Zülfi Müşginün Nola Boynuma Saldıysa Kemend
Mihrî Hatun, sevgilinin zülfünü kement, gözünü büyücü ve yanağını gönül şahını mat eden oyuncu olarak kurarken aşk uğruna çektiği belâyı sahiplenir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
nola boynuma ṣaldıysa
Dōstum lāzımdurur dīvāneye elbette bend
1Misk kokulu zülfün boynuma kement attıysa buna şaşılır mı?
2Dostum, deliye elbette bir bağ gerekir.
- 2
ʿİlm'i cādūluḳda bir üstāddur çeşmüñ senüñ
Görse Hārutile Mārutu geçerdi anlara bend
1Senin gözün büyücülük ilminde bir ustadır;
2Gözün Hârût ile Mârût’u görseydi, onlara da bağ vururdu.
Sevgilinin gözü, büyücülüğü öğreten bir usta olarak Hârût ile Mârût efsanesini aşar. Onları bile bağlayabilecek kudret, bakışın sıradan bir çekicilikten güçlü olduğunu anlatır; ilk beyitteki kement ve bağ imgesi burada mitolojik bir ölçekte sürdürülür.
- 3
Ruẖlaruñ dil-şāhını māt eyledi bir luʿb(i)le
Gözlerüñ cān ferzina ḥācet degül sürmek semend
1Yanakların bir oyunla gönül şahını mat etti;
2Gözlerinin can vezirini ele geçirmek için ata binmesi gerekmez.
Yanakların gönül şahını tek hamlede mat etmesi beyte satranç düzeni verir. Gözler de canın vezirini ele geçirmek için ata ihtiyaç duymaz; sevgilinin yüzündeki iki unsur, savaşmadan kazanan oyuncular gibi âşığın iç dünyasını bütünüyle teslim alır.
- 4
Kellesin ortaya ḳoyub öykünmiş lā'lüñe
Anuñçün çār-sūlar içre ber-dār oldı ḳand
1Şeker, lal dudağına öykünerek başını ortaya koydu;
2Bu yüzden çarşıların ortasında dara çekildi.
Şeker, sevgilinin lal renkli dudağına benzemeye kalkıştığı için başını ortaya koymuş bir suçlu gibi düşünülür. Çarşıda asılma görüntüsü, şekerin dükkânlarda asılı veya sergilenmiş oluşunu aşk rekabetine bağlayan nükteli bir sebebe dönüştürür.
- 5
Gerçi çoḳ seyreyledüm bāġ'ı cihān ṣaḥrāların
Rāstī ḳaddüñ gibi hiç görmedüm
1Gerçi dünya bağlarını ve kırlarını çok gezdim;
2Doğrusu, boyun gibi uzun bir servi hiç görmedim.
Şair dünya bağlarını ve kırlarını gezdiğini söyleyerek benzetmesini geniş bir görgüye dayandırır. Buna rağmen sevgilinin boyuna denk uzun bir servi bulamaz; klasik servi imgesi burada ezber bir övgü değil, bütün gezilerin sonunda verilen karşılaştırmalı bir hüküm olur.
- 6
Ḳo bizi meh-rūlaruñ mihriyle var sen fāriġ ol
Nāṣiḥā etmez es̲er rusvāy'ı ʿışḳ olana pend
1Bizi ay yüzlülerin sevgisiyle bırak, sen kaygısız ol;
2Ey öğütçü, aşk yüzünden rezil olana öğüt işlemez.
Mihrî, kendisini ay yüzlü güzellerin sevgisiyle baş başa bırakmasını öğütçüden ister. Aşk yüzünden toplum önünde rezil olmayı kabul eden kişiye nasihatin işlememesi, dışarıdan dayatılan ölçü ile âşığın seçtiği hayat arasındaki kesin ayrılığı gösterir.
- 7
Ḫūblaruñ tīġ'i cefāsından yüzüm döndürmezem
Ṭoġrasalar sīnemi ger rīze rīze bend bend
1Güzellerin cefa kılıcından yüz çevirmem;
2Göğsümü parça parça doğrasalar bile.
Güzellerin cefası keskin bir kılıç gibi düşünülür; fakat şair bu tehdide sırtını dönmez. Göğsün parça parça doğranması abartısı, aşk bağlılığının bedensel acıdan daha güçlü olduğunu söyler ve önceki beyitte reddedilen öğüdün neden sonuçsuz kaldığını açıklar.
- 8
Derpeyince yollarına düşdügüm dil-berlerüñ
Dir gören ẖayli belā-keşdür bu Mihrī derd-mend
1Sevgililerin yollarına peş peşe düştüğümü
2Gören kişi, ‘Bu dertli Mihrî çok belâ çekmiştir,’ der.
Sevgililerin yollarına düşmek hem peşlerinden gitmeyi hem de onların uğrunda güçlük çekmeyi anlatır. Dışarıdan bakan kişi Mihrî'yi ‘belâ-keş’ ve ‘dert-mend’ diye tanımlar; mahlas, aşk macerasının tanınan öznesi olarak doğrudan bu hükmün içine yerleşir.
- 9
Yıllar ile ben yüzin görmem dirīġā āh kim
Sāyesinde ẖoş geçer dil-dārumuñ bir levend
1Yıllardır yüzünü görmüyorum; ne yazık, ah!
2Sevgilimin gölgesinde bir yiğit hoşça yaşar [özne bağlanışı belirsiz].
Kapanış beyti yıllardır yüzü görülmeyen sevgili için açık bir hasret sözüyle başlar. Son dizedeki ‘bir levend’ öznesinin kime bağlandığı basılı dizimde kesin değildir; modern aktarım bu düğümü çözülmüş gibi göstermeden sevgilinin gölgesindeki hoş hayat imgesini korur.
Metnin kaynağı
Sabit 147724 revizyonunun eser sahibi alanı Mihrî Hatun adını verir; mahlas ve kanonik TEİS kimliği bu atfı destekler.
Atıf kanıtını aç ↗Türkçe Vikikaynak sabit 147724 revizyonundaki tam şiir gövdesi; özgün dize yüzeyi korunmuş, modern aktarım ve editoryal katmanlar eklenmiştir.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Sarrâfi de benden beter âvâre olupdurMihrî Hatun · Gazel (redd-i matla)→
Misk kokulu zülfün boyna kement atması, sevgilinin güzelliğini aynı anda hem çekici hem tutsak edici kılar. İkinci dizede âşık kendisini deli sayarak bu bağı gerekli bulur; böylece esaret şikâyet değil, aşkın doğasına uygun ve gönüllü bir teslimiyet olur.