Anberîn hâl-i ruh-ı pür tâb yaktı gönlümüz
Şair sevgilinin amber kokulu beninin gönlü yaktığını anlatır; gönül sabır buhurdanına ateş koyar, yakut yüzük takar ve İstanbul’a su gibi akar. Bülbülün sesiyle gül ve yanağa yönelir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
-i ruh-ı pür tâb yaktı gönlümüz
-i sabra yine âteş bıraktı gönlümüz
Fikr-i lâ’l-i sürh-fâmınla ser-engüşt-i dile
Gûyâ bir taktı gönlümüz
Olmağa bir serv-i revânın pâyine
Sû-yı İstanbul’a sular gibi aktı gönlümüz
Nâlesin şeb tâ seher dil gûş edince bülbülün
Âh edüb bir verde bir ruhsâre baktı gönlümüz
Oldu bir dimâğ u cân-ı pür sûz Es’adâ
-i ruh-ı pür tâb yaktı gönlümüz
1Parlak yanağın amber kokulu beni gönlümüzü yaktı;
2sabır buhurdanına yeniden ateş bıraktı gönlümüz.
3Kırmızı dudağını düşünerek gönlün parmağına
4sanki yakuttan bir yüzük taktı gönlümüz.
5Salınan bir servinin ayağına yüz sürmek için
6İstanbul yönüne sular gibi aktı gönlümüz.
7Gönül, bülbülün iniltisini geceden sabaha dinleyince
8ah edip bir güle, bir yanağa baktı.
9Ey Esad, yanan can ve zihinde tek bir koku kaldı;
10parlak yanağın amber kokulu beni gönlümüzü yaktı.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Esad (Şeyhülislâm, Ebû İshakzâde) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Gönül her beyitte etkin bir özne gibi yeni bir iş yapar. Ateş, yüzük, akarsu ve koku dönüşümleri aşkın hem yakıcı hem süsleyici gücünü kurar; ilk dizenin sonda dönmesi bu hareketi kapalı bir devreye bağlar.