DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Sıdkı Baba/Mahlasım Pervane gezdim bir zaman
Nefes · 19.–20. yüzyıl

Mahlasım Pervane gezdim bir zaman

Şairin mahlasını nasıl değiştirdiğini kendi ağzından anlattığı nefes. Ad değişimi bir biyografi ayrıntısı olarak değil, gözün açılması ve kalbin yeniden kurulmasıyla birlikte anılan bir dönüm noktası olarak sunulur.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Mahlasım Pervane gezdim bir zaman

    Sıdki mahlasını verdi bir üstad

    Yedullah suresi okundu ilan

    Hamdülillah beni eyledi irşad

    1Bir zaman mahlasım Pervane olarak gezdim

    2Bir üstat bana Sıdkî mahlasını verdi

    3Yedullah sûresi açıkça okundu

    4Hamdolsun, beni irşat etti

    Bu dörtlük şairin künyesinin belgesi sayılabilir: kaynaklar da onun şiire Pervane mahlasıyla başladığını, Sıdkî adını mürşidinden aldığını yazar. Üçüncü dizedeki “Yedullah sûresi” diye bir sûre yoktur; ifade, Fetih sûresinin “Allah'ın eli onların ellerinin üstündedir” âyetine, yani biat sahnesine işaret eder.

  2. 2

    perdeleri kalktı gözümden

    Türlü hikmet oldu özümden

    Kerem buldum kadd-i serfirazımdan

    Anın içün böyle olmuşum

    1Gözümden perdeler kalktı

    2Özümden türlü hikmet açığa çıktı

    3Baş yücelten boyumdan kerem gördüm

    4Onun için böyle gönlü şen olmuşum

    Kafiye üç kez ayrılma hâliyle kuruluyor: gözümden, özümden, serfirazımdan. Her şey dışarıdan değil içeriden geliyor — hikmet öğretilmiyor, özden çıkıyor. Üçüncü dizede iyelik eki kimin boyunu kastettiğini belirsiz bırakır; şairin kendi kameti de, karşısındaki yüce kamet de okunabilir.

  3. 3

    Erişti feyz-i Hak eseri cana

    Açtım gözlerimi baktım cihana

    Çok şükür kul oldum azim sultana

    Harabe kalbimi eyledi

    1Hakk'ın feyzinin eseri cana erişti

    2Gözlerimi açtım, cihana baktım

    3Çok şükür, ulu bir sultana kul oldum

    4Yıkık kalbimi yeniden bina etti

    İkinci dize doğum anını andırır: göz açmak, sonra dünyaya bakmak. Dörtlük bu yüzden bir intisabı değil bir yeniden doğuşu anlatır. Son dizedeki harabe–bünyad karşıtlığı da aynı fikri mimarîye çevirir; kalp önce yıkık bir yapı sayılır, mürşidin işi onu onarmak değil baştan kurmaktır.

  4. 4

    Erenler şahından dersimi aldım

    Doksan bin kelamın künhünü buldum

    Aslı bir noktadır zatını bildim

    Her, cana söylenmez iş bu

    1Erenlerin şahından dersimi aldım

    2Doksan bin kelamın özünü buldum

    3Aslı bir noktadır, zatını bildim

    4Bu kabiliyet her cana söylenmez

    Doksan bin kelam, Alevî-Bektaşî söyleyişinde sözün tamamını anlatan bir çokluk kalıbıdır; dörtlük bu sonsuz sayıyı tek bir noktaya indirir. Kapanış ise bilgiyi kapatır: söylenen şey herkese söylenmez. Kaynaktaki virgül “Her” ile “cana”yı ayırdığı için dize ilk okuyuşta tökezler, olduğu gibi korundu.

  5. 5

    Sıdkî sadık bu mahlası bulalı

    Kalmadı gönülde dünya melali

    Mabudum, maksudum nüri Cemali

    O bana Şirin'dir, ben ona Ferhad.

    1Sıdkî, bu sadık mahlası bulalı

    2Gönülde dünya kederi kalmadı

    3Mabudum, maksudum onun Nur-i Cemal'idir

    4O bana Şirin'dir, ben ona Ferhat.

    “Sıdkî sadık” dizesi mahlası kendi kökeniyle yan yana koyar: ikisi de Arapça sıdk, yani doğruluk kökünden gelir, böylece ad şiirin içinde açıklanmış olur. Son dize ise tasavvufî sözlüğü bırakıp halk hikâyesine geçer; kavuşamamış çift, kavuşmayı anlatan bir şiirin kapanışına konur.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 141908 numaralı sürüm esas alındı; sayfa kaynak olarak Turkuler.com'u gösteriyor. Dördüncü dörtlükteki “Her, cana söylenmez iş bu istidad” dizesinde kaynağın koyduğu virgül anlamı bölüyor; düzeltilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirSiyah Perçemlerin Hatem Yüzlerin
Siyah perçemlerin hatem yüzlerin
Sıdkı Baba · Koşma

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

mahlas

şairin şiirlerinde kullandığı takma ad

hicab

perde, örtü; utanma

zahir

görünen, açığa çıkan

dilşad

gönlü şen, sevinçli

bünyad

yapı, temel; bina etme

künh

bir şeyin özü, aslı

istidad

yetenek, kabiliyet

maksud

istenen, amaçlanan şey