Seyyîd Ali Sultan kimdir?
Seyyîd Ali Sultan, Osmanlı beyliğinin Rumeli'ye geçtiği yıllarda Dimetoka yöresine yerleşip bir zaviye kuran derviş-gazidir. Bektaşî geleneğinde daha çok Kızıl Deli adıyla anılır; kurduğu tekke on altıncı yüzyılda yolun başlıca ocaklarından biri hâline gelmiştir. Adına yazılmış bir velâyetnâme vardır ve bugün onunla ilgili anlatıların çoğu o metinden gelir.
Şairliği ise ayrı bir mesele. Sadettin Nüzhet Ergun, hakkında hiçbir kaynakta şairliğine dair kayda rastlamadığını açıkça yazar; buna karşılık Bektaşîlerin düzenlediği bazı mecmualarda onun adıyla birkaç manzume dolaşır ve Ergun bu şiirlerin kesin olarak ona ait olduğunun söylenemeyeceğini de ekler. Arşivdeki tek nefes bu kayıtla birlikte yayımlanıyor.
Hayatı ve yaşadığı çevre
Hakkındaki en sağlam bilgi menkıbeden değil, vakıf belgelerinden geliyor. Yıldırım Bayezid 804/1402'de kendisine üç köy temlik etmiş, Mûsâ Çelebi 1412'de zaviyenin muafiyetlerini gösteren bir belge vermiştir; bu ikinci belge onun 1412'de hayatta olduğunu gösterir. Ölüm yılı bilinmiyor. TDV İslâm Ansiklopedisi onu Orhan Gazi, I. Murad ve Yıldırım Bayezid devirlerini görmüş bir kişi olarak on dördüncü–on beşinci yüzyıla yerleştirir ve türbesini Dimetoka'daki Darıbükü'nde gösterir.
Ergun'un derlemesindeki kayıt bununla çelişir: Ergun onu on altıncı asrın maruf Bektaşîlerinden sayar ve Bulgaristan'da Kırcaali'de kendi adına izafe edilen tekkede medfun olduğunu söyler. Dayanağı, o yüzyılda yaşayan Bektaşî şairlerinin divanlarındaki anmalardır; Rusçuklu Zarîfî'nin Kırcaali'deki Kızıl Deli'ye seslenen beyitlerini örnek verir. Ama bu anmalar şöhretin on altıncı yüzyılda sürdüğünü gösterir, kişinin o yüzyılda yaşadığını değil. Arşivdeki dönem etiketi bu yüzden belgeye dayanan kayda uyularak on beşinci yüzyıl olarak yazıldı.
Rumeli'nin, özellikle Dimetoka ve çevresinin fethindeki rolü, Abdal Musa ile birlikte Anadolu'dan gelişi ve Gazi Umur Bey'le kurduğu dostluk, hakkında yazılan velâyetnâmenin anlattıklarıdır. Bu metin kerametlerle örülüdür ve kronolojisi tutarsız bulunmuştur; araştırmacılar onu tarihî bir kayıt değil, sonraki Bektaşî geleneğinin bu kişiyi nasıl hatırladığını gösteren bir belge sayar. Burada da rivayet olarak kaydediliyor, hüküm olarak değil.
Kurduğu zaviye adını kenarına yerleştiği Kızıl Deli çayından alır ve lakabın kaynağı da büyük ihtimalle burasıdır. Zaviye Yıldırım Bayezid'in mülknâmesiyle Osmanlı hukuk düzenine girmiş, Mûsâ Çelebi'nin belgesiyle ayrıcalıkları belirlenmiş ve yüzyıllarca varlığını sürdürmüştür; on dokuzuncu yüzyılın başına kadar uzanan arşiv kayıtları bulunmaktadır.
Şiir anlayışı ve dili
Adına kayıtlı tek nefes, aidiyeti tartışmalı olsa da Bektaşî nefesinin tanınmış bir kalıbında yürür: on birli hece, dörtlükler ve her bendin sonunda dönen “oturur” redifi. Şiirin kurucu fikri bedeni bir şehir saymaktır; şair o şehri gezer ve dört köşesinde kimin oturduğunu sayar.
Sayım tesadüfi değil, kademelidir: önce çarşı (kuyumcu, demir, gümüş, tüccar), sonra bilgi (âlim), sonra tabiat ve düzen (su, gül, serdar), sonra yazı ile Hızır, en sonda da erkânın kendisi — ikrar almak, ikrar gütmek, semâ etmek. Şehir böylece bir çarşıdan bir tekkeye dönüşür ve son bentte müekkel ile Şâh-ı Merdân'a varır. Mahlas dizesi şairi üçüncü kişi olarak anar; bu, halk şiirinde bir metnin bir velînin adıyla dolaşmasının olağan işaretidir.
Başlıca eserleri ve şiirleri
- Velâyetnâme-i Seyyid Ali SultanOna atfedilen menkıbeleri toplayan hagiografik metin. Rumeli'nin fethindeki rolünü, kerametlerini ve zaviyesinin kuruluşunu anlatır; kronolojik tutarsızlıkları yüzünden tarihî bir kaynak değil, geleneğin belleği sayılır.
- Kızıldeli (Seyyid Ali Sultan) Zâviyesi belgeleriYıldırım Bayezid'in 804/1402 tarihli mülknâmesi ve Mûsâ Çelebi'nin 1412'de verdiği belge. Hakkındaki çağdaş kayıtlar bunlardır; zaviyenin arşiv izi on dokuzuncu yüzyılın ilk çeyreğine kadar sürer.
- Bektaşî Şairleri ve NefesleriSadettin Nüzhet Ergun'un derlemesi. Arşivdeki tek nefes buradan, Türkçe Vikikaynak'ın 144608 numaralı sürümünden aktarıldı; Ergun metnin ona aidiyetine kendi kaydını düşer.Arşivdeki ilgili şiirleri gör →
Edebiyat tarihindeki yeri
Seyyîd Ali Sultan bugün en çok Kızıl Deli adıyla ve Dimetoka'daki ocağıyla hatırlanıyor; kurduğu zaviye on altıncı yüzyılda Bektaşîliğin başlıca tekkelerinden biri hâline gelmiş, adı çevresindeki menkıbeler bir velâyetnâmede toplanmış ve on altıncı yüzyıl Bektaşî şairlerinin divanlarında ona seslenen beyitler yazılmıştır. Öte yandan bu şöhret, kendisi hakkındaki bilgiyi netleştirmek yerine bulanıklaştırmıştır: elimizdeki iki belge onu on beşinci yüzyılın başına koyarken derleme geleneği onu on altıncı asra taşımış, türbesi kimi kaynakta Dimetoka'da kimi kaynakta Kırcaali'de gösterilmiştir. Şairliği için ise hiçbir kayıt yok; adına dolaşan manzumeler, bir velînin adının bir metne nasıl yapıştığını göstermesi bakımından ayrıca ilgi çekicidir. Arşiv bu yüzden şiiri yayımlarken hangi derlemenin hangi sürümünden alındığını ve derleyicinin kendi çekincesini birlikte gösteriyor.
Hayat bilgileri TDV İslâm Ansiklopedisi kaydı temel alınarak özetlendi; kesin olmayan biyografik ayrıntılar kesin hüküm olarak sunulmadı.
TDV İslâm Ansiklopedisi kaydını aç ↗