DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Pir Sultan Abdal/Sabahtan cemâlin seyrân eyledim
Koşma · 16. yüzyıl

Sabahtan cemâlin seyrân eyledim

Her bent “sunam” hitabıyla kapanır; suna hem sevgili hem uçup giden bir kuştur, bu ikilik şiirin bütün gerilimini taşır. Gurbet, ayrılığın faili ve bir tel bergüzar isteği bentler boyunca birbirine bağlanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Sabahtan cemâlin eyledim

    Gönüller perişan elinden

    Nice bekleyeyim gurbet illerde

    Hiç bilir yok mudur hâlinden

    1Sabahleyin yüzünü seyrettim

    2Gönüller senin elinden perişan, sunam

    3Gurbet illerde daha ne kadar bekleyeyim

    4Hâlinden bilen hiç kimse yok mu, sunam

    “Sunam” hitabı bütün şiiri taşır: suna, boynu uzun bir yaban ördeğidir ve güzellik için kullanılan bir seslenmedir. İlk bent yüz görmeyi gurbetle yan yana koyar — görülen güzellik, uzakta kalmanın süresini kısaltmaz, uzatır.

  2. 2

    -i gamzelerin kokmaz

    Yâr elâ gözlerin hışm ile bakmaz

    Cemâlin görene cennet gerekmez

    Güneş midir doğdu yüzünden

    1Kılıç gibi bakışların misk gibi kokmaz

    2Yâr, ela gözlerin öfkeyle bakmaz

    3Yüzünü görene cennet gerekmez

    4Yüzünden doğan güneş midir, sunam

    Gamzenin tîğ, yani kılıç sayılması klasik mazmundur; buradaki yenilik olumsuzlama zinciridir — kokmaz, bakmaz, gerekmez. Üç ret üst üste dizildikten sonra son dize soruya döner ve yüzden doğan ışığı güneşle karıştırır.

  3. 3

    Kemhâlar giyinip bağlanmaz

    Eser seher yeli teli ırganmaz

    Sen gidelden deli gönül eğlenmez

    Bir versen telinden

    1Kemha giyilip zünnar kuşanılmaz

    2Seher yeli eser, teli kıpırdamaz

    3Sen gideli deli gönül oyalanmaz

    4Telinden bir hatıra versen, sunam

    Kemhâ ağır bir ipek kumaş, zünnar ise Hristiyan rahiplerin kuşağıdır; ikisi tek dizede giyimin iki ucunu tutar. Bendin istediği şey ise küçücüktür: bir tel, bir bergüzar. Büyük kumaşların reddi küçük hatıranın değerini yükseltir.

  4. 4

    Sen seher yelisin gider gelmezsin

    Gelirsen de bana bakî kalmazsın

    Seni uçuranlar murad almasın

    Seni kim uçurdu gölünden

    1Sen seher yelisin, gidersin gelmezsin

    2Gelsen de bana kalıcı olmazsın

    3Seni uçuranlar muradına ermesin

    4Seni gölünden kim uçurdu, sunam

    Seher yeli ne gelen ne duran olduğu için haberci sayılır; sevgili ona benzetilince kalıcılık baştan elden çıkar. “Seni uçuranlar murad almasın” bedduası ayrılığın failini arar: kuş kendi kanadıyla değil, birilerinin elinden uçmuştur.

  5. 5

    Pir Sultan Abdal der cemâlin güzel

    Aradım bulmadım bir haber yazar

    Şimdi senin ismin cenneti gezer

    Kalma bizim için yolundan

    1Pir Sultan Abdal der: yüzün güzel

    2Aradım, haber yazacak birini bulamadım

    3Şimdi senin adın cenneti dolaşıyor

    4Bizim için yolundan kalma, sunam

    Mahlas bendinde arayış sonuçsuz kalır: haber yazacak kimse bulunmaz. İsmin cenneti gezmesi ada bağımsız bir varlık verir — kişi uzaktadır, adı dolaşımdadır. Son dize beddua değil rica biçiminde kapanır: bizim yüzümüzden yolundan kalma.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 144585 numaralı sürüm esas alındı; metin Sadettin Nüzhet Ergun'un “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri” antolojisinin Pir Sultan Abdal bölümünden geliyor. Kaynakta üçüncü ile dördüncü bendin arasındaki boş satır düşmüş; yirmi dize kafiye düzenine göre dörder dizelik beş bende ayrıldı. Mahlas bendinde ilk dize “güzel” ile bitip yazar/gezer kafiyesine katılmıyor, korundu. “Tîğ-i gamzelerin müşgbû kokmaz” dizesi yazıldığı hâliyle on hece (“müşg-i bû” okunuşuyla on bire çıkar); kaynağın bitişik dizgisi değiştirilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirŞecaatin varsa kalbinde saklaPir Sultan Abdal · Nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

sunam

sunam: boynu uzun yaban ördeği; güzele seslenme

seyrân

seyretme, gezip bakma

tîğ

kılıç

gamze

süzgün bakış, yan bakış

müşgbû

misk kokulu

kemhâ

altın telli ağır ipek kumaş

zünnar

Hristiyan rahiplerin bele bağladığı kuşak

bergüzar

hatıra olarak verilen şey, andaç