Bâkî vü Nefî vü Nâbî vü Necâtî vü Fehîm
Şiir, Bâkî’den Nedîm’e klasik üstatları söz üsluplarının kılavuzları olarak anar; ardından yalnız vezin ve kafiyeyi tutturan taklitçi şairleri eleştirir. Gerçek hünerin ilahî tecelliyle kara taşı cevhere çevirdiğini söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bâkî vü Nefî vü Nâbî vü Necâtî vü Fehîm
Sâbit ü Râgıb u Sâmî vü Fuzûlî vü Nedîm
-ı esâlîb-i sühan bunlardır
Birinin mesleğine peyrev olur tab-ı selîm
Çîre-destân-ı hünerden nice mâhir dahi var
Silk-i telîfine olur her sühanı dürr-i nazîm
Maddesi müteşâirdir eder cem-i hurûf
Edip evzân u kavâfiye muvâfık tersîm
Kimisi u kimi hâb-ı hayâl
Kiminin sebki rakîk u kiminin lafzı sakîm
Nev-i insânda hayâl dahi lâ-yuhsâdır
Sûret olsa dahi kâbil-i vech-i talîm
Nice seng-i siyehi pür-güher etmiş Hikmet
Ezelî terbiyet-i mihr-i tecellî-i Kerîm
1Bâkî, Nefî, Nâbî, Necâtî ve Fehîm;
2Sâbit, Râgıb, Sâmî, Fuzûlî ve Nedîm…
3Söz üsluplarının yol göstericileri bunlardır.
4Sağlam yaratılış bunlardan birinin yolunu izler.
5Hüner ustaları arasında daha nice mahir kişi vardır.
6Her sözü, telif ipliğine dizilmiş düzenli inci olur.
7Taklitçi şairin malzemesi harfleri toplamaktır.
8Onları vezin ve kafiyeye uygun biçimde çizer.
9Kimi mazmun hırsızı, kimi hayal uykusundadır.
10Kiminin üslubu gevşek, kiminin sözü bozuktur.
11İnsan türünde hayal de sayılamayacak kadar çoktur.
12Bir biçime girse bile öğretilecek bir yüze elvermez.
13Ey Hikmet, nice kara taşı mücevherle doldurmuştur
14Kerem sahibi tecelli güneşinin ezelî terbiyesi.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Şeyhülislâm Ârif Hikmet Bey adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk iki beyit bir şiir geleneği haritasıdır; devamında hüner ile mekanik nazmetme arasındaki ayrım açılır. Mazmun hırsızlığı, uykulu hayal, gevşek üslup ve bozuk söz eleştirilirken hayalin sınırsızlığı da teslim edilir. Mahlas beyti yaratıcı terbiyeyi öne çıkarır.