DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Muhyiddin Abdal/Ariflerin Sohbeti Candan Olur
Gazel · 16. yüzyıl

Ariflerin Sohbeti Candan Olur

Ariflerin meclisini bir kaynak sorusuna çeviren yedi beyit: küfrün, nimetin, gevherin nereden geldiği sırayla sorulur. Şair kendini gevherin çıktığı maden ilan eder, hemen ardından sırrı açığa vurmayı yasaklar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ariflerin sohbeti candan olur

    Küfür gider lûtf u îmandan olur

    1Ariflerin sohbeti candan olur

    2küfür gider; olan, lütuf ve imandan olur

    Gazeli “olur” redifinden çok ondan önceki ayrılma hâli taşıyor: candan, îmandan, dinden, senden, kandan, benden, dandan. Yedi beyit boyunca her şeyin kaynağı sorulur. “Sohbet” burada gelişigüzel konuşma değil, adı konmuş bir meclistir; “candan” hem içten hem canlar arasında demektir.

  2. 2

    Tarîkatte tâatin temiz kılan

    Kendi ümmet tarîki dinden olur

    1Tarikatte ibadetini temiz kılanın

    2kendi ümmetliği ve yolu dinden olur

    Beytin sözdizimi kaynakta düğümlü; “temiz kılan” özneyle “kendi ümmet tarîki” arasındaki bağ eksik görünüyor. Anlaşılan hüküm şu: tarikattaki ibadeti temizleyen şey yine dinin kendisidir — tarîkat, dinin dışında ayrı bir yol olarak kurulmaz.

  3. 3

    Taleb ile nefsini bilmeyene

    Zîrâ bilmezsen kusûr senden olur

    1Çabayla kendi nefsini bilmeyene…

    2çünkü bilmezsen kusur senden olur

    İlk dize yönelme hâliyle asılı kalır, yüklemi gelmez; kaynakta böyle dizili. İkinci dize doğrudan okura döner ve “nefsini bilen Rabbini bilir” sözünün mantığını tersinden söyler: bilmemek bir mazeret değil, doğrudan kusurdur.

  4. 4

    Bunca ni’metler yenilüp içilür

    Bilir misin aslını olur

    1Bunca nimet yenilip içiliyor

    2aslının nereden geldiğini bilir misin

    “Kandan” eski Türkçede “nereden” demek. Beyit yemeyi içmeyi anar, arkasından kaynağını sorar; nimetin tadı değil menşei mesele edilir. Redif zinciri burada gündelik bir soruyla besleniyor: her şey bir yerden “olur”.

  5. 5

    Gelsün alan ma’deni buldum

    Ma’den benim ol benden olur

    1Gevher alacak olan gelsin, madeni buldum

    2maden benim, o gevher benden çıkar

    Şair kendini madenin kendisi ilan eder; bu, Kalenderî ve Hurufî şiirin benlik dilidir. Yine de sıra dikkat çekicidir: önce “buldum” der, sonra “benim” diye ilerler. İki dize arasında bulmakla olmak arasındaki eşik atlanmıştır.

  6. 6

    Genci buldun ise key eyleme

    Gavga düşer âleme dandan olur

    1Hazineyi bulduysan sakın açığa vurma

    2âleme kavga düşer, kınamadan olur

    Bir önceki beyit “gelsün” diye çağırıyordu, bu beyit “fâş eyleme” diyor. Çelişki değil, sırrın kuralı: hazine ehline verilir, âleme açılmaz. “Dan” kınama demektir; kavganın kaynağı hazinenin kendisi değil, onu duyanların ayıplamasıdır.

  7. 7

    Ârifler sohbeti Muhyeddin Abdal

    Bilene nur bilmeze zindan olur

    1Ariflerin sohbeti, Muhyeddin Abdal,

    2bilene nur, bilmeyene zindan olur

    Mahlas beyti ilk dizeye döner ve aynı meclisi ikiye ayırır: bilene nur, bilmeyene zindan. Kafiye zinciri de burada kırılır — altı beyittir ayrılma hâliyle biten dizi “zindan” kelimesinde ses olarak sürer ama dilbilgisi olarak durur.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 143969 numaralı sürüm esas alındı; metin Sadettin Nüzhet Ergun'un “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri” taramasından (s. 149-150) aktarılmış. Başlık ve “—6—” sıra numarası metne alınmadı; dördüncü beyitten sonraki boşluk kitabın sayfa geçişidir, bent bölümü değildir. Üçüncü beytin ilk dizesi kaynakta yüklemsiz, yönelme hâliyle asılı kalıyor; dize tam basılmış olduğu için dokunulmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBize Serleşker Olmağa
Bize serleşker olmağa
Muhyiddin Abdal · Nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

ârif

bilen, irfan sahibi

tâat

ibadet, itaat

tarîk

yol, tarikat

kandan

nereden

gevher

cevher, değerli taş

ma'den

cevherin çıktığı yer, kaynak

genc

hazine, define

fâş

açığa vurma, yayma