Bir selam göndermiş o nazlı yarım
Sevgiliden gelen bir selam, beş dörtlük boyunca yerine getirilmesi gereken beş şarta dönüşür. Her dörtlük “-mayınc'olmaz” kalıbıyla biter; şiir arzuyu değil, arzunun gerektirdiği işleri sayar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bir selam göndermiş o nazlı yarım
Yüz sürüp payına gitmeyinc'olmaz
Artar bülbül gibi Ah ile zarım
Dostun bahçesinde ötmeyinc'olmaz
1O nazlı sevgilim bir selam göndermiş
2Ayağına yüz sürmeye gitmeyince olmaz
3Bülbül gibi ahım, inleyişim artar
4Dostun bahçesinde ötmeyince olmaz
- 2
Cennet bahçesinde Huri kızları
Hayal oldu, gözlerime gözleri
Keman ebruları güneş yüzleri
leblerinden tatmayınc'olmaz
1Cennet bahçesindeki huri kızları
2Gözleri gözlerimde hayal oldu
3Yay gibi kaşları, güneş gibi yüzleri
4Şeker dudaklarından tatmayınca olmaz
Huriler cennet vaadinin soyut figürleridir; burada gözü, kaşı, yüzü ve dudağı tek tek sayılarak dünyevî sevgilinin tarif listesine indirgeniyorlar. Sıralama da yukarıdan aşağı iner ve dudakta durur; böylece dörtlük görmekle başlayıp tatmakla biter, redifin istediği de tam olarak budur.
- 3
oldum hırka giydim şal gibi
Aceb gülermiyim ben de el gibi
Bahçede açılmış gonca gül gibi
Canımı canına katmayınc'olmaz
1Abdal oldum, hırkayı şal gibi giydim
2Acaba ben de eller gibi güler miyim
3Bahçede yeni açan bir gonca gibi
4Canımı canına katmayınca olmaz
Üç dize üst üste “gibi” ile bitiyor ve her biri bir başkasına benzeme denemesi: hırka şala, gülüş ellerinkine, açılış goncaya. Ortadaki soru dörtlüğün kırılma yeri — “el” hem yabancı hem herkes demek; derviş, herkes gibi gülüp gülemeyeceğini soruyor ve cevabı redife bırakıyor.
- 4
Daha ne gam yarı bulduktan sonra
Sinem sinesine sardıktan sonra
Dost yolunda olduktan sonra
Ar namus hırkasın atmayınc'olmaz
1Yâri bulduktan sonra artık ne gam
2Göğsümü göğsüne sardıktan sonra
3Dost yoluna girip abdal olduktan sonra
4Ar ve namus hırkasını atmayınca olmaz
İç redif olarak üç kez dönen “sonra”, dörtlüğü bir şart zinciri hâline getiriyor. Hırka bir önceki dörtlükte giyilmişti, burada atılıyor: aynı giysi önce derviş kimliğinin işareti, sonra kurtulunması gereken yük olur. Melâmet çizgisinin klasik hamlesi — el gözündeki itibardan vazgeçmek.
- 5
Kul Pervane'm gitmez oldu hayalin
Ne yaman yeğindir derd ü melalin
Hublar serfirazı Nur-i Cemalin
Ulaşıp destine yetmeyinc'olmaz.
1Kul Pervane'yim, hayalin gözümden gitmez oldu
2Derdin ve kederin ne çetin, ne ağır
3Güzellerin en yücesi olan Nur-i Cemal'in
4Eline ulaşıp yetmeyince olmaz.
Mahlas burada Sıdkı değil Pervane: şair şiire bu adla başlamış, Sıdkî mahlasını sonradan mürşidi vermiştir. Ad seçimi imgeyle de örtüşüyor — pervane ateşin çevresinde döner, dörtlüğün sevgilisi ise “Nur-i Cemal”, yani ışığın kendisi. Kul sözcüğü de âşığı bir makam sahibi değil, hizmetkâr sayar.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 141904 numaralı sürüm esas alındı; sayfa kaynak olarak Turkuler.com'u gösteriyor. Kaynağın dize içindeki büyük harfleri (“Ah ile zarım”, “Huri kızları”, “Sükker leblerinden”) ve son dizedeki nokta korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Redifteki kaynaşma teknik bir zorunluluk: “gitmeyince olmaz” on iki hece tutar, kesmeyle “gitmeyinc'olmaz” on bire iner. Yani ölçü, redifin kendi imlâsını belirlemiş. Anlamda da kesinlik var — dilek kipiyle değil, olumsuzun olumsuzuyla kurulmuş bir mecburiyet cümlesiyle konuşuluyor.