Ayrılık hasreti kar etti cana
Üç dörtlük boyunca seher yeline seslenilir ve ondan tek bir şey istenir: sevgiliden haber. Redif fiilsiz bırakıldığı için istek her dörtlüğün sonunda yarım kalır; şiir bu tamamlanmamış cümlenin tekrarı üzerine kurulur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ayrılık hasreti kar etti cana
sevdiğimden bir haber
Selamım et kutbi cihana
sevdiğimden bir haber
1Ayrılık özlemi cana işledi
2Seher yeli, sevdiğimden bir haber
3Selamımı cihanın kutbuna ulaştır
4Seher yeli, sevdiğimden bir haber
- 2
Bülbül gibi bağlanmışım kareler
Ayrılık derdine nedir çareler
kabul etmez dilde yareler
sevdiğimden bir haber
1Bülbül gibi bağlanmışım kareler
2Ayrılık derdinin çaresi nedir
3Gönüldeki yaralar merhem tutmuyor
4Seher yeli, sevdiğimden bir haber
Kafiye üçlüsü kareler / çareler / yareler sesle kusursuz kuruluyor ama birincisinin anlamı kaynakta karanlık kalıyor; dize olduğu gibi bırakıldı. İkinci ve üçüncü dize aynı hükmü iki kez veriyor: çare sorulup cevapsız kalıyor, ardından merhemin işlemediği söylenerek soru kapatılıyor.
- 3
Sıdkı'yam kalmışam ıssız çöllerde
Böyle dert bulunmaz gayri kullarda
Dilim intizarda gözüm yollarda
sevdiğimden bir haber
1Sıdkı'yım, ıssız çöllerde kalmışım
2Böyle bir dert başka kullarda bulunmaz
3Dilim bekleyişte, gözüm yollarda
4Seher yeli, sevdiğimden bir haber
Mahlas dörtlüğünde şair Sıdkı adını anıyor ve “kalmışam”, “Sıdkı'yam” gibi Azerbaycan Türkçesine yakın çekimler kullanıyor; âşık ağzının doğu kolundan gelen bir ses. Üçüncü dize bekleyişi ikiye bölüyor: dil söz için, göz yol için bekliyor — ikisi de haberin iki ayrı organı.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 145100 numaralı sürüm esas alındı; sayfa kaynak olarak Turkuler.com'u gösteriyor. İkinci dörtlüğün kafiyesi kaynakta “kareler” biçiminde dizili; kelimenin buradaki anlamı doğrulanamadığı için ne düzeltildi ne de günümüz Türkçesi sütununda çevrildi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Redifte yüklem yok: “bir haber” deyip cümle kesiliyor, istenen fiil (getir, söyle) hiç söylenmiyor. Eksiklik teknik bir kusur değil, şiirin çalışma biçimi — dilek her dörtlük sonunda ağızda kalıyor. Üçüncü dize ise sevgiliyi “kutb-i cihan” diye anıp aşk şiirinin muhatabını mürşide çeviriyor.