DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Fuzûlî/Aşk derdiyle hoşem
Gazel · 16. yüzyıl

Aşk derdiyle hoşem

Aşk acısını hastalık değil varoluşun özü sayan; tedaviyi asıl tehlike olarak gören Fuzûlî’nin en çok anılan gazellerinden.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    -ı mürg-i dil zülf-i perîşânındadır

    Kanda olsam ey perî gönlüm senin yanındadır

    1Gönül kuşumun yuvası senin dağınık saçlarındadır.

    2Ey peri, nerede olursam olayım gönlüm senin yanındadır.

    Şairin bedeni nerede olursa olsun gönül kuşunun adresi belli: sevgilinin dağınık saçları. Uzaklık böylece kilometreyle değil, kalbin yuvasından ayrı kalmasıyla ölçülüyor.

  2. 2

    Aşk derdiyle hoşem, el çek ilâcımdan

    Kılma dermân kim helâkim zehr-i dermânındadır

    1Aşk derdinden memnunum; ey hekim, beni tedavi etmeyi bırak.

    2Çare bulma; çünkü beni öldürecek zehir tam da o çarededir.

    Hekim iyileştirmek ister, âşık ise “Beni bu hastalıktan kurtarma” der. Çünkü Fuzûlî için aşk acısı yaşamanın kendisi; asıl zehir, onu hissedemez hâle gelmek.

  3. 3

    Çekme nâz edip üftâdelerden, vehm kıl

    Göklere açılmasın eller ki dâmânındadır

    1Naz edip eteğini düşkün âşıklardan çekme; onların bedduasından sakın.

    2Eteğine tutunmuş eller göğe açılıp yakarmasın.

    Şu an sevgilinin eteğine tutunan eller, itilirse göğe doğru açılacak. Aynı hareketin tutunmaktan bedduaya dönüşmesi, beyitteki nazik tehdidi keskinleştiriyor.

  4. 4

    Gözlerim yaşın görüp şûr etme nefret kim bu hem

    Ol nemektendir ki lâ‘l-i şekker-efşânındadır

    1Gözyaşımın tuzunu görüp benden iğrenme.

    2Bu tuz da senin şeker saçan yakut dudağındaki tattandır.

    Bir yanda tuzlu gözyaşı, öte yanda şeker saçan dudak. Fuzûlî acısını bile sevgiliye bağlayarak “Bende gördüğün bu tat da senden kaldı” diyor.

  5. 5

    Mest-i hâb-ı nâz iken cem‘ et dil-i sad-pâremi

    Kim onun her pâresi bir nevk-i müjgânındadır

    1Naz uykusuyla mestken yüz parçaya bölünmüş gönlümü topla.

    2Çünkü her parçası kirpiklerinden birinin ucunda kaldı.

    Sevgili uykuda, kirpikleri ise çalışmaya devam eden küçük oklar gibi. Âşığın parçalanmış gönlünün her parçası başka bir kirpiğin ucunda asılı duruyor.

  6. 6

    Bes ki hicrânındadır hâsiyyet-i kat‘-ı hayât

    Ol hayât ehline hayrânım ki hicrânındadır

    1Ayrılığında hayatı kesip bitiren öyle bir özellik var ki

    2Senden ayrı olduğu hâlde yaşayanlara şaşıyorum.

    Ayrılık o kadar öldürücü ki Fuzûlî asıl ölenlere değil, hâlâ yaşayabilenlere şaşırıyor. Beklentiyi tersine çeviren bu soru, hasreti bir duygu değil hayat belirtisini kesen güç yapıyor.

  7. 7

    Ey Fuzûlî, mutlak açılmaz yanmadan

    Tâblar kim sünbülünden rişte-i cânındadır

    1Ey Fuzûlî, can ipliğinin sevgilinin sümbül saçındaki kıvrımları

    2Mum fitili gibi yanmadan asla çözülmez.

    Can ipliği sevgilinin kıvrımlı saçına dolaşmış bir mum fitili gibi. Bu düğüm elle değil ateşle çözülüyor: Âşık ancak yanarak kurtulabilir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Metin, TEİS’te Ali Nihad Tarlan’ın 1950 tarihli Fuzûlî Dîvânı yayınına atıfla verilen gazelden alındı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirSu Kasidesi
Saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlara su
Fuzûlî · Kaside

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

âşiyân

Yuva

üftâde

Düşkün, âşık

şem‘-veş

Mum gibi

zülf-i perîşân

Dağınık saç; gönül kuşunun yuvası sayılan sevgili saçı

tabîb

Hekim; âşığı aşk derdinden kurtarmak isteyen kişi

dâmen

Etek; düşkün âşıkların tutunduğu yer

lâ‘l-i şeker-efşân

Şeker saçan yakut; sevgilinin tatlı sözlü kırmızı dudağı

dil-i sad-pâre

Yüz parçaya bölünmüş gönül