatlara başvurmaz; doğrudan doğruya dış dünyadaki varlıkların ruhunda uyandırdığı tesirleri aksettirmek suretiyle daha çok izlenimlere dayalı bir anlayışı savunur. Aynı madde aruz ve hece vezniyle eserler kaleme aldığını, tarih, vatan sevgisi, aşk, felsefî konular ve toplumsal meseleleri işlediğini yazar.
TEİS'e göre bu tarz şiirler yazarak Türk edebiyatının asıl kaynağına yönelmesi, dönemin birçok genç şairi ve aydını için yol açıcı bir rol oynamıştır.
Başlıca eserleri ve şiirleri
- Serâb-ı ÖmrümŞiir kitabı; TDV maddesine göre Lefkoşe 1934 ve İstanbul 1949 baskıları var. Genişletilmiş derleme Serâb-ı Ömrüm ve Diğer Şiirleri adıyla 2005'te çıktı.
- Felsefe DersleriI. cilt, İstanbul 1330.
- Mufassal Kāmûs-ı FelsefeI-II. cilt, İstanbul 1332-1336.
- Ontoloji Mebâhisi ve Estetikİstanbul 1336 tarihli felsefe kitapları; Mâba'dettabiiyât Derslerine Ait Vesâik (1335) ve Bergson Hakkında (1337) da aynı dizidedir.
- Abdülhak Hâmid ve Mülâhazât-ı Felsefiyyesiİstanbul 1334.
- Rubâiyyât-ı Ömer HayyâmHüseyin Dâniş ile birlikte, İstanbul 1922.
- Tevfik Fikret: Hayatı, San'atı, Şahsiyetiİstanbul 1945.
- Biraz da Ben KonuşayımHatıraları; 1993'te yayımlandı.
Edebiyat tarihindeki yeri
TEİS, Rıza Tevfik'in hece vezni ve sade Türkçeyle yazdığı şiirlerle Türk edebiyatının asıl kaynağına yönelmesinin dönemin birçok genç şairi ve aydını için yol açıcı olduğunu, 1914-1922 arasındaki tekke ve halk edebiyatı yazılarının ise Millî Edebiyat hareketini fikrî planda hazırlayan unsurlar arasında sayıldığını yazar. Feylesof lakabı, TDV maddesinin belirttiği gibi yeni bir ekol kurmaktan çok mevcut felsefî bilgileri yorumlayan geniş bir birikime dayanır.
Hayat bilgileri TEİS kaydı temel alınarak özetlendi; kesin olmayan biyografik ayrıntılar kesin hüküm olarak sunulmadı.
TEİS kaydını aç ↗