DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Virânî/Ali'dir Âlemin Mâh-ı Münîri
Gazel · 17. yüzyıl

Ali'dir Âlemin Mâh-ı Münîri

On sekiz dizenin hepsi “Ali’dir” ile açılır. Sıfatlar kozmik ölçekten başlar, saltanat sözlüğünden geçer, Hurûfî harf hesabına uğrar ve son beyitte şairin başındaki akıl ile aşka iner. Anafora gazeli bir zikir listesi gibi çalıştırır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ali’dir âlemin mâh-ı münîri

    Ali’dir men fakîrin destgîri,

    1Âlemin parlak ayı Ali'dir;

    2ben yoksulun elinden tutan da Ali'dir.

    İlk beyit iki ölçeği yan yana kurar: âlemin ayı ve bir kişinin dayanağı. Gazelin bütün hareketi bu iki uç arasında gidip gelecek. Kaynakta ikinci dizenin sonunda tek başına bir virgül dizilmiş; şiirin geri kalanında noktalama olmadığı hâlde bu işaret olduğu gibi bırakıldı.

  2. 2

    Ali’dir gönlümün tahtında sultan

    Ali’dir başımın tâc-ı serîri

    1Gönlümün tahtındaki sultan Ali'dir;

    2başımın taht tacı da Ali'dir.

    Taht ile taç saltanat sözlüğünden alınır ve içe taşınır: hükümdarlık gönülde kurulur. “Serîr” de taht demek olduğu için ikinci dize “tacın tahtı” gibi katmerli bir tamlama yapar; iktidar imgeleri üst üste yığılarak sevginin ölçeğini büyütür.

  3. 3

    Ali’dir ü zikrim dilde dâim

    Ali’dir fikrimin her dem zamiri

    1Dilimde sürekli okuduğum vird ve zikir Ali'dir;

    2düşüncemin her an gizlediği de Ali'dir.

    Dil ile fikir, açık söz ile içteki niyet karşılaştırılır. “Zamîr” hem gizli düşünce hem dil bilgisinde adın yerine geçen kelimedir; harf ve dil üzerine kurulmuş bir şiirde bu ikinci anlamın rastgele seçildiğini düşünmek zor. Zikir böylece hem sesli hem sessiz sürer.

  4. 4

    Ali’dir pâdişâhım men gulâmen

    Ali’dürür efendim ben esîri

    1Padişahım Ali'dir, ben ise kulum;

    2efendim Ali'dir, ben onun esiriyim.

    Aynı ilişki iki dizede iki kez kurulur: pâdişâh-gulâm ve efendi-esîr. “Gulâmen” Arapça hâl ekiyle söylenmiş, “Ali’dürür” ise eski Türkçe kuvvetlendirmeli biçimdir; iki dil katmanı aynı beyitte yan yana durur ve şairin karışık söyleyişini örnekler.

  5. 5

    Ali’dir nokta-i Nun vel-kalem uş

    Ali’dir bilmişem ilm-i sagîri

    1İşte “Nûn ve kalem”in noktası Ali'dir;

    2küçük ilmi de Ali'dir diye bilmişim.

    Kalem sûresi “Nûn. Ve'l-kalem” diye açılır; Hurûfî okumada “nûn” harfinin noktası yaratılışın ilk işaretidir. Eski Türkçe bir işaret sözü olan “uş” (işte) Arapça iktibasın hemen yanına konur — şairin dil karışımı burada bir yöntem gibi çalışır: kutsal metin gündelik dille işaretlenir.

  6. 6

    Ali’dir uş hurûf-i sırr-ı esmâ

    Ali’dir anladım

    1İşte isimlerin sırrının harfleri Ali'dir;

    2büyük ebced hesabını da Ali'dir diye anladım.

    Beyit Hurûfîliğin yöntemini adıyla anar: isimler harflere, harfler sayılara indirgenir. Ebced-i kebîr o hesabın büyük düzenidir. Şair sonucu baştan söyler — hesap ne yapılırsa yapılsın çıkan ad aynıdır; “anladım” fiili bunu bir inanç değil bir çözüm gibi sunar.

  7. 7

    Ali’dir ârifin nutkunda her dem

    Ali’dir şekker ü misk ü abîri

    1Ârifin sözünde her an Ali vardır;

    2şeker, misk ve güzel koku da Ali'dir.

    Soyut sıfat listesi burada duyulara iner: söz ile tat ve koku aynı dizede toplanır. “Nutk” hem konuşma hem velînin hikmetli sözüdür; ârifin ağzından çıkan söz kokusuyla anılınca zikir zihinsel bir iş olmaktan çıkıp bedensel bir hazza dönüşür.

  8. 8

    Ali’dir hükm eden arz u semâya

    Ali’dir ’ın şâh u mîri

    1Yere ve göğe hükmeden Ali'dir;

    2“ol, oldu” emrinin şahı ve emiri de Ali'dir.

    Yer ile gök kurulmuş âlemi, “kün fe-kân” ise onu kuran sözü temsil eder; beyit hükmü ikisine birlikte verir. Ergun'un divanda “pek açık olarak” terennüm edildiğini söylediği Ali-Allahî söyleyişin en yoğun örneklerinden biri budur.

  9. 9

    Ali’dir bu Virân Abdal garîbin

    Serinde akl u hem aşk-ı basîri

    1Bu garip Virân Abdal'ın başında olan

    2akıl da, gören aşk da Ali'dir.

    Mahlas beyti on altı dizelik dış sayımı şairin kafasının içine yerleştirir. Akıl ile aşk, klasik şiirin birbirine karşıt saydığı iki güç, tek adda birleşir; “aşk-ı basîr”, yani gören aşk, ikisinin çelişmediği yeri adlandırır. Şair kendini yine “Virân Abdal” diye anar.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 144616 numaralı sürüm esas alındı; on sekiz dizenin tamamı alındı, gövdedeki sıra numarası (“—4—”) dize sayılmadı. İkinci dizenin sonunda tek başına bir virgül dizilmiş (“destgîri,”); şiirin başka hiçbir dizesinde noktalama yok, bu virgül kaynaktaki gibi korundu. “zamiri” ve “ilm-i sagîri” yazımlarındaki şapkasız ünlüler de kaynağa ait.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirAli'dir Nokta-i Evvel Hidâyet
Ali’dir nokta-i evvel hidâyet
Virânî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

mâh-ı münîr

aydınlatan ay, parlak ay

destgîr

elinden tutan, yardım eden

serîr

taht

vird

her gün düzenli okunan dua

zamir

iç, gizli düşünce; dil bilgisinde adın yerini tutan kelime

ebced kebîri

harflere sayı değeri veren büyük ebced hesabı

abîr

güzel koku, ıtır

Künfekân

“ol dedi, oldu” yaratma emri