Azl olur mu hiç me’mur mihverinden çıkmadan
Gazel, mihverinden ayrılmayan görevli ve değerini koruyan altın sikke üzerinden bağlılık ile sahiciliği tartışır. Şair sözünü tam ayarlı para sayar ve gördüğü cömertliği hafızasında koruyacağını bildirir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Azl olur mu hiç me’mur mihverinden çıkmadan
olur mu bir gedâ şeh kişverinden çıkmadan
Matla’-ı sevdâ-yı gamdan gün gibi biz çıkmışız
Şems-i şeydâ-yı şecâat hâverinden çıkmadan
Lâle bâ olduk dimâğ-ı zümre-i irfâna biz
Şol zaman kim kışr-ı anber ahberinden çıkmadan
Yâ niçün kılmaz olan sözüm
Kalp olur mu zîverinden çıkmadan
Sen kerimden gördüğün ihsân-ı bigâyattan
Eylemez Fahrî’in ferâmûş ezberinden çıkmadan
1Bir görevli, bağlı olduğu eksenden çıkmadan görevden alınır mı?
2Bir yoksul, padişahın ülkesinden çıkmadan sürgün edilmiş olur mu?
3Biz gam sevdasının doğduğu yerden güneş gibi çıkmışız.
4Yiğitliğin çılgın güneşi doğu ufkundan çıkmadan önce çıkmışız.
5Biz, irfan topluluğunun zihninde “lâle-bâ” olduk;
6henüz “kışr-ı anber ahberi”nden çıkmadan.
7Tam ayarlı sözüm neden elden ele dolaşmasın?
8Altın sikke süsünden çıkmadan sahte paraya döner mi?
9Senin cömert kişiden gördüğün ölçüsüz ihsanları,
10Fahrî, ezberinden çıkarmadan unutmaz.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Fahrî (Ayaşlı) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk iki beyitte idarî sürgün ve görevden alınma dili, sonraki beyitlerde güneş, kapalı iki tamlama ve sikke imgesine dönüşür. “Lâle-bâ” ile “kışr-ı anber ahberi” basılı tanıkta güvenle çözülemediği için lale kadehi veya amber toprağı gibi kanıtsız nesnelere çevrilmez; “tam ayar” ile “kalp para” karşıtlığı ise şiirin değer iddiasını açıkça taşır.