Uçun Kuşlar Uçun
Türkçede gurbet denince ilk anılan şiirlerden biri. Şair kuşlara sesleniyor çünkü kendisi gidemiyor; sürgün yıllarının duygusunu halk şiirinin en sade kalıbıyla söylüyor.
- 1
Uçun kuşlar uçun, doğduğum yere
Şimdi dağlarında mor sümbül vardır
Ormanlar koynunda bir serin dere
Dikenler içinde sarı gül vardır
Günümüz Türkçesi +
1Uçun kuşlar uçun, doğduğum yere;
2şimdi dağlarında mor sümbül vardır,
3ormanların koynunda serin bir dere,
4dikenler arasında sarı gül vardır.
- 2
O çay ağır akar, yorgun mu bilmem
Mehtabı hasta mı, solgun mu bilmem
Yaslı gelin gibi mahzun mu bilmem
Yüce dağ başında siyah tül vardır
Günümüz Türkçesi +
1O çay ağır akar; yorgun mu, bilmem.
2Mehtabı hasta mı, solgun mu, bilmem.
3Yaslı bir gelin gibi hüzünlü mü, bilmem;
4yüce dağ başında siyah bir tül vardır.
Dörtlük yorumu +
Üç dize “bilmem” ile bitiyor: özlemin en dürüst hâli. Şair memleketi hatırlamıyor, tahmin ediyor — uzun ayrılık hatırayı bile belirsizleştirmiş. “Yaslı gelin” benzetmesi ve “siyah tül” ise manzaraya bir cenaze örtüsü geçiriyor.
- 3
Orda geçti benim güzel günlerim
O demleri anıp bugün inlerim
Destan-ı ömrümü okur dinlerim
İçimde oralı bir bülbül vardır
Günümüz Türkçesi +
1Benim güzel günlerim orada geçti;
2o zamanları anıp bugün inliyorum.
3Ömrümün destanını okuyup dinliyorum;
4içimde oralı bir bülbül vardır.
Dörtlük yorumu +
Şair kendi hayatını bir destan gibi hem okuyor hem dinliyor: anlatan ve dinleyen aynı kişi, çünkü başka dinleyeni yok. “İçimde oralı bir bülbül” ise memleketin bedene taşınmış hâli.
- 4
Uçun kuşlar uçun, burda vefa yok
Öyle akarsular, öyle hava yok
Feryadıma karşı aks-i sada yok
Bu yangın yerinde soğuk kül vardır
Günümüz Türkçesi +
1Uçun kuşlar uçun, burada vefa yok;
2öyle akarsular, öyle hava yok.
3Feryadıma karşılık veren bir yankı yok;
4bu yangın yerinde soğuk kül vardır.
Dörtlük yorumu +
Açılış dizesi dönüyor ama yön değişiyor: ilk bentte “oraya uçun”, burada “buradan gidin”. Üç dize üst üste “yok” diyor ve “aks-i sada yok” en ağırı — bağırıyor, yankı bile gelmiyor. Yangın çoktan sönmüş, geriye ısısı olmayan kül kalmış.
- 5
Hey Rıza kederin başından aşkın
Bitip tükenmiyor elem-i aşkın
Sende derya gibi daima taşkın
Daima çalkanır bir gönül vardır
Günümüz Türkçesi +
1Hey Rıza, kederin başından aşmış;
2aşkının acısı bitip tükenmiyor.
3Sende deniz gibi hep taşkın,
4hep çalkanan bir gönül vardır.
Dörtlük yorumu +
Koşma geleneğine uygun olarak son bentte şair kendi adını anıyor. Bütün şiir boyunca dışarıya bakan göz sona doğru içe dönüyor: özlenen yer değil, o yeri özleyen gönül anlatılıyor. “Vardır” yüklemi dört bentte manzarayı kurmuştu; burada aynı yüklem gönlü kuruyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 153148 numaralı sürüm esas alındı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Dörtlük yorumu +
Şiir bir emirle açılıyor ama emri yerine getirecek olan kuşlar — şairin kendisi gidemiyor. “Vardır” yüklemi bir bilgi değil bir inanç: orayı görmüyor, orada olduğunu biliyor. Son dizedeki diken–gül birlikteliği ise memleketin güzelliğinin sancıdan ayrılamayacağını söylüyor.