Siyah Saçların da Hâtem Yüzlerin
Sıdkî Baba, sevgilinin siyah saçını, mühür gibi yüzünü, hilal kaşını ve ceylan gözünü över. Aşk yarası tahammülünü tüketir; ‘hudey’ nakaratı, tabuta sarılmadıkça ve ferman gelmedikçe sevgilinin yanından ayrılmayacak âşığın kararlı yürüyüşünü taşır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Siyah saçların da hatem yüzlerin
Garip bülbül gibi zareyler beni
1Siyah saçların ve mühür gibi yüzün
2Beni garip bülbül gibi inletir.
- 2
Hilal ebrulerın gözlerin
Tığı sevda ile canım yaralar beni
1Hilal kaşların ve ceylan gözlerin
2Sevda kılıcıyla canımı yaralar.
Hilal kaş ve ceylan göz klasik güzellik işaretleridir; fakat ikinci dizede sevda kılıcına dönüşürler. Sevgilinin bakışı bedeni kesen gerçek silah gibi düşünülerek hayranlığın yaralayıcı yanı öne çıkarılır.
- 3
Kaşların bismillah, vechin
Seni öz nurundan yaratmış Allah
1Kaşların besmele, yüzün Beytullah’tır.
2Allah seni kendi nurundan yaratmış.
Kaşın besmeleye, yüzün Kâbe’ye benzetilmesi sevgilinin görünüşüne kutsal bir yön verir. Allah’ın onu kendi nurundan yarattığı sözü, güzelliği sıradan beden özelliği olmaktan çıkarıp ilahi kaynağa bağlar.
- 4
Sevmişem ben seni terketmem billah
Aşkın hançeriyle canım, vursalar beni
1Seni sevdim; vallahi terk etmem.
2Aşk hançeriyle canıma vursalar bile.
Şair sevgilisini terk etmeyeceğine yemin eder; aşk hançeriyle canına vurulması bile bu kararı değiştirmez. Bedensel ölüm ihtimali, bağlılığın sınırı değil onun ne kadar kesin olduğunun kanıtıdır.
- 5
vursalar beni
Dost cemalin gördüm ah-ü zar oldum
1Haydi, haydi, haydi; bana vursalar bile.
2Dost yüzünü gördüm, ağlayıp inleyen biri oldum.
Nakarat darbenin ritmini ‘hudey’ sesleriyle taşırken dost yüzünü görmek âşığı ağlayıp inleyen kişiye çevirir. Görme anı kavuşma sevinci yaratmaz; güzelliğin şiddeti duygusal çözülmeye yol açar.
- 6
Aşkına düşeli sevda kâr oldum
Kalmadı tahmülüm bi karar oldum
1Aşkına düşeli sevda ehli oldum.
2Tahammülüm kalmadı, kararsız oldum.
Aşka düşmek şairi sevda işiyle uğraşan birine dönüştürür; ardından tahammül ve karar gücü tükenir. Bu iki dize aşkı hem yeni bir kimlik hem de benliği dengeden çıkaran sürekli bir hâl olarak gösterir.
- 7
Meğer tabutlara, canım, saralar beni
saralar beni
1Ancak beni tabuta sararlarsa giderim.
2Haydi, haydi, haydi; beni tabuta sararlarsa.
Sevgiliden ayrılmanın tek mümkün yolu tabuta sarılmak, yani ölümdür. Nakarat bu kararı toplu yürüyüş veya türkü ritmiyle tekrarlar; gönüllü ayrılık ihtimalini bütünüyle kapatır.
- 8
Sıtkı'yam billahi terkin etmezem
Gayri güzellere gönül katmazam
1Sıdkî’yim; vallahi seni bırakmam.
2Başka güzellere gönül vermem.
Sıdkî mahlasını söylerken bağlılık yeminini yeniler ve başka güzellere gönül vermeyeceğini açıklar. Mahlas beyti, şiirin genel aşk iddiasını belirli bir kişinin değişmez seçimine dönüştürür.
- 9
Dövseler kovsalar burdan getmezem
Meğer ferman gele canım, süreler beni
1Dövseler, kovsalar buradan gitmem.
2Ancak ferman gelir de beni sürerlerse giderim.
Dövülmek ve kovulmak şairi bulunduğu yerden uzaklaştıramaz; ancak bağlayıcı bir ferman onu sürebilir. Kişisel baskı ile resmî emir arasındaki fark, âşığın direncinin gücünü gösterir.
- 10
süreler beni
1Haydi, haydi, haydi; beni sürerlerse.
Tek kalan nakarat dizesi, önceki ferman ve sürülme ihtimalini yankılayarak şiiri kapatır. ‘Hudey’ sesi hem yol alma buyruğunu hem istemeden götürülüşün ritmini taşır; ayrılık kararı şaire değil dış güce aittir.
Metnin kaynağı
Sıdkı Baba kimliği sabit revizyon yazar alanı ve bağımsız kaynak denetimiyle bağlandı.
Atıf kanıtını aç ↗Türkçe Vikikaynak sabit oldid 166646; 10 birim/19 dize.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Siyah perçemlerin hatem yüzlerinSıdkı Baba · Koşma→
Siyah saç ile mühür gibi yüz renk ve biçim bakımından sevgiliyi belirginleştirir. Bu güzellik âşığı sevindirmek yerine garip bir bülbül gibi inletir; övgü daha ilk birimde ayrılık acısıyla birleşir.