Siyah Perçemlerin Hatem Yüzlerin
Sevgilinin yüzü önce bir güzelleme listesi, sonra bir kutsal metin olarak okunur: kaş Bismillah, yüz Beytullah sayılır. Son dörtlükte âşık üç kez reddeder ve yerinden ancak bir fermanla kalkacağını söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Siyah perçemlerin yüzlerin
Garip bülbül gibi zareler beni
Hilal ebruların gözlerin
-i sevda yaralar beni
1Siyah perçemlerin, mühür gibi yüzlerin
2Garip bülbül gibi inletir beni
3Hilal gibi kaşların, ceylan gözlerin
4Sevda kılıcı yaralar beni
- 2
Kaşların Bismillah, vechin
Seni öz nurundan yaratmış Allah
Sevmişem ben seni terketmem Billah
Aşkın hançerile vuralar beni
1Kaşların Bismillah, yüzün Beytullah
2Allah seni kendi nurundan yaratmış
3Ben seni sevmişim, Billahi terk etmem
4Aşkının hançeriyle vursunlar beni
Kafiye Allah adının dört ayrı kullanımından kuruluyor: Bismillah, Beytullah, Allah, Billah. Yüzü kâbeye benzetmek Bektaşî şiirinde sevgilinin yüzünün kıble sayılması geleneğine bağlanır. Üçüncü dizedeki Billah ise yemin sözü; sevgi burada beyan değil, tanık gösterilerek edilen bir ant hâline gelir.
- 3
Elif kametine hayran olduğum
Gece gündüz hayaline yeldiğim
Hep senin içindir boyun eğdiğim
Yoksa zaptedemez buralar beni
1Elif gibi boyuna hayran olduğum
2Gece gündüz hayalinin ardından koştuğum
3Boyun eğmem hep senin içindir
4Yoksa bu yerler beni tutamaz
İki boy karşı karşıya: sevgilinin elif gibi dümdüz kameti ve âşığın eğilen boynu. Aynı organ birinde dikliğin, ötekinde teslimiyetin ölçüsü olur. Son dize aşk şiirini bir yerleşme meselesine çevirir — âşığı bu topraklarda tutan mülk ya da alışkanlık değil, tek bir kişidir.
- 4
Hub cemalin gördüm ahüzar oldum
Aşkına düşeli sevdakar oldum
Kalmadı tahammül oldum
Meğer tabutlara saralar beni
1Güzel yüzünü gördüm, ah edip ağlar oldum
2Aşkına düşeli sevdalı oldum
3Tahammülüm kalmadı, kararsız oldum
4Meğer beni tabutlara saralar
Üç dize üst üste “oldum” ile bitiyor; hepsi de kişinin kendi seçmediği bir hâle geçtiğini bildiren edilgen bir oluş. Görmekle başlayan zincir tahammülün bitmesiyle kapanır. Son dizedeki “meğer” çaresizliği tek bir ihtimale bağlar, aynı kelime son dörtlükte de karşımıza çıkacaktır.
- 5
Sıdkı'yam Billahi, ben terketmezem
Başka güzellere gönül katmazam
Dövsen de kovsan da burdan getmezem
Meğer ferman gelip süreler beni.
1Sıdkı'yım, Billahi ben terk etmem
2Başka güzellere gönül vermem
3Dövsen de kovsan da buradan gitmem
4Meğer bir ferman gelip beni süreler.
Üç olumsuz fiil arka arkaya diretiyor: terk etmem, katmam, gitmem. Çekimlerdeki “-mezem / -mazam” ekleri âşık ağzının doğu koluna ait. Kapanışta direnç tek bir istisnayla delinir ve bu istisna dinî değil idarîdir: sürgün fermanı. Şiir sevgiliden değil devletten korkarak biter.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 153040 numaralı sürüm esas alındı; sayfa kaynak olarak Turkuler.com'u gösteriyor. Birinci dörtlüğün son dizesi (“Tiğ-i sevda yaralar beni”) sekiz hece; şiirin öbür yirmi dizesi on birer hece, yani kaynakta bir kelime düşmüş görünüyor. Dize tam basıldığı için metne olduğu gibi alındı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Siyah saçların da hatem yüzlerinSıdkı Baba · Halk şiiri→
Dörtlük iki tarif dizesiyle iki fiil dizesini dönüşümlü diziyor: saç ve yüz inletir, kaş ve göz yaralar. Güzellik burada seyredilen değil, uygulanan bir şeydir. Dördüncü dize on bir değil sekiz hece; kaynakta bir kelime düşmüş görünüyor ve ölçü tam bu darbe dizesinde aksıyor.