DDizegâhDijital şiir arşivi
Koşma · 19.–20. yüzyıl

Uçun Kuşlar Uçun

Kuşlara doğduğu yere uçmaları çağrısında bulunan koşma, görülmeyen memleket manzarasını sorularla kurar; geçmiş güzel günleri, yankısız feryadı ve sürekli çalkalanan gönlü gurbet duygusunda birleştirir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Uçun kuşlar uçun, doğduğum yere

    Şimdi dağlarında mor sümbül vardır

    Ormanlar koynunda bir serin dere

    Dikenler içinde sarı gül vardır

    1Uçun kuşlar uçun, doğduğum yere;

    2şimdi dağlarında mor sümbül vardır,

    3ormanların koynunda serin bir dere,

    4dikenler arasında sarı gül vardır.

    Şiir bir emirle açılıyor ama emri yerine getirecek olan kuşlar — şairin kendisi gidemiyor. “Vardır” yüklemi bir bilgi değil bir inanç: orayı görmüyor, orada olduğunu biliyor. Son dizedeki diken–gül birlikteliği ise memleketin güzelliğinin sancıdan ayrılamayacağını söylüyor.

  2. 2

    O çay ağır akar, yorgun mu bilmem

    Mehtabı hasta mı, solgun mu bilmem

    Yaslı gelin gibi mu bilmem

    Yüce dağ başında siyah tül vardır

    1O çay ağır akar; yorgun mu, bilmem.

    2Mehtabı hasta mı, solgun mu, bilmem.

    3Yaslı bir gelin gibi hüzünlü mü, bilmem;

    4yüce dağ başında siyah bir tül vardır.

    Üç dize ‘bilmem’ ile biter; konuşan çayın yorgun, ay ışığının hasta veya solgun, manzaranın yaslı bir gelin gibi mahzun olup olmadığını sorar. Bu sorular hafıza kaybı ilan etmez, uzaktan görülemeyen manzaranın hâlini belirsiz bırakır.

  3. 3

    Orda geçti benim güzel günlerim

    O demleri anıp bugün inlerim

    Destan-ı ömrümü okur dinlerim

    İçimde oralı bir bülbül vardır

    1Benim güzel günlerim orada geçti;

    2o zamanları anıp bugün inliyorum.

    3Ömrümün destanını okuyup dinliyorum;

    4içimde oralı bir bülbül vardır.

    Konuşan güzel günlerini anıp inler ve ömrünün destanını hem okur hem dinler. Aynı kişinin iki eylemi üstlenmesi içe dönük hatırlamayı gösterir; kaynak başka bir dinleyenin bulunmadığını söylemez. İçindeki oralı bülbül, memleket sesini gönülde taşır.

  4. 4

    Uçun kuşlar uçun, burda vefa yok

    Öyle akarsular, öyle hava yok

    Feryadıma karşı yok

    Bu yangın yerinde soğuk kül vardır

    1Uçun kuşlar uçun, burada vefa yok;

    2öyle akarsular, öyle hava yok.

    3Feryadıma karşılık veren bir yankı yok;

    4bu yangın yerinde soğuk kül vardır.

    Açılış dizesi dönüyor ama yön değişiyor: ilk bentte “oraya uçun”, burada “buradan gidin”. Üç dize üst üste “yok” diyor ve “aks-i sada yok” en ağırı — bağırıyor, yankı bile gelmiyor. Yangın çoktan sönmüş, geriye ısısı olmayan kül kalmış.

  5. 5

    Hey Rıza kederin başından aşkın

    Bitip tükenmiyor -i aşkın

    Sende gibi daima taşkın

    Daima çalkanır bir gönül vardır

    1Hey Rıza, kederin başından aşmış;

    2aşkının acısı bitip tükenmiyor.

    3Sende deniz gibi hep taşkın,

    4hep çalkanan bir gönül vardır.

    Koşma geleneğine uygun olarak son bentte şair kendi adını anıyor. Bütün şiir boyunca dışarıya bakan göz sona doğru içe dönüyor: özlenen yer değil, o yeri özleyen gönül anlatılıyor. “Vardır” yüklemi dört bentte manzarayı kurmuştu; burada aynı yüklem gönlü kuruyor.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 153148 numaralı sürüm esas alındı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Önceki şiirHastayım Yalnızım
Hastayım, yalnızım, seni yanımda
Rıza Tevfik Bölükbaşı · Koşma

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

koşma

Halk şiirinde on birli hece ölçüsüyle yazılan, dörtlüklerden kurulu biçim

mehtap

Ay ışığı

mahzun

Hüzünlü, kederli

destan-ı ömür

Ömrün destanı; hayat hikâyesi

aks-i sada

Ses yansıması, yankı

elem

Acı, ıstırap

derya

Deniz