Su Kasidesi
Suyu hem redif hem de başlıca hayal kaynağı yapan; aşk ateşinden Hz. Muhammed’e duyulan özleme uzanan Fuzûlî’nin ünlü naatı.
- 1
Saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlara su
Kim bu denli tutuşan odlara kılmaz çâre su
Günümüz Türkçesi +
1Ey göz, gönlümdeki ateşlere gözyaşı dökme.
2Böylesine tutuşmuş ateşlere su çare olmaz.
- 2
Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
Yâ muhît olmuş gözümden günbed-i devvâre su
Günümüz Türkçesi +
1Dönen gök kubbenin rengi gerçekten su rengi midir bilmiyorum.
2Yoksa gözümden akan su bütün göğü mü kapladı?
Beyit yorumu +
Gökyüzü gerçekten mavi mi, yoksa Fuzûlî’nin gözyaşları bütün kubbeyi kapladı da ondan mı öyle görünüyor? Kişisel keder bir anda dünyanın manzarasına dönüşüyor.
- 3
Zevk-i tîğından aceb yok olsa gönlüm çâk çâk
Kim mürûr ile bırakır rahneler dîvâre su
Günümüz Türkçesi +
1Kılıcının zevkiyle gönlüm parça parça olsa şaşılmaz.
2Çünkü su bile zamanla duvarda yarıklar açar.
Beyit yorumu +
Su yumuşak görünür ama damla damla taşı deler; sevgilinin bakışı da böyle işliyor. Yarayı açan tek bir darbe değil, vazgeçmeyen temas.
- 4
Vehm ile söyler dil-i mecrûh peykânın sözün
İhtiyât ile içer her kimde olsa yara su
Günümüz Türkçesi +
1Yaralı gönül, ok temreninden korkuyla söz eder.
2Yarası olan herkes suyu dikkatle içer.
Beyit yorumu +
Yaralı biri suyu nasıl ürkerek içerse yaralı gönül de sevgilinin okundan öyle çekinerek söz ediyor. Korku yalnız düşüncede değil, sesin titremesinde hissediliyor.
- 5
Suya versin bâğ-bân gülzârı zahmet çekmesin
Bir gül açılmaz yüzün tek verse bin gülzâre su
Günümüz Türkçesi +
1Bahçıvan gül bahçesini sele versin, boşuna uğraşmasın.
2Bin bahçeyi sulasa da senin yüzün gibi bir gül açılmaz.
Beyit yorumu +
Bahçıvana neredeyse “Boşuna uğraşma” deniyor: Bin bahçe sulansa da sevgilinin yüzüne denk bir gül yetişmeyecek. Övgünün güzelliği, tabiatı bile yarıştan çekmesinde.
- 6
Ohşadabilmez gubârını muharrir hattına
Hâme tek bakmaktan inse gözlerine kara su
Günümüz Türkçesi +
1Hattat, yüzündeki ince tüyleri yazısıyla taklit edemez.
2Kalem gibi bakmaktan gözlerine kara su inse bile.
Beyit yorumu +
Hattat bakmaktan gözünü karartsa, kalemini tüketse yine de o ince tüyleri taklit edemez. Sanatçı ne kadar ustalaşırsa ustalaşsın güzellik bir adım önde kalıyor.
- 7
Ârızın yâdıyla nem-nâk olsa müjgânım n’ola
Zâyi olmaz gül temennâsıyla vermek hâre su
Günümüz Türkçesi +
1Yanağını anınca kirpiklerim ıslansa ne olur?
2Gül umuduyla dikene verilen su boşa gitmez.
Beyit yorumu +
Kirpik diken, sevgilinin yanağı gül, gözyaşı da sulama suyu oluyor. Âşık acı çekmeyi boşa giden emek saymıyor; çünkü her dikenin ardında bir gül ihtimali var.
- 8
Gam günü etme dil-i bîmârdan tîğin dirîğ
Hayrdır vermek karanû gecede bîmâre su
Günümüz Türkçesi +
1Gam gününde hasta gönlümden kılıcını esirgeme.
2Karanlık gecede hastaya su vermek hayırlıdır.
Beyit yorumu +
Normalde hastaya su verilir; Fuzûlî sevgiliden kılıç istiyor. Aşkın dünyasında yara merhamete, öldürücü darbe de susayana sunulan bir iyiliğe dönüşüyor.
- 9
İste peykânın gönül, hecrinde şevkim sâkin et
Susuzum bu sahrada benim için ara su
Günümüz Türkçesi +
1Ey gönül, ayrılıkta onun ok temrenini iste; özlemimi yatıştırsın.
