DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Avnî (Fatih Sultan Mehmed)/Gamzeler tîrini doldurmış kaşı kurbânına
Gazel · 15. yüzyıl

Gamzeler tîrini doldurmış kaşı kurbânına

Kaş yayını gamze oklarıyla dolduran gazel, gönlün kanlı hedef olma arzusunu ve vuslat pazarındaki bedel tanımazlığı anlatır; dudak hem dinine göre işler hem Kevser’den üstün hekim olur.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Gamzeler tîrini doldurmış kaşı kurbânına

    Dil nişân olmak diler beñzer susadı kanına

    1Kaşı, kurbanı için gamze oklarını doldurmuş;

    2Gönül hedef olmak ister, belli ki onun kanına susamış.

    Kaş bir yay, gamzeler de kurban için hazırlanmış oklar olur. Gönül bu saldırıdan kaçmak yerine nişan olmayı ister; ‘kanına susamak’ deyimi, hem sevgilinin öldürücülüğünü hem gönlün kendi kanını sunma arzusunu taşır.

  2. 2

    Kıymet olmaz dilberüñ gerçi metâ‘-ı vaslına

    Dil olur anuñ bakmayup hicrânına

    1Sevgilinin kavuşma malına gerçi paha biçilemez;

    2Gönül ayrılığına bakmadan onun müşterisi olur.

    Vuslat bir pazar malı gibi düşünülür, fakat ona değer biçecek hiçbir ölçü yoktur. Gönül ağır hicran bedelini görmezden gelerek yine alıcı olur; alışveriş dili aşkın ekonomik bakımdan akılsız ama gönüllü seçimini açıklar.

  3. 3

    İşlesün kâfir gözüñ ne sığar ise dînine

    Eylesün şîrîn lebüñ ne lâyık ise şânına

    1Kâfir gözün dinine ne sığarsa onu işlesin;

    2Tatlı dudağın şanına ne yakışırsa onu yapsın.

    Göz ‘kâfir’ sıfatıyla kendi dininin izin verdiği her eziyeti yapmakta serbest bırakılır; tatlı dudak da şanına uygun davranacaktır. Emirler sevgilinin iki unsuruna ayrı ahlâk alanları tanır, âşık hüküm koyma yetkisinden vazgeçer.

  4. 4

    Âb-ı Kevserle hayât âbına kalmaz ihtiyâc

    İrse ger lâ‘lüñ tabîbi haste-dil dermânına

    1Kevser suyuna da hayat suyuna da ihtiyaç kalmaz,

    2Eğer lâl dudağının tabibi hasta gönlün dermanına erişirse.

    Kevser ile âb-ı hayât, ikinci dizedeki tabip–hasta gönül–derman ilişkisi gerçekleşirse gereksizleşir. Görsel yüzey lâ‘lüñ tabîbi tamlamasını verir; bu yüzden dudak doğrudan tabip ilan edilmez, tabip lâl dudağa bağlı bir unsur olarak ihtiyatla korunur. Şifanın hangi bağla ulaştığı tek tanıkla daha ileri kesinleştirilmez.

  5. 5

    Şöyle tenhâdur bu içre kim

    vü gamdur gelen her gice ‘Avnî yanına

    1Bu ayrılık sıkıntısı evinde öylesine yalnızdır ki,

    2Her gece Avnî’nin yanına gelen yalnız keder ve gamdır.

    Ayrılık evi kalabalıktan bütünüyle boşalmıştır; Avnî’ye her gece gelenler yalnız gussa ve gamdır. Duygular misafir gibi kişileştirilirken düzenli gece ziyareti yalnızlığın geçici değil, tekrar eden bir ikamet olduğunu gösterir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Cevâhirü’l-Mülûk şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî gövdesi ve komşu kayıt sınırları bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.

Atıf kanıtını aç ↗

Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-066, PDF 77–78, basılı 73-74; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî dizesi aktarıldı, Ali Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. U4 okuma notu: görsel lâ‘lüñ tabîbi ... haste-dil dermânına yüzeyini verir; tamlamadaki ilişki tek tanıkla genişletilmeden literal tutulmuş, lâl dudak doğrudan tabip ilan edilmemiştir. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGöñül gamını niçe safha-i beyâna yazamAvnî (Fatih Sultan Mehmed) · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

kaşı kurbânı

Kaş yayının hedefi ve kurbanı olan âşık.

gamzeler tîri

Yan bakışların okları.

metâ‘-ı vasl

Kavuşma pazarının paha biçilmez malı.

harîdâr

Satın almaya istekli müşteri; burada gönül.

Âb-ı Kevser

Cennette bulunduğuna inanılan Kevser suyu.

hayât âbı

Ölümsüzlük verdiğine inanılan hayat suyu.

mihnet-hâne-i hecr

Ayrılığın sıkıntı evi.

gussa

İç sıkıntısı ve keder.