DDizegâhDijital şiir arşivi
← Şairler
Sıdkı Baba için tipografik S kartı
Tarihsel portre iddiası taşımayan, stilize divan yaprağı ve S harfiyle hazırlanmış yerel tipografik kart.Dizegâh editoryal tasarımı · Proje özgün tasarımı
Şair portresi

Sıdkı Baba

Zeynelabidin · 1865-1928

7 şiirin tümünü aç
Bölge
Tarsus (Yenice) · Merzifon (Harız)
Arşivde
7 şiir
Hayatı ve edebî kişiliği

Sıdkı Baba kimdir?

Sıdkı Baba, 1865'te Tarsus'un Yenice köyünde doğan, 1928'de Merzifon'un Harız köyünde ölen bir Alevî-Bektaşî ozanıdır. Asıl adı Zeynelabidin'dir; kaynaklarda Âşık Sıdkî, Sıdkî Efendi, Tarsuslu Sıdkî gibi adlarla da anılır.

Şiire çocuk denecek yaşta ve “Pervane” mahlasıyla başladığı, “Sıdkî” adını sonradan mürşidinden aldığı aktarılır. Bu arşivdeki altı metnin üçü Pervane, üçü Sıdkı imzası taşır; yani mahlas, aynı şairin iki ayrı dönemine bakmanın en pratik yoludur.

Hayatı ve yaşadığı çevre

Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü onu Tarsus'a bağlı Yenice köyünde 1865'te doğmuş gösterir. Babasının adı Mehmet, annesinin adı Eşeli'dir; ailesi Oğuzların Bozok koluna bağlı Dede Garkın aşiretinden sayılır. Aynı kaynak, altı yaşında Pervane mahlasıyla şiir söylemeye başladığını kaydeder.

On iki yaşındayken Hacıbektaş'taki dergâha gitti. Dergâhın postnişini o sırada Feyzullah Efendi'ydi; Sıdkı Baba'nın mürşidi olarak anılan Cemâleddin Çelebi ise sonraki postnişindir. Şaire “Sıdkî” mahlasını veren de mürşididir. Mahlasın hangi yaşta değiştiği kaynaklarda tutarlı biçimde verilmediği için burada bir yıl yazılmadı.

1893'te evlendi ve Merzifon'un Harız köyüne yerleşti; ömrünün kalan kısmını orada geçirdi. Cemâleddin Çelebi'nin halifesi ve vekili olarak berat aldı, bölgede dergâhın babası sıfatıyla hizmet etti; Piri Baba ve Koçu Baba türbelerini onarttığı kaydedilir. I. Dünya Savaşı sırasında, Cemâleddin Çelebi'nin çağrısıyla kurulan Alevî gönüllü mücahit alayının fahrî yüzbaşılığını üstlendi.

1928'de Harız köyünde öldü. Şiirlerinin büyük bölümü sağlığında kitaplaşmadı; sekiz yüzden fazla şiirinin çeşitli cönklerde dağınık hâlde bulunduğu belirtilir. Divanının derlenip yayımlanması ölümünden çok sonraya, yirminci yüzyılın son çeyreğinden itibaren yapılan çalışmalara kalmıştır.

Şiir anlayışı ve dili

Sıdkı Baba hem hece hem aruz ölçüsüyle yazdı, ama tanınmasını sağlayan damar hece oldu. Bu arşivdeki altı metnin altısı da on birli hece ölçüsünde, dörtlüklerle kurulu ve dize sonunda dönen bir redife bağlı. Arapça-Farsça terkipleri kullanır ama cümle yapısı halk diline yakın kalır; dizeleri okunduğunda değil söylendiğinde tam oturur.

Şiirinin iki ayrı yüzü vardır. Biri sevgiliye söylenen güzelleme ve ayrılık koşmalarıdır: seher yeline haber ısmarlanır, sevgilinin kaşı gözü tek tek sayılır, gurbetin süresi aylarla ölçülür. Öteki, yol bilgisini anlatan nefeslerdir: elif ile be'den başlayan ders, yedi harften bir noktaya inen bilgi, Ehl-i Beyt katarına dizilme.

Bu ikinci damarda tekniği tekrardır. “Eriştik şükür”, “gitmeyinc'olmaz”, “Dostlar himmet eylen gidelim bugün” gibi redifler her dörtlüğün sonunda döner ve şiiri tek bir hükmün etrafında toplar. Edilgen çekimler de dikkat çeker — süzüldük, yazıldık, düzüldük: yola giren kişi bir şey yapmaz, kendisine bir şey yapılır.

Başlıca eserleri ve şiirleri

  • Sıdkî Baba DivanıŞairin şiirleri sağlığında kitaplaşmadı; cönklerde kalan metinler sonradan derlendi. Baki Yaşa Altınok'un hazırladığı “Sıdkî Baba Divanı” 2013'te yayımlandı. Bu arşivdeki altı metin ise divan neşrinden değil, Türkçe Vikikaynak'a aktarılmış ve künyesinde Turkuler.com'u gösteren nüshalardan alınmıştır.
  • NasihatnâmeTürk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'nün kaydettiği 1393 beyitlik mesnevi.
  • Destan-ı Hürriyet-i OsmanîII. Meşrutiyet'in ilânı üzerine yazılmış 104 beyitlik destan.

Edebiyat tarihindeki yeri

Sıdkı Baba'nın adı bir kitapla değil, söylenen bir repertuvarla yaşadı. Deyişleri ve semahları Merzifon çevresinden başlayarak Amasya, Çorum, Tokat, Sivas ve Erzincan yörelerinde okunageldi; Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü onun deyişlerinin bugüne dek Alevî toplulukları arasında icra edildiğini kaydeder. Buna karşılık yazılı mirası uzun süre dağınık kaldı: şiirleri cönklerde taşındı, divanı ancak ölümünden çok sonra derlendi. Elimizdeki altı metnin sözlü derlemelerden gelmesi ve dizgi kusurları taşıması da bu durumun doğrudan sonucudur — şair ne kadar çok söylenmişse, metni o kadar çok elden geçmiştir.

Alevî-BektaşîNefesÂşık edebiyatı
Kaynak ve editoryal not

Hayat bilgileri Vikikaynak kaydı temel alınarak özetlendi; kesin olmayan biyografik ayrıntılar kesin hüküm olarak sunulmadı.

Vikikaynak kaydını aç ↗
Arşivdeki eserleri

Sıdkı Baba şiirleri

Katalogda aç →

Bir şiir seçin; özgün metin, günümüz Türkçesi, birim yorumları ve kaynak bilgisi aynı okuma sayfasında açılır.

Sıdkı Baba kataloğundaki 7 şiirin tümünü gör