Dîde zahm-ı gamzeden pür-hûndur
Kanlı gözden ney ve çenge uzanan beş beyit, sevgilinin bakışını kanun koyucu güç yapar; alışverişle biten makta, gözyaşı sermayesinin vuslatı satın alamadığını söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Dîde zahm-ı gamzeden pür-hûndur
Yaşı anuñçün anuñ gül-gûndur
1Göz, gamzenin yarasından kanla doludur;
2Bu yüzden onun yaşı gül rengindedir.
- 2
Bezm-i gamda oluban
Kaddümi çeng eylemek kânundur
1Gam meclisinde neye yoldaş olup
2Boyumu çenge çevirmek kanundur.
Neyin iniltisine eşlik eden âşığın eğilmiş bedeni çenge benzer; gam meclisi hem ses hem biçim üretir. Kânun kelimesi ‘kural’ anlamıyla bu dönüşümü kaçınılmaz sayarken musikî çevresindeki çağrışımı meclisin çalgı düzenini tamamlar.
- 3
Dil nice rüsvâ vü şeydâ olmasun
Gözlerüñ fettânına meftûndur
1Gönül nasıl rezil ve çılgın olmasın?
2Gözlerinin fettanlığına vurulmuştur.
Gönlün rüsvâ ve şeydâ olması bir irade zayıflığı değil, sevgilinin fettan gözlerine meftun oluşunun sonucudur. Soru biçimi bu hâli savunur: böylesine aldatan ve ayartan bir bakış karşısında aklı korumak zaten mümkün değildir.
- 4
Hüsrevâ bu hadd-i gül-gûnuñ görüp
Saña Ferhâd olmayan mecnûndur
1Ey hükümdar, bu gül renkli yanağını görüp
2Sana Ferhad olmayan kişi delidir.
Gül-gûn yanak karşısında Ferhad olmamak delilik sayılarak alışılmış ölçü tersine çevrilir. Normal dünyada dağ delen Ferhad mecnundur; aşk düzeninde ise böyle bir bağlılığı göstermeyen kişi akıldan yoksun kabul edilir.
- 5
Gözyaşın harcandı vasluñ almadı
‘Avnî bu bâzârda mağbûndur
1Avnî gözyaşını harcadı, fakat kavuşmanı alamadı;
2Bu pazarda zarara uğramıştır.
Makta, gözyaşını harcanabilir nakit ve vuslatı pazardaki mal gibi düşünür. Avnî bütün sermayesini döktüğü hâlde kavuşmayı satın alamaz; mağbûn sözü yalnız hüzün değil, karşılığını alamamış bir alışverişin hesaplanabilir zararını bildirir.
Metnin kaynağı
Cevâhirü’l-Mülûk kaydı şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî beyitleri ve sınırlar bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-025, PDF 48–49, basılı 44-45; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî mısraı aktarıldı, Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Gözün kanla dolması doğrudan gamzenin açtığı yaraya bağlanır; yaşın gül rengi olması estetik bir süs değil kanamanın sonucudur. Böylece sevgilinin bakışı görünmez bir silah, gözyaşı da yarayı açığa vuran kırmızı delil olur.