Berâ-yı Tecdîd-i Câmi‘-i Abdurrahmân Velî
Depremde harap olup namaz kılınamayan Abdurrahmân Velî mescidinin şeyhülislâm Murtazâ Efendi tarafından yenilenmesi 1166'da anlatılır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
ǾAbd-i raĥmān velįnüñ mescidin
Murtażā-yı dįn ü devlet ĥāliyā
1Abdurrahmân Velî'nin mescidini yeniledi,
2din ve devletin Murtazâ'sı, bugünkü şeyhülislâm.
- 2
anı ħarāb idüp kılınmazken namāz
Mü’mināna şimdi beş vaķte olındı
1Deprem onu harap etmiş, namaz kılınamaz olmuşken,
2şimdi müminlere beş vakit çağrı yapıldı.
Onarımın gerekçesi burada verilir ve ölçü mimarî değil ibadettir: yıkılan bina değil, kesilen namazdır. İkinci dize kaybın giderilişini sesle bildirir — ‘es-salâ’ çağrısı geri döner. Yapının ayağa kalkışı görüntüyle değil, yeniden duyulan bir sesle kanıtlanır.
- 3
olan dāǾį emriyle anuñ
Ol mübārek mescidi ŧabǾıyla kıldı
1Tam sadakatli duacı, onun emriyle,
2o mübarek mescidi yeteneğiyle ışıkla doldurdu.
Beyit araya üçüncü bir kişiyi sokar: emri yerine getiren sadakatli duacı. Yapan ile yaptıran ayrılınca övgü de bölüşülür. ‘Pür-sadâkat’ ile ‘pür-ziyâ’ arasındaki tekrar da kişinin bağlılığı ile mekânın aydınlığını aynı doluluk sözcüğüyle eşleştirir.
- 4
ħūb olup tārįħe imdād eyledi
Oldı ile nev bu mescid aĥsen binā
1Altı yönü güzelleşip tarihe yardım etti;
2bu mescit onarımla yeni ve çok güzel bir bina oldu.
Yapının ‘altı yönü’ anılarak eksiksizliği söylenir; güzellik tek bir cepheyle değil bütün yönlerle ölçülür. ‘Târîhe imdâd’ ifadesi hesabın kendisini bir yardım işi gibi gösterir. Son dize de onarımı yeniden yapmaya eşitler: tamir edilen mescit ‘nev’, yani yeni sayılır.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:tarih51-pdf1003; Târihler no.51, basılı 958/gerçek PDF 1003, basılı yıl 1166; ayrı numaralı tam kayıt. CC BY profile-adjacent, PDF içine gömülü değil.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
ǾAdl-ile bezm-i cihānda pādişāh-ı ǾālemüñNazîr İbrahim · Tarih Manzumesi→
Beyit önce işi, sonra işi yapanı söyler; sıralama eseri kişinin önüne geçirir. Yenileyen kişi adıyla değil makamıyla anılır ve ‘hâliyâ’, yani ‘şimdiki’ kaydıyla zamana bağlanır. Mescidin adı ise onu kuran veliden gelir; iki nesil aynı beyitte buluşur.