Ali Emîrî 5
Yakarı biçimindeki gazel, ilahî aşkı yanma ve susuzlukla anlatır; gözyaşı, gül goncası, tufan ve lütuf kâsesi üzerinden görme ve doygunluk ister.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Derdinle gönül her dem ola mı yâ Rab
Aşkınla senin dâim ola mı yâ Rab
ermezse vay hâl-i
Cennette de ola mı yâ Rab
Her zerre-i hüsnünden vicdânım olur hayrân
Tâ haşre kadar böyle hayrân ola mı yâ Rab
Döktüm bu kadar yaşlar bu çeşme-i çeşmimden
Gülgonca-i maksûdum handân ola mı yâ Rab
Bir hikmeti var elbet âşıktaki giryânın
Dünyâda yine bilmem tûfân ola mı yâ Rab
Bir kâse-i lûtfunla bu abdini et
Deryâ-yı kemâlinde noksân ola mı yâ Rab
Yâ Rab bu Emîrî âh ferdâda seni görsün
Dünyâ gibi cennet de zindân ola mı yâ Rab
1Ey Rabbim, gönül senin derdinle her an yanar mı?
2Senin aşkınla sürekli susuz kalır mı?
3O ağlayan gönül yüzünü göremezse hâline yazık;
4cennette bile ayrılığa alışmış mı kalır?
5Vicdanım güzelliğinin her zerresine hayran olur.
6Kıyamete kadar böyle şaşkın mı kalır?
7Bu göz pınarından bunca gözyaşı döktüm.
8Arzu ettiğim gül goncası güler yüzlü olur mu?
9Âşığın ağlayışında elbette bir hikmet vardır.
10Dünyada yeniden bir tufan kopar mı, bilmiyorum.
11Bir kâse lütfunla bu kulunu suya kandır.
12Senin olgunluk denizinde eksiklik bulunur mu?
13Ey Rabbim, bu Emîrî yarın seni görsün.
14Yoksa cennet de dünya gibi zindan olur mu?
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Ali Emîrî adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Vakt-i şûrişte olur akvâm-ı dünyâ muztaribAli Emîrî Efendi · manzume→
Her beyit soru biçimini korur ve şair kesin bir cevap vermek yerine yakarışını yoğunlaştırır. Ayrılığın cennette bile sürmesi ihtimali, sevgiliyi görmenin mekândan üstün tutulduğunu gösterir. Lütuf kâsesi susuzluğu giderir; son beyit görme olmazsa cennetin de zindana dönüşeceğini söyler.