DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Sıdkı Baba/Bir selam göndermiş o nazlı yarım
Koşma · 19.–20. yüzyıl

Bir selam göndermiş o nazlı yarım

Sevgiliden gelen bir selam, beş dörtlük boyunca yerine getirilmesi gereken beş şarta dönüşür. Her dörtlük “-mayınc'olmaz” kalıbıyla biter; şiir arzuyu değil, arzunun gerektirdiği işleri sayar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bir selam göndermiş o nazlı yarım

    Yüz sürüp payına gitmeyinc'olmaz

    Artar bülbül gibi Ah ile zarım

    Dostun bahçesinde ötmeyinc'olmaz

    1O nazlı sevgilim bir selam göndermiş

    2Ayağına yüz sürmeye gitmeyince olmaz

    3Bülbül gibi ahım, inleyişim artar

    4Dostun bahçesinde ötmeyince olmaz

    Redifteki kaynaşma teknik bir zorunluluk: “gitmeyince olmaz” on iki hece tutar, kesmeyle “gitmeyinc'olmaz” on bire iner. Yani ölçü, redifin kendi imlâsını belirlemiş. Anlamda da kesinlik var — dilek kipiyle değil, olumsuzun olumsuzuyla kurulmuş bir mecburiyet cümlesiyle konuşuluyor.

  2. 2

    Cennet bahçesinde Huri kızları

    Hayal oldu, gözlerime gözleri

    Keman ebruları güneş yüzleri

    leblerinden tatmayınc'olmaz

    1Cennet bahçesindeki huri kızları

    2Gözleri gözlerimde hayal oldu

    3Yay gibi kaşları, güneş gibi yüzleri

    4Şeker dudaklarından tatmayınca olmaz

    Huriler cennet vaadinin soyut figürleridir; burada gözü, kaşı, yüzü ve dudağı tek tek sayılarak dünyevî sevgilinin tarif listesine indirgeniyorlar. Sıralama da yukarıdan aşağı iner ve dudakta durur; böylece dörtlük görmekle başlayıp tatmakla biter, redifin istediği de tam olarak budur.

  3. 3

    oldum hırka giydim şal gibi

    Aceb gülermiyim ben de el gibi

    Bahçede açılmış gonca gül gibi

    Canımı canına katmayınc'olmaz

    1Abdal oldum, hırkayı şal gibi giydim

    2Acaba ben de eller gibi güler miyim

    3Bahçede yeni açan bir gonca gibi

    4Canımı canına katmayınca olmaz

    Üç dize üst üste “gibi” ile bitiyor ve her biri bir başkasına benzeme denemesi: hırka şala, gülüş ellerinkine, açılış goncaya. Ortadaki soru dörtlüğün kırılma yeri — “el” hem yabancı hem herkes demek; derviş, herkes gibi gülüp gülemeyeceğini soruyor ve cevabı redife bırakıyor.

  4. 4

    Daha ne gam yarı bulduktan sonra

    Sinem sinesine sardıktan sonra

    Dost yolunda olduktan sonra

    Ar namus hırkasın atmayınc'olmaz

    1Yâri bulduktan sonra artık ne gam

    2Göğsümü göğsüne sardıktan sonra

    3Dost yoluna girip abdal olduktan sonra

    4Ar ve namus hırkasını atmayınca olmaz

    İç redif olarak üç kez dönen “sonra”, dörtlüğü bir şart zinciri hâline getiriyor. Hırka bir önceki dörtlükte giyilmişti, burada atılıyor: aynı giysi önce derviş kimliğinin işareti, sonra kurtulunması gereken yük olur. Melâmet çizgisinin klasik hamlesi — el gözündeki itibardan vazgeçmek.

  5. 5

    Kul Pervane'm gitmez oldu hayalin

    Ne yaman yeğindir derd ü melalin

    Hublar serfirazı Nur-i Cemalin

    Ulaşıp destine yetmeyinc'olmaz.

    1Kul Pervane'yim, hayalin gözümden gitmez oldu

    2Derdin ve kederin ne çetin, ne ağır

    3Güzellerin en yücesi olan Nur-i Cemal'in

    4Eline ulaşıp yetmeyince olmaz.

    Mahlas burada Sıdkı değil Pervane: şair şiire bu adla başlamış, Sıdkî mahlasını sonradan mürşidi vermiştir. Ad seçimi imgeyle de örtüşüyor — pervane ateşin çevresinde döner, dörtlüğün sevgilisi ise “Nur-i Cemal”, yani ışığın kendisi. Kul sözcüğü de âşığı bir makam sahibi değil, hizmetkâr sayar.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 141904 numaralı sürüm esas alındı; sayfa kaynak olarak Turkuler.com'u gösteriyor. Kaynağın dize içindeki büyük harfleri (“Ah ile zarım”, “Huri kızları”, “Sükker leblerinden”) ve son dizedeki nokta korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBir zaman efsane yeldim cihandaSıdkı Baba · Nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

zar

inleme, ağlayıp sızlanma

keman ebru

yay gibi kavisli kaş

sükker

şeker

leb

dudak

abdal

gezgin derviş; dünya işlerinden elini çekmiş kimse

hub

güzel

serfiraz

baş yücelten, ötekilerden üstün

dest

el