Aşkın ile Bu Âlem-i Fenâda
Âşık Ömer geçici dünyada papağan dilli sevgiliden kavuşma sözü ve bir bakış ister. Onu hayat suyu, hilal kaş, kızıl gül ve ay yüz imgeleriyle över; güzellerin serdarı saydığı sevgilinin kapısında sürekli kul kalacağını söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Aşkın ile bu âlem-i
nazlım bendene va’de
1Bu geçici dünyada senin aşkınla yaşarken,
2ey nazlım, kuluna kavuşma sözü ver.
- 2
Ne cefâlar çektim bil dillim
Dilerim bir nazar kıl dillim
1Ne eziyetler çektiğimi bil, ey papağan dilli sevgilim;
2dilerim bir kez bana bak, ey papağan dilli sevgilim.
Papağan dili tatlı ve becerikli konuşmayı över; fakat bu söz güzelliği âşığın çektiği cefayı henüz gidermemiştir. İstenen tek bakış, tanınma ve merhametin ilk işareti olarak sunulur.
- 3
Dünyâya gelmedi senin misâlin
Bir kez nûş eden ol
1Senin benzerin dünyaya gelmedi;
2o berrak hayat suyundan bir kez içen kişi...
Sevgilinin benzersizliği dünya ölçeğinde ilan edilir. Duru su imgesi onun güzelliğini ve sözünü hayat veren içeceğe çevirir; bir kez tadanın sonraki dizedeki bağlılığı anlaşılır hâle gelir.
- 4
Anın içün arzuladım visâlin
Bir gayri istemez mül dillim
1İşte bunun için kavuşmanı arzuladım;
2ey papağan dilli sevgilim, başka şarap istemez.
Kavuşma arzusu önceki hayat suyu imgesinin sonucudur. “Mül” şarabı temsil eder; sevgiliden gelen tadı alan kişi başka içki aramaz, böylece aşk tek ve yeterli kaynak olur.
- 5
Hilâl tuğrâya benzer
Ârızın şol benzer
1Hilal kaşların tuğraya benzer;
2yanağın o kızıl güle benzer.
Hilal biçimli kaş hükümdar tuğrasıyla ilişkilendirilerek sevgiliye hem güzellik hem hüküm gücü kazandırır. Kızıl gül yanağın rengini taşır ve siyasal işareti bahçe imgesine bağlar.
- 6
Cemâlin görenler der aya benzer
kabâların al dillim
1Yüzünü görenler “aya benzer” der;
2ey papağan dilli sevgilim, altın renkli elbiselerini giy.
Ay yüzün parlaklığını, altın elbise ise bu ışığı çevreleyen ihtişamı anlatır. “Al” buyruğu sevgiliyi seyirlik güzellikten çıkarıp hazırlanması istenen canlı bir muhataba dönüştürür.
- 7
Zümre-i hûbânın serdârı sensin
Ömer’in tâ ebed sensin
1Güzeller topluluğunun başı sensin;
2Ömer’in sonsuza dek sevgilisi sensin.
Sevgili yalnız güzel değil bütün güzellerin serdarıdır. İkinci dize kamusal üstünlüğü kişisel bağlılığa çevirir; Ömer’in sevgisi zamanın sonuna kadar sürme iddiası taşır.
- 8
Âşık-ı sâdıkların efkârı sensin
Dembedem kapında kul dillim
1Sadık âşıkların bütün düşüncesi sensin;
2ey papağan dilli sevgilim, kapında her an kulum.
Sevgili sadık âşıkların zihnini bütünüyle doldurur. Kapıda kul olmak bekleyiş ve hizmet konumudur; “her an” sözü bu bağlılığın geçici bir heves olmadığını son kez vurgular.
Metnin kaynağı
Âşık Ömer kimliği Ergun dizisi, görünür mahlas yüzeyi ve TEİS kamu otoritesiyle sınırlı olarak bağlandı.
Atıf kanıtını aç ↗Ergun 1936, No. 85; tarama s. 148; 8 birim/16 dize. Kayıt kaynakta “Aşkın ile bu âlem-i fenâda” ile başlar, “Dembedem kapında kul tûti dillim” ile biter; hemen ardından gelen kayıt “Seni sevdiğimi etmeyim inkâr” dizesiyle açılır. Dizeler kaynağından korundu. Sessiz kaynak düzeltmesi yapılmadı. Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Başınçün bir sual sorayım sanaÂşık Ömer · Koşma→
Geçici dünya aşkın yaşandığı sınırlı süreyi belirler; bu yüzden kavuşma vaadi ertelenemez bir ihtiyaçtır. Âşık kendisini kul diye alçaltırken nazlı sevgiliden açık bir söz bekler.