Şecaatin varsa kalbinde sakla
Beş dörtlüğün her biri aynı nakaratla kapanır ve öğüt tek bir yerde toplanır: büyüklenmeme. Şair yiğitliği, hüneri, hatta iyiliği gizlemeyi salık verir; gururu ise kahramanı deviren şey olarak gösterir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Şecaatin varsa kalbinde sakla
Nasîhatim dinle sakın gururdan
Bir işin önünden sonunu yokla
Nasihatim dinle sakın gururdan
1Yiğitliğin varsa onu içinde tut
2Öğüdümü dinle, gururdan sakın
3Bir işe girişmeden önce sonunu ölç
4Öğüdümü dinle, gururdan sakın
- 2
Hünerim var ise yerini
Bir söz söyleyicek kalbinde pişir
bir Mevlâ’ya yaraşır
Nasihatim dinle sakın gururdan
1Hünerin varsa onu yerli yerine koy
2Bir söz söyleyeceksen içinde pişir
3Büyüklenmek yalnız Mevlâ'ya yakışır
4Öğüdümü dinle, gururdan sakın
Kaynakta “hünerim” birinci tekil kişiyle dizilmiş, oysa cümle karşısındakine seslenir; halk şiirinde sık görülen bu kişi kayması korundu. Sözü kalpte pişirmek konuşmayı bir mutfak işine benzetir. Üçüncü dize öğüdün ilâhiyatını verir: büyüklük Tanrı'ya ait bir sıfattır, kul ödünç alamaz.
- 3
Hatırın yıkarlar hatır yıkınca
Göz yaşı yenilmez taşup akınca
El elden üstündür arşa erince
Nasihatim dinle sakın gururdan
1Sen gönül yıkarsan senin gönlünü de yıkarlar
2Gözyaşı bir taşıp aktı mı yenilmez
3El elden üstündür, ta arşa varınca
4Öğüdümü dinle, gururdan sakın
Dörtlük üç ayrı atasözünü art arda dizer ve hepsi aynı yasayı söyler: yaptığın sana döner. “Hatır yıkmak” kırmak demektir; ilk dize fiili özneyle nesne arasında iki kez çevirerek karşılıklılığı dilin kendisine yaptırır. Gözyaşı ise geri alınamayan, bir kez taştı mı durdurulamayan tanıktır.
- 4
Oku asılanın yayı
Gazîler kılıcı arşa asılur
Gurûr ile kahramanlar basılur
Nasîhatim dinle sakın gururdan
1Oku boşta asılı kalanın yayı bükülür
2Gazilerin kılıcı arşa asılır
3Kahramanlar gururları yüzünden basılır
4Öğüdümü dinle, gururdan sakın
Kafiye zinciri neredeyse tek kelimeyle kurulmuş: yasılur–asılur–basılur. “Asılmak” iki dizede iki ayrı yöne çekilir — ilkinde işe yaramaz durup çürümek, ikincisinde göğe onurla asılmak. Son dize askerî sözlüğü ahlâka çevirir: baskını yiyen düşmandan çok kendi gururudur.
- 5
Pir Sultan'ım ulular izini izle
Kemliği terk edüb eyliği gizle
Hasmın karıncaysa gözle
Nasihatim dinle sakın gururdan
1Pir Sultan'ım, ulu kişilerin izinden yürü
2Kötülüğü bırak, iyiliğini de gizle
3Düşmanın karınca bile olsa onu mert say
4Öğüdümü dinle, gururdan sakın
Mahlas dizesi on iki hecedir; ölçünün taşması sözlü söyleyişte olağandır. Öğüt burada beklenmedik bir yere varır: kötülüğü bırakmak yetmez, iyiliği de gizlemek gerekir — çünkü gösterilen iyilik gururun kılık değiştirmiş hâlidir. Son buyruk küçük düşmanı hafife almamayı ister.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144585 numaralı sürüm (Sadettin Nüzhet Ergun, Bektaşî Şairleri ve Nefesleri) esas alındı. Nakarat kaynakta iki imlâyla dizilmiş — birinci ve dördüncü dörtlükte “Nasîhatim”, ötekilerde “Nasihatim”; ikisi de olduğu gibi bırakıldı. Mahlas dizesi on iki hecedir, ölçü taşması düzeltilmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Açılış dörtlüğü nakaratı iki kez kullanıyor: uyarı hem ikinci hem dördüncü dizede duruyor, böylece öğüt daha ilk anda kalıba çakılıyor. Şecaati saklamak ilk bakışta tuhaf bir buyruktur; şairin mantığında ilan edilen yiğitlik gurura, gizlenen yiğitlik erdeme dönüşür.