DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Avnî (Fatih Sultan Mehmed)/Dîde zahm-ı gamzeden pür-hûndur
Gazel · 15. yüzyıl

Dîde zahm-ı gamzeden pür-hûndur

Kanlı gözden ney ve çenge uzanan beş beyit, sevgilinin bakışını kanun koyucu güç yapar; alışverişle biten makta, gözyaşı sermayesinin vuslatı satın alamadığını söyler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Dîde zahm-ı gamzeden pür-hûndur

    Yaşı anuñçün anuñ gül-gûndur

    1Göz, gamzenin yarasından kanla doludur;

    2Bu yüzden onun yaşı gül rengindedir.

    Gözün kanla dolması doğrudan gamzenin açtığı yaraya bağlanır; yaşın gül rengi olması estetik bir süs değil kanamanın sonucudur. Böylece sevgilinin bakışı görünmez bir silah, gözyaşı da yarayı açığa vuran kırmızı delil olur.

  2. 2

    Bezm-i gamda oluban

    Kaddümi çeng eylemek kânundur

    1Gam meclisinde neye yoldaş olup

    2Boyumu çenge çevirmek kanundur.

    Neyin iniltisine eşlik eden âşığın eğilmiş bedeni çenge benzer; gam meclisi hem ses hem biçim üretir. Kânun kelimesi ‘kural’ anlamıyla bu dönüşümü kaçınılmaz sayarken musikî çevresindeki çağrışımı meclisin çalgı düzenini tamamlar.

  3. 3

    Dil nice rüsvâ vü şeydâ olmasun

    Gözlerüñ fettânına meftûndur

    1Gönül nasıl rezil ve çılgın olmasın?

    2Gözlerinin fettanlığına vurulmuştur.

    Gönlün rüsvâ ve şeydâ olması bir irade zayıflığı değil, sevgilinin fettan gözlerine meftun oluşunun sonucudur. Soru biçimi bu hâli savunur: böylesine aldatan ve ayartan bir bakış karşısında aklı korumak zaten mümkün değildir.

  4. 4

    Hüsrevâ bu hadd-i gül-gûnuñ görüp

    Saña Ferhâd olmayan mecnûndur

    1Ey hükümdar, bu gül renkli yanağını görüp

    2Sana Ferhad olmayan kişi delidir.

    Gül-gûn yanak karşısında Ferhad olmamak delilik sayılarak alışılmış ölçü tersine çevrilir. Normal dünyada dağ delen Ferhad mecnundur; aşk düzeninde ise böyle bir bağlılığı göstermeyen kişi akıldan yoksun kabul edilir.

  5. 5

    Gözyaşın harcandı vasluñ almadı

    ‘Avnî bu bâzârda mağbûndur

    1Avnî gözyaşını harcadı, fakat kavuşmanı alamadı;

    2Bu pazarda zarara uğramıştır.

    Makta, gözyaşını harcanabilir nakit ve vuslatı pazardaki mal gibi düşünür. Avnî bütün sermayesini döktüğü hâlde kavuşmayı satın alamaz; mağbûn sözü yalnız hüzün değil, karşılığını alamamış bir alışverişin hesaplanabilir zararını bildirir.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Cevâhirü’l-Mülûk kaydı şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî beyitleri ve sınırlar bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.

Atıf kanıtını aç ↗

Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-025, PDF 48–49, basılı 44-45; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî mısraı aktarıldı, Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirDili bülbül kılupdur ‘ârızuñ üstindeki güllerAvnî (Fatih Sultan Mehmed) · Gazel

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

pür-hûn

Kanla dolu; gamze yarasından sonraki göz.

gül-gûn

Gül renginde, kırmızı.

bezm-i gam

Gam meclisi; ney ve çengin inlediği hayalî toplantı.

nâya hem-dem

Neye yoldaş; onun iniltisine sesiyle katılan.

fettân

Aldatıcı ve baştan çıkarıcı.

meftûn

Büyülenmiş, tutkuyla bağlanmış.

mağbûn

Alışverişte karşılığını alamayıp zarara uğrayan.