2Bu çölde susuzum; benim için su ara.
Beyit yorumu +
Ayrılık bir çöl, âşık susuz; ama aradığı su sevgilinin okunun ucunda. Yani onu yaralayacak şey, aynı zamanda hasretini dindirecek tek temas.
- 10
Ben lebin müştâkıyım, zühhâd Kevser tâlibi
Nitekim meste mey içmek hoş gelir, hûşyâre su
Günümüz Türkçesi +
1Ben sevgilinin dudağını özlerim; zahitler Kevser suyunu ister.
2Sarhoşa şarap, ayık olana su hoş gelir.
Beyit yorumu +
Zahit cennetin Kevser suyunu, âşık sevgilinin dudağını seçiyor. Fuzûlî kimseyle tartışmıyor; “Ayık suyu, sarhoş şarabı sever” diyerek iki dünyanın zevkini sakin bir özgüvenle ayırıyor.
- 11
Ravza-i kûyuna her dem durmayıp eyler güzâr
Âşık olmuş gâlibâ ol serv-i hoş-reftâre su
Günümüz Türkçesi +
1Su, senin mahallenin bahçesinden durmadan geçiyor.
2Galiba o hoş yürüyüşlü servi boylu güzele âşık olmuş.
Beyit yorumu +
Su neden durmadan sevgilinin mahallesinden geçiyor? Fuzûlî’nin cevabı kıskanç ve sevimli: O da servi boylu güzele âşık olmuş olmalı.
- 12
Su yolun ol kûydan toprağ olup tutsam gerek
Çün rakîbimdir dahi ol kûya koyman vara su
Günümüz Türkçesi +
1Toprak olup suyun o mahalle giden yolunu kesmeliyim.
2Çünkü o benim rakibimdir; sevgilinin yanına varmasına izin vermem.
Beyit yorumu +
Bir önceki beyitte suyu âşık ilan eden şair şimdi onu rakip görüyor. Toprağa dönüşüp yolunu kesecek kadar kıskanç; kasidenin suyu artık masum bir tabiat unsuru değil.
- 13
Dest-bûsı ârzûsuyla ger ölsem dostlar
Kûze eylen toprağım, sunun onunla yâre su
Günümüz Türkçesi +
1Elini öpme arzusuyla ölürsem dostlar
2Toprağımdan testi yapın ve sevgiliye onunla su sunun.
Beyit yorumu +
Kavuşamazsa bile bedeni sevgiliye hizmet etsin istiyor: Toprağından testi yapılsın, ona su sunulsun. Ölüm, aşkın sonu değil biçim değiştirmesi oluyor.
- 14
Serv ser-keşlik kılar kumrî niyâzından meger
Dâmenin tuta ayağına düşe yalvara su
Günümüz Türkçesi +
1Servi, kumrunun yalvarışına karşı dik başlı davranıyor.
2Belki su eteğine tutunup ayağına kapanırsa yumuşar.
Beyit yorumu +
Bahçe küçük bir aşk tiyatrosuna dönüşüyor: Kumru yalvarıyor, servi gururla başını kaldırıyor, su da eteğine kapanmaya hazırlanıyor. Her varlık insani bir duygu taşıyor.
- 15
İçmek ister bülbülün kanın meğer bir reng ile
Gül budağının mizâcına gire kurtara su
Günümüz Türkçesi +
1Su, bir hileyle bülbülün kanını içmek istiyor olmalı.
2Gül dalının huyuna girip onu kurtarmaya çalışıyor.
Beyit yorumu +
Su gülü besliyor gibi görünse de Fuzûlî onun gizli hesabından kuşkulanıyor: Belki gülle dost olup rakibi bülbülün kanını içecek. Bahçe bir anda entrika sahnesine dönüşüyor.
- 16
Tînet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme
İktidâ kılmış tarîk-i Ahmed-i Muhtâr’a su
Günümüz Türkçesi +
1Su, temiz yaratılışını bütün dünyaya göstermiştir.
2Çünkü seçilmiş Ahmed’in yolunu izlemiştir.
Beyit yorumu +
Şiirin yönü burada değişiyor: Sevgilinin çevresinde dolaşan su, artık Hz. Muhammed’in izinden giden temiz bir yolcu. Naat bölümü bu sakin geçişle başlıyor.
- 17
Seyyid-i nev‘-i beşer, deryâ-yı dürr-i ıstıfâ
Kim sepiptir mu‘cizâtı âteş-i eşrâra su
Günümüz Türkçesi +
1O, insanlığın efendisi ve seçilmişlik incilerinin denizidir.
2Mucizeleri kötülerin ateşine su serpmiştir.
Beyit yorumu +
Hz. Muhammed bir inci denizi, mucizeleri de kötülüğün ateşini söndüren su olarak düşünülüyor. Övgü yalnız yücelik anlatmıyor; dünyayı serinleten bir merhamet duygusu da kuruyor.
- 18
Kılmak için tâze gülzâr-ı nübüvvet revnakın
Mu‘cizinden eylemiş izhâr seng-i hâra su
Günümüz Türkçesi +
1Peygamberlik gül bahçesini canlandırmak için
2Mucizesi sert kayadan su çıkarmıştır.
Beyit yorumu +
En sert kaya bile mucize karşısında kaynak oluyor. Çıkan su yalnız susuzluğu gidermiyor; peygamberlik bahçesini yeniden canlandırıyor.
- 19
Mu‘cizi bir bahr-i bî-pâyân imiş âlemde kim
Yetmiş ondan bin bin âteş-hâne-i küffâra su
Günümüz Türkçesi +
1Onun mucizeleri dünyada sonsuz bir denizmiş.
2O denizden inkârcıların binlerce ateş tapınağına su ulaşmış.
Beyit yorumu +
Mucize tek bir damla değil, kıyısı görünmeyen bir deniz. Bu denizin suyu en uzaktaki ateşlere ulaşınca inancın yayılışı gözle görülür bir söndürme sahnesine dönüşüyor.
- 20
Hayret ile parmağın dişler kim etse istimâ‘
Parmağından verdiği şiddet günü Ensâr’a su
Günümüz Türkçesi +
1Zor günde parmağından Ensar’a su verdiğini işiten
2Hayretten kendi parmağını ısırır.
Beyit yorumu +
Bir parmak su çıkarıyor, bunu duyan kişi de şaşkınlıktan kendi parmağını ısırıyor. Fuzûlî mucizeyi anlatmakla kalmıyor; dinleyenin bedeninde beliren hayreti de sahneye katıyor.
- 21
Dostu ger zehr-i mâr içse olur âb-ı hayât
Hasmı su içse döner elbette zehr-i mâra su
Günümüz Türkçesi +
1Onun dostu yılan zehri içse ölümsüzlük suyu olur.
2Düşmanı su içse o su yılan zehrine döner.
Beyit yorumu +
Aynı bardak dostun elinde hayat, düşmanın elinde zehir oluyor. Madde değişmiyor; anlamı değiştiren kişinin peygambere karşı durduğu yer.
- 22
Eylemiş her katrede bin bahr-i rahmet mevc-hîz
El sunup urgaç vuzû için gül-i ruhsâra su
Günümüz Türkçesi +
1Abdest için gül yüzüne su değdiğinde
2Her damlada bin rahmet denizi dalgalanmıştır.
Beyit yorumu +
Abdestte yüze değen küçücük damlanın içinde bin rahmet denizi kabarıyor. Fuzûlî, bir anlık ve sade hareketi ölçüsüz bir bereket manzarasına büyütüyor.
- 23
Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl
Başını taştan taşa vurup gezer âvâre su
Günümüz Türkçesi +
1Su, yıllardır onun ayağının toprağına ulaşmak ister.
2Bu yüzden başını taştan taşa vurarak avare gezer.
Beyit yorumu +
Akarsuyun taşlara çarpan sesi artık bir tabiat sesi değil, hasretle başını vuran yolcunun feryadı. Su yıllardır kutsal eşiğe varmaya çalışan bir âşık gibi dolaşıyor.
- 24
Zerre zerre hâk-i dergâhına ister sala nûr
Dönmez ol dergâhtan ger olsa pâre pâre su
Günümüz Türkçesi +
1Dergâhının toprağındaki her zerreye ışık vermek ister.
2Parça parça olsa bile o eşikten geri dönmez.
Beyit yorumu +
Su dağılsa, damlalara ayrılsa bile o kapıdan dönmüyor. Bağlılık burada güçlü kalmak değil, parçalanırken bile yönünü kaybetmemek.
- 25
Zikr-i na‘tın virdini dermân bilir ehl-i hatâ
Eyle kim def‘-i humâr için içer mey-hâra su
Günümüz Türkçesi +
1Günah işleyenler senin naatını anmayı derman bilir.
2Tıpkı sarhoşun mahmurluğunu gidermek için su içmesi gibi.
Beyit yorumu +
Sarhoş sabah baş ağrısını suyla giderir; hata içindeki insan da naatla ayılır. Benzetme manevî arınmayı gündelik, bedensel bir ferahlık kadar hissedilir kılıyor.
- 26
Yâ Habîballah yâ Hayre’l-beşer müştâkınım
Eyle kim leb-teşneler yanıp diler hemvâre su
Günümüz Türkçesi +
1Ey Allah’ın sevgilisi, ey insanların en hayırlısı, sana özlem duyuyorum.
2Susuz dudakların yanarak sürekli su istemesi gibi.
Beyit yorumu +
Şair artık uzaktan övmüyor, doğrudan sesleniyor. Peygamber özlemi düşünsel bir hayranlık değil; kuruyan dudağın su istemesi kadar bedensel ve vazgeçilmez.
- 27
Sensin ol bahr-i kerâmet kim Şeb-i Mi‘râc’da
Şeb-nem-i feyzin yetirmiş sâbit ü seyyâra su
Günümüz Türkçesi +
1Sen öyle bir keramet denizisin ki Miraç gecesinde
2Feyzinin çiyi bütün sabit yıldızlara ve gezegenlere su ulaştırdı.
Beyit yorumu +
Miraç gecesi gökyüzü dev bir bahçe gibi: Feyiz çiyi yıldızlara ve gezegenlere kadar ulaşıyor. Rahmet yalnız yeryüzünü değil, bütün kozmosu diriltiyor.
- 28
Çeşme-i hûrşîdden her dem zülâl-i feyz iner
Hâcet olsa merkadin tecdîd eden mi‘mâra su
Günümüz Türkçesi +
1Güneş çeşmesinden her an berrak bir feyiz iner.
2Türbeni yenileyen mimara su gerekse oradan gelir.
Beyit yorumu +
Güneş gökte bir çeşmeye dönüşüyor; türbeyi onaran mimarın suyu bile oradan geliyor. Maddi yapı ile manevi feyiz aynı inşa sahnesinde birleşiyor.
- 29
Bîm-i dûzah nâr-ı gam salmış dil-i sûzânıma
Var ümîdim ebr-i ihsânın sepe ol nâra su
Günümüz Türkçesi +
1Cehennem korkusu yanık gönlüme gam ateşi saldı.
2İhsan bulutunun o ateşe su serpmesini umuyorum.
Beyit yorumu +
Övgü burada kişisel bir yakarışa dönüşüyor: Gönülde cehennem korkusunun ateşi, karşısında rahmet bulutu var. Şairin bütün umudu o buluttan düşecek birkaç damlada.
- 30
Yümn-i na‘tından güher olmuş Fuzûlî sözleri
Ebr-i nîsândan dönen tek lü’lü-i şehvâra su
Günümüz Türkçesi +
1Fuzûlî’nin sözleri, naatının bereketiyle mücevher oldu.
2Nisan bulutunun damlayı iri inciye dönüştürmesi gibi.
Beyit yorumu +
Nisan yağmurunun sade bir damlayı inciye çevirdiğine inanılırdı; Fuzûlî de sözlerinin naat sayesinde mücevher olduğunu söylüyor. Şairlik gururu, yerini minnettarlığa bırakıyor.
- 31
Hâb-ı gafletten olan bîdâr olanda rûz-i haşr
Hâb-ı hasretten dökende dîde-i bîdâra su
Günümüz Türkçesi +
1Mahşer günü herkes gaflet uykusundan uyandığında
2Hasret uykusundan uyanan gözler yaş döktüğünde…
Beyit yorumu +
Mahşer günü büyük bir uyanış anı gibi kuruluyor: Gaflet uykusu bitiyor, hasretle açılan gözlerden yaş boşalıyor. Son beyitteki dua gelmeden önce zaman sanki burada duruyor.
- 32
Umduğum oldur ki rûz-i haşr mahrûm olmayam
Çeşme-i vaslın vere ben teşne-i dîdâra su
Günümüz Türkçesi +
1Umudum, mahşer günü mahrum kalmamaktır.
2Kavuşma çeşmen, yüzünü görmeye susamış bana su versin.
Beyit yorumu +
Kasidenin başında aşk ateşini söndüremeyen su, finalde kavuşma çeşmesine dönüşüyor. Fuzûlî’nin son dileği çok yalın: Yüzünü görmeye susamışken o kaynaktan mahrum kalmamak.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak’taki 145259 numaralı sürüm ile akademik Su Kasidesi incelemeleri karşılaştırıldı; 32 beyitlik metin korunarak yazım düzenlendi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Beyit yorumu +
Şiir daha ilk anda bildiğimiz fizik kuralını bozuyor: Su bu ateşi söndüremiyor. Gözyaşı arttıkça aşk ateşinin büyüklüğünü daha iyi görüyoruz.