Ayrılık dolusun aldım destime
Yedi dörtlüklük bir veda şiiri. Cem meclisinde elden ele dolaşan dolu, burada ayrılıkla doldurulmuştur; şair yola çıkmadan önce dostlarından himmet, sonunda da dua ister.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ayrılık dolusun aldım destime
Dostlar eylen gidelim bugün
Hasret kaldım yaranıma dostuma
Dostlar eylen gidelim bugün
1Ayrılık dolusunu elime aldım
2Dostlar, himmet edin, bugün gidelim
3Yârenime, dostuma hasret kaldım
4Dostlar, himmet edin, bugün gidelim
- 2
Vücud yaralandı sağlanmak olmaz
ateşlere dağlanmak olmaz
Gönül cüş eyledi eğlenmek olmaz
Dostlar eylen gidelim bugün
1Beden yaralandı, iyileşmek mümkün değil
2Başka ateşlerle dağlanmak olmaz
3Gönül coştu, oyalanmak olmaz
4Dostlar, himmet edin, bugün gidelim
Dağlamak halk hekimliğinde yarayı kızgın demirle kapatmaktır. Dize bu çareyi tümden reddetmiyor, yalnız “sair”, yani başka ateşlerle yapılmasını reddediyor: yarayı açan ateşten başkası iyileştiremez. Üçüncü dizedeki “eğlenmek” de bugünkü anlamında değil, oyalanmak, bekleyip durmak anlamındadır.
- 3
Ayrılık firkatı düştü bu cana
Kavuşmak isterim kaşı kemana
Hasretteyim eşe dosta yarana
Dostlar eylen gidelim bugün
1Ayrılık acısı bu cana düştü
2Yay kaşlıya kavuşmak isterim
3Eşe, dosta, yârene hasretim
4Dostlar, himmet edin, bugün gidelim
İlk dize aynı şeyi iki dilde söylüyor: Türkçe ayrılık ile Arapça firkat yan yana. Bu tekrar bir kusur değil, âşık şiirinin ağırlık verme yolu. Dörtlüğün asıl hareketi ise özlemin genişlemesi — önce tek bir sevgili anılır, sonra eş, dost ve yâren eklenerek özlem bütün bir çevreye yayılır.
- 4
Çekerim firkatı yanarım nara
Genç yaşımda çok hal geldi bu sere
Sekiz aydır hasret kaldım o yara
Dostlar eylen gidelim bugün
1Ayrılık acısı çekerim, ateşte yanarım
2Genç yaşımda bu başa çok hâl geldi
3Sekiz aydır o yâre hasret kaldım
4Dostlar, himmet edin, bugün gidelim
Şiirin tek ölçülebilir bilgisi burada: sekiz ay. Kalıplaşmış bir ayrılık diline düşen bu somut sayı, metni bir şablondan çıkarıp belirli bir ayrılığa bağlar. Kafiye nara / sere / yara sesçe tam oturmaz; sözlü gelenekten derlenmiş metinlerde sık görülen bir gevşeklik.
- 5
Eşinden aynlan aşık del'olur
Akar gözlerimin yaşı sel olur
Böyle ayrılana bir gün gel olur
Dostlar eylen gidelim bugün
1Eşinden ayrılan âşık deli olur
2Gözlerimin yaşı akar, sel olur
3Böyle ayrı düşene bir gün “gel” denir
4Dostlar, himmet edin, bugün gidelim
Kafiye del'olur / sel olur / gel olur biçiminde kuruluyor ve ilkindeki kesme ölçüyü on birde tutmak için konmuş. Son dizedeki “gel” bir fiil değil, söylenecek sözün kendisi: bütün dörtlüğün umudu, bir gün bu tek hecenin ağza alınmasına bağlanıyor. Kaynaktaki “aynlan” dizgi bozukluğu olduğu gibi bırakıldı.
- 6
Hasretim pek bu aylarda bu yılda
Nice bir gezeyim şu gurbet elde
Bizi unutmayın duada dilde
Dostlar eylen gidelim bugün
1Bu aylarda, bu yılda özlemim çok
2Daha ne kadar şu gurbet elde gezeyim
3Bizi duanızda, dilinizde unutmayın
4Dostlar, himmet edin, bugün gidelim
Şiir burada muhatabını değiştirir: sevgiliye değil geride kalanlara seslenir. “Nice bir” daha ne kadar demektir ve gurbeti bir süre sorusuna dönüştürür. İstek de küçülür — birinci dörtlükte himmet isteyen ses, artık yalnız anılmayı, dilden düşürülmemeyi istiyor.
- 7
Biçare Pervane gurbette kaldı
Şu aşkın dertleri sinemi deldi
Aylar tamam oldu çileler doldu
Dostlar eylen gidelim bugün.
1Çaresiz Pervane gurbette kaldı
2Şu aşkın dertleri göğsümü deldi
3Aylar doldu, çileler tamamlandı
4Dostlar, himmet edin, bugün gidelim.
Mahlas yine Pervane, yani şairin Sıdkî adını almadan önceki imzası. Son dizedeki “çile” iki anlamı birden taşır: hem çekilen sıkıntı, hem tekkede tamamlanması gereken kırk günlük inziva. “Doldu” fiili ikisine de uyar, bu yüzden dörtlük hem bir yakınma hem bir sürenin bittiğini bildiren rapor gibi okunur.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 145101 numaralı sürüm esas alındı; sayfa kaynak olarak Turkuler.com'u gösteriyor ve “düzenlenmesi gereken sayfalar” kategorisinde duruyor. Beşinci dörtlükteki “aynlan”, “ayrılan”ın taramadan gelen bozuk okunuşudur; düzeltilmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Dolu, cem meclisinde elden ele dolaşan kadehtir ve içilmesi birliğin işaretidir. Burada aynı kadeh ayrılıkla doldurulur; topluluğu kuran jest, topluluktan ayrılmanın jestine dönüşür. Redif de bu yüzden hem bir veda hem bir yardım isteğidir: gitmek için önce dostların himmeti gerekir